Boşanma Davası Nasıl Açılır? Süreç, Şartlar ve Belgeler
Boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yerindeki ya da son altı aydır birlikte oturdukları yerdeki Aile Mahkemesine bir dava dilekçesi sunularak açılır (TMK m. 168). Eşler boşanmanın bütün sonuçlarında (nafaka, velayet, mal paylaşımı, tazminat) anlaşmışsa anlaşmalı boşanma, anlaşamamışsa çekişmeli boşanma yolu izlenir. Bu rehberde davanın nasıl açıldığını, hangi belgelerin gerektiğini, ne kadar sürdüğünü ve masrafını, nafaka ile mal paylaşımının nasıl çözüldüğünü; ayrıca 2026'da süresiz yoksulluk nafakasına ilişkin değişen hukuku adım adım açıklıyoruz.
Boşanma Davası Nasıl Açılır? Kısa Cevap
Boşanma davası, görevli ve yetkili Aile Mahkemesine yazılı bir dava dilekçesi verilerek açılır. Dilekçede tarafların kimlik bilgileri, evlilik bilgisi, boşanma sebebi (hukuki dayanak) ve talepler (boşanma, varsa nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı) gösterilir; harç ve gider avansı yatırılır.
Boşanma davaları, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluşu Hakkında Kanun uyarınca kurulan Aile Mahkemelerinde görülür. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara Asliye Hukuk Mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Yargılama usulü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (HMK) tabidir.
İki temel yol vardır: eşler boşanmada ve tüm sonuçlarında anlaşmışsa anlaşmalı boşanma (TMK m. 166/3), anlaşamıyorlarsa çekişmeli boşanma. Hangisinin size uygun olduğu, en başta dava stratejinizi belirler.
Davanın doğru kurgulanması ileride telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Sürecin başında bir boşanma avukatından destek almak, hak kaybı yaşamamak adına önemlidir.
Boşanma Davası Hangi Mahkemede ve Nerede Açılır?
Boşanma davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise TMK m. 168'de açıkça belirtilmiştir: dava, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde ya da eşlerin son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir.
Bu, davacıya seçim hakkı tanır. Örneğin İstanbul'da yaşayan bir eş, davayı kendi yerleşim yerinde açabileceği gibi, eşinin yerleşim yerinde de açabilir. Pratikte birçok kişi kolaylık açısından kendi yerleşim yerini tercih eder.
Yerleşim yeri ne anlama gelir?
Yerleşim yeri (ikametgah), TMK m. 19 uyarınca bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Nüfusta kayıtlı adres çoğu zaman yerleşim yeriyle örtüşür; ancak fiilen başka bir yerde sürekli oturuyorsanız, gerçek yerleşim yeriniz dikkate alınır.
Boşanma Sebepleri: Hangi Gerekçeyle Dava Açılır?
Türk hukukunda boşanma sebepleri ikiye ayrılır: özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebebi (evlilik birliğinin temelinden sarsılması).
Özel boşanma sebepleri
Bunlar belirli olaylara dayanır ve çoğu zaman kusur esasına oturur:
- Zina (aldatma) — TMK m. 161;
- Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış — TMK m. 162;
- Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme — TMK m. 163;
- Terk (en az altı ay süreyle ortak konutu haklı sebep olmadan terk etme ve ihtara rağmen dönmeme) — TMK m. 164;
- Akıl hastalığı (ortak hayatı çekilmez kılan ve iyileşmesi mümkün görülmeyen) — TMK m. 165.
Zina ve hayata kast/pek kötü davranış sebepleri için hak düşürücü süreler vardır: TMK m. 161 ve 162 uyarınca, dava açma hakkı bulunan eş, fiili öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde fiilin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkını yitirir. Bu süreleri kaçırmamak kritiktir.
Genel boşanma sebebi: evlilik birliğinin temelinden sarsılması
Bugün boşanmaların büyük çoğunluğu TMK m. 166'ya, yani evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına (şiddetli geçimsizlik) dayanır. Evlilik, ortak hayatın sürdürülmesi eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Türk hukuku, bazı ülkelerdeki gibi uzun "ayrı yaşama" sürelerini şart koşmaz. Ancak kusur burada da önemini korur: kusur durumu, nafakayı ve TMK m. 174'e dayanan maddi-manevi tazminat taleplerini doğrudan etkiler.
Anlaşmalı Boşanma mı Çekişmeli Boşanma mı?
Anlaşmalı boşanma (TMK m. 166/3)
Eşler hem boşanmada hem de boşanmanın tüm sonuçlarında (velayet, nafaka, mal paylaşımı, tazminat) anlaşmışsa anlaşmalı boşanma yolunu izleyebilir. İki şart aranır:
- Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması;
- Tarafların imzaladığı bir boşanma protokolünün (anlaşma metni) mahkemeye sunulması ve hakimin bunu uygun bulması.
Önemli bir nokta: anlaşmalı boşanmada her iki eşin de duruşmada bizzat hazır bulunması ve hakim önünde iradesini açıklaması gerekir. Hakim, tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmedikçe boşanmaya karar veremez. Bu nedenle anlaşmalı boşanmada yalnızca vekil aracılığıyla duruşmaya katılmak yeterli değildir.
Anlaşmalı boşanma çoğu zaman tek celsede, kısa sürede sonuçlanır. Hakim, protokoldeki düzenlemeleri çocukların ve eşlerin menfaatine aykırı bulursa gerekli değişikliği yapabilir; bu değişiklik taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmedilir.
Çekişmeli boşanma
Eşler boşanmada ya da onun sonuçlarından herhangi birinde (örneğin velayet veya nafaka miktarında) anlaşamıyorsa dava çekişmeli yürür. Davacı eş, dayandığı boşanma sebebini delillerle ispat etmek zorundadır: belgeler, tanık beyanları ve gerektiğinde bilirkişi raporları. Çekişmeli davalar birden çok duruşma içerir ve mahkemenin iş yüküne, uyuşmazlığın karmaşıklığına göre çoğu zaman bir ila üç yıl arasında sürer.
| Özellik | Anlaşmalı | Çekişmeli |
|---|---|---|
| Tipik süre | Genellikle tek celse, haftalar | Yaklaşık 1-3 yıl |
| Duruşma sayısı | Genellikle bir | Birden çok |
| Gereken delil | İmzalı protokol | Belge, tanık, bilirkişi raporu |
| Duruşmada hazır bulunma | Her iki eş bizzat hazır olmalı | Çoğu işlem vekil eliyle yürütülebilir |
| Temel ön şart | En az 1 yıllık evlilik | Bir boşanma sebebinin ispatı |
Boşanma Davası Adım Adım Nasıl İlerler?
Sürecin sırasını bilmek; duruşma planı, belge hazırlığı ve zaman yönetimi açısından işinizi kolaylaştırır. Çekişmeli bir dava genel olarak şu aşamalardan geçer:
- Dava dilekçesinin verilmesi: Görevli ve yetkili Aile Mahkemesine, boşanma sebebini ve taleplerinizi (velayet, nafaka, tazminat, mal paylaşımı) içeren dilekçe sunulur, harç ve gider avansı yatırılır.
- Tebligat ve cevap: Dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir; davalı, HMK uyarınca iki hafta içinde cevap dilekçesi verebilir (bu süre bir defaya mahsus, talep üzerine bir ay uzatılabilir).
- Dilekçeler aşaması: Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle taraflar iddia ve savunmalarını tamamlar.
- Ön inceleme: Mahkeme uyuşmazlık konularını belirler; tedbir nafakası, geçici velayet ve kişisel ilişki gibi geçici hukuki koruma kararları verebilir.
- Tahkikat (delil aşaması): Belgeler incelenir, tanıklar dinlenir, gerektiğinde bilirkişi (örneğin mal rejiminde değer tespiti veya velayette pedagog raporu) görevlendirilir.
- Karar: Mahkeme boşanmaya karar verir veya davayı reddeder; nafaka, velayet, tazminat gibi sonuçlar hükme bağlanır.
- Kanun yolu (istinaf/temyiz): Taraflar karara karşı başvurabilir.
- Kesinleşme: Karar kesinleştiğinde nüfusa tescil edilir ve boşanma resmen hüküm doğurur.
Gerekli belgeler (kontrol listesi)
- Nüfus kayıt örneği (evlilik durumunu gösterir);
- Kimlik / nüfus cüzdanı;
- Varsa mal rejimi sözleşmesi veya tapu, banka, araç gibi malvarlığı belgeleri;
- Anlaşmalı boşanmada imzalı boşanma protokolü;
- Avukatla temsil edileceksek vekaletname (boşanma davaları için özel yetkili vekaletname gerekir);
- Tanık listesi ve dayanılan diğer deliller (mesaj kayıtları, raporlar, faturalar vb.).
Velayet, İştirak Nafakası ve Çocukla Kişisel İlişki
Velayet
Çocukların velayeti, tamamen çocuğun üstün yararı ilkesine göre belirlenir (TMK). Mahkeme; çocuğun yaşı, ana-babayla bağı, eğitimi, alışkanlıkları ve gelişimi gibi etkenleri dikkate alır. Uygulamada çok küçük çocukların bakım ihtiyacı gözetilir; ancak her dosya kendi koşullarında değerlendirilir ve tek başına hiçbir kalıp belirleyici değildir.
Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn için mahkeme, çocukla kişisel ilişki (görüş günleri, yarıyıl ve yaz tatili düzeni) tesis eder. Ayrıca bu ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak üzere iştirak nafakası öder.
Boşanmada gündeme gelen mali talepler
Türk hukukuna göre boşanmada başlıca şu mali talepler doğar:
- Tedbir nafakası: Dava süresince, geçici hukuki koruma olarak eş ve/veya çocuk lehine hükmedilir; karar kesinleşinceye kadar devam eder.
- İştirak nafakası: Boşanmadan sonra çocuğun giderlerine katılmak için, velayeti almayan ebeveyn tarafından ödenir (TMK m. 182, 327 vd.).
- Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan, kusuru daha ağır olmayan eş lehine hükmedilir (TMK m. 175) — 2026'daki önemli değişiklik için bir sonraki bölüme bakın.
- Maddi ve manevi tazminat: TMK m. 174. Bu talep kendiliğinden kabul edilmez: talep eden eşin kusursuz veya daha az kusurlu olması ve karşı tarafın kusurlu bulunması gerekir. 174/1 maddi zararı, 174/2 ise manevi zararı (kişilik hakkı ihlali) kapsar.
Nafaka ve velayet konularında ayrıntılı destek için boşanma ve aile hukuku avukatımızla görüşebilirsiniz.
2026 Güncellemesi: Süresiz Yoksulluk Nafakası Değişiyor
Yıllardır Türkiye'de yoksulluk nafakasının "ömür boyu" ödendiği yönünde bir algı vardı. Bu tablo artık değişiyor. 4 Haziran 2026 tarihinde Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175/1'de yer alan "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiş; süre sınırı olmayan, açık uçlu yoksulluk nafakasının ödeme yükümlüsünün mülkiyet hakkıyla ölçüsüz biçimde dengesiz olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur.
Bunun pratikte anlamı:
- Yoksulluk nafakası talep etme hakkı ortadan kalkmıyor; değişen şey, nafakanın süresiz olmaktan çıkıp süreyle sınırlı hale gelmesidir.
- Mahkeme, yasama organının yeni bir çerçeve düzenlemesi için iptal hükmünün yürürlüğünü erteledi. Yeni kurallar yürürlüğe girene kadar TMK m. 175 mevcut haliyle uygulanmaya devam eder.
- Değişikliğin mevcut ve derdest (görülmekte olan) nafaka dosyalarına nasıl yansıyacağı, erteleme süresi içinde çıkarılacak kanuna bağlı olacaktır.
Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Mal paylaşımında kritik tarih 1 Ocak 2002'dir. Çünkü bugünkü Türk Medeni Kanunu bu tarihte yürürlüğe girmiş ve yasal mal rejimini değiştirmiştir.
1 Ocak 2002'den itibaren geçerli yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m. 202; ayrıntılı kurallar m. 218-241). Bu rejimde, kural olarak her eş evlilik içinde edinilen malların değerine katılma alacağı bakımından hak sahibi olur; kişisel mallar (evlilikten önce sahip olunanlar, miras veya bağış yoluyla edinilenler, manevi tazminatlar vb.) bu paylaşımın dışındadır.
Önemli nokta: mal rejimi tasfiyesi, boşanma davasından ayrı bir dava olarak da görülebilir ve katılma alacağı, mal rejiminin sona ermesiyle (genelde boşanma davasının açıldığı tarih) hesaplanır.
1 Ocak 2002 öncesi evliliklerde, o tarihe kadar olan dönem için kural olarak eski Kanun'un yasal rejimi olan mal ayrılığı esas alınır; 2002'den sonraki dönem ise edinilmiş mallara katılmaya tabidir. Bu geçiş, uzun süreli evliliklerde kimin neyi alacağını ciddi biçimde değiştirebilir.
Tapu, şirket payı, araç gibi değerli malvarlığı söz konusuysa mal rejimi tasfiyesi teknik bir alandır; gayrimenkul değerlemesi ve şirket payı tespiti çoğu zaman bilirkişi incelemesi gerektirir.
Boşanma Davası Ne Kadar Masraf Tutar?
Boşanmanın masrafı çoğu kişinin en baştan merak ettiği konudur. Türkiye'de mahkeme masrafları, vekalet ücreti hariç tutulduğunda makul düzeydedir. Tipik masraf kalemleri şunlardır:
- Harç ve gider avansı: Her yıl belirlenen resmi tarifeye göre alınan başvurma harcı, peşin harç ve dosya gider avansı (tebligat, müzekkere, bilirkişi gibi giderler için);
- Tanık ve bilirkişi giderleri: Çekişmeli davalarda, özellikle mal rejimi değerlemesi veya pedagog/uzman raporu gerektiğinde;
- Vekaletname masrafı: Avukatla temsil halinde noterde düzenlenen vekaletname ücreti;
- Vekalet ücreti: Avukatınızla aranızdaki ücret; ayrıca davayı kaybeden taraf, karşı taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine de mahkum edilebilir.
En büyük değişken davanın anlaşmalı mı çekişmeli mi olduğudur: tek celsede biten anlaşmalı bir boşanma, yıllarca süren çekişmeli bir davadan çok daha az kalem içerir. Belgelerinizi baştan eksiksiz ve düzenli hazırlamak, hem süreyi hem de masrafı düşük tutmanın en pratik yoludur.
Boşanma Davasında Avukat Zorunlu mu? Vekaletname ile Süreç
Boşanma davasında avukatla temsil zorunlu değildir; tarafları kendisi de davasını takip edebilir. Ancak boşanma; velayet, nafaka, tazminat ve mal rejimi gibi birbirine bağlı pek çok teknik konuyu içerdiğinden, bir avukatla çalışmak hak kayıplarını önlemek açısından önemlidir.
Avukatla temsil halinde, boşanma davaları için özel yetkili vekaletname düzenlenmesi gerekir (Avukatlık Kanunu uyarınca boşanma, vekilin özel yetkisini gerektiren işlerdendir). Vekaletname noterde çıkarılır.
Çekişmeli davalarda avukat, çoğu işlemi (dilekçe verme, delil sunma, duruşmalara katılma) vekaletname ile sizin adınıza yürütebilir; her duruşmada bizzat hazır bulunmanız çoğu zaman gerekmez. Buna karşılık anlaşmalı boşanmada hakim, tarafların iradesini bizzat denetlemek istediği için eşlerin duruşmada şahsen hazır bulunmasını ister; bu durumda yalnızca vekil eliyle boşanmak mümkün olmaz.
Hazırlamanız gereken temel belgeler: nüfus kayıt örneği, kimlik, varsa mal rejimi ve malvarlığı belgeleri, anlaşmalı boşanmada protokol ve özel yetkili vekaletname.
Boşanma ve aile hukuku ekibimiz hem anlaşmalı hem çekişmeli süreçlerde müvekkillerine destek vermektedir. Durumunuzu değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Yurt Dışındaki Boşanma Kararının Türkiye'de Geçerliliği
Yurt dışında alınmış bir boşanma kararınız varsa, bu karar Türkiye'de kendiliğinden hüküm doğurmaz; nüfusta boşanmanın işlenmesi ve kararın Türkiye'de geçerli olması için tanıma (gerekirse tenfiz) gerekir. İki yol vardır:
- İdari (nüfus) yol: 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 27/A maddesi uyarınca, yabancı bir mahkemece verilmiş, yetkili makamca tesis edilmiş ve kesinleşmiş boşanma kararı; tarafların birlikte başvurması ve kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması koşuluyla, doğrudan nüfus müdürlüğüne (veya yurt dışında Türk konsolosluğuna) başvurularak nüfusa tescil ettirilebilir. Bu, anlaşmalı ve sorunsuz yabancı boşanmalar için hızlandırılmış yoldur.
- Mahkeme yoluyla tanıma: İdari yolun mümkün olmadığı veya reddedildiği hallerde, tanıma kararı 5718 sayılı MÖHUK m. 50-59 uyarınca Aile Mahkemesinden istenir. Yabancı kararla birlikte verilen mali yükümlülüklerin (nafaka, tazminat) Türkiye'de icra edilebilmesi için ise yalnızca tanıma değil, tenfiz kararı gerekir.
Bu süreç, çoğunlukla yurt dışında yaşayıp Türk vatandaşı olan kişileri ilgilendirir. "Bir ülkede boşanmış, diğerinde evli görünme" sorununu önlemek için iki tarafı da düzgün kurgulamak gerekir. Tanıma ve tenfiz işlemlerinde ekibimiz destek sunmaktadır.
Sıkça sorulan sorular
Boşanma davası nasıl açılır?
Boşanma davası, görevli ve yetkili Aile Mahkemesine yazılı bir dava dilekçesi verilerek açılır. Dilekçede tarafların bilgileri, boşanma sebebi ve talepler (boşanma, nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı) belirtilir; harç ve gider avansı yatırılır. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168).
Boşanma davası hangi mahkemede açılır?
Boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakar. Yetki bakımından dava, TMK m. 168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir.
Anlaşmalı boşanmanın şartları nelerdir?
Anlaşmalı boşanma için iki şart aranır (TMK m. 166/3): evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve eşlerin boşanmanın tüm sonuçlarında (velayet, nafaka, mal paylaşımı, tazminat) anlaşıp imzaladıkları boşanma protokolünü mahkemeye sunmaları. Ayrıca hakim, her iki eşi de duruşmada bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir.
Boşanma davası ne kadar sürer?
Anlaşmalı boşanma, şartları sağlanıyorsa çoğu zaman tek celsede, birkaç hafta içinde sonuçlanır. Çekişmeli boşanma ise mahkemenin iş yüküne, delillere ve uyuşmazlığın karmaşıklığına bağlı olarak genellikle bir ila üç yıl arasında sürer. Taraflar süreç içinde anlaşırsa çekişmeli dava anlaşmalıya dönüştürülerek süre kısaltılabilir.
Boşanmada mal paylaşımı nasıl olur?
1 Ocak 2002'den itibaren yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır (TMK m. 202; kurallar m. 218-241). Bu rejimde kural olarak her eş, evlilik içinde edinilen malların değerine katılma alacağı bakımından hak sahibi olur; kişisel mallar paylaşıma dahil değildir. 2002 öncesi evliliklerde o döneme kural olarak mal ayrılığı uygulanır. Mal rejimi tasfiyesi, boşanmadan ayrı bir dava olarak da görülebilir.
Yoksulluk nafakası ömür boyu mu ödenir?
Artık eskisi gibi değil. 4 Haziran 2026 tarihinde Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175/1'deki 'süresiz olarak' ibaresini iptal etti; böylece yoksulluk nafakası açık uçludan süreyle sınırlıya doğru evriliyor. Nafaka talep etme hakkı devam ediyor; iptalin yürürlüğü, yasama organının yeni düzenleme yapması için ertelendi. Bu nedenle somut dosyanız için güncel hukuki görüş almanız gerekir.
Boşanma davası açmak için avukat zorunlu mu?
Hayır, boşanma davasında avukatla temsil zorunlu değildir; taraflar davasını kendisi de takip edebilir. Ancak velayet, nafaka, tazminat ve mal rejimi gibi teknik konular iç içe olduğundan avukatla çalışmak hak kayıplarını önler. Avukatla temsilde boşanma için noterden özel yetkili vekaletname düzenlenmesi gerekir.
Boşanma davası ne kadar masraf tutar?
Vekalet ücreti hariç tutulduğunda mahkeme masrafları makul düzeydedir: her yıl belirlenen tarifeye göre başvurma harcı, peşin harç ve gider avansı; çekişmeli davalarda tanık ve bilirkişi giderleri; avukatla temsilde vekaletname ücreti. En büyük masraf değişkeni davanın anlaşmalı mı çekişmeli mi olduğudur. Masrafları karşılayamayanlar adli yardım talep edebilir (HMK m. 334 vd.).
Boşanmada hangi nafaka türleri vardır?
Başlıca üç nafaka türü gündeme gelir: dava süresince geçici koruma olarak hükmedilen tedbir nafakası; boşanmadan sonra çocuğun giderlerine katılmak için velayeti almayan ebeveynin ödediği iştirak nafakası; ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek, kusuru daha ağır olmayan eş lehine hükmedilen yoksulluk nafakası (TMK m. 175). Ayrıca koşulları varsa TMK m. 174'e göre maddi ve manevi tazminat istenebilir.
Yurt dışında boşandım, Türkiye'de geçerli olması için ne yapmalıyım?
Yurt dışındaki boşanma kararının Türkiye'de geçerli olması için tanıma gerekir. Kesinleşmiş ve kamu düzenine aykırı olmayan kararlar, tarafların birlikte başvurmasıyla 5490 sayılı Kanun m. 27/A uyarınca doğrudan nüfus müdürlüğünde tescil ettirilebilir. Bu yol mümkün değilse, MÖHUK m. 50-59 uyarınca Aile Mahkemesinden tanıma kararı alınır; mali yükümlülüklerin icrası için ayrıca tenfiz gerekir.