Aile ve Boşanma Hukuku

Boşanma Davası Nasıl Açılır? Süreç, Şartlar ve Belgeler

Boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yerindeki ya da son altı aydır birlikte oturdukları yerdeki Aile Mahkemesine bir dava dilekçesi sunularak açılır (TMK m. 168). Eşler boşanmanın bütün sonuçlarında (nafaka, velayet, mal paylaşımı, tazminat) anlaşmışsa anlaşmalı boşanma, anlaşamamışsa çekişmeli boşanma yolu izlenir. Bu rehberde davanın nasıl açıldığını, hangi belgelerin gerektiğini, ne kadar sürdüğünü ve masrafını, nafaka ile mal paylaşımının nasıl çözüldüğünü; ayrıca 2026'da süresiz yoksulluk nafakasına ilişkin değişen hukuku adım adım açıklıyoruz.

Boşanma Davası Nasıl Açılır? Kısa Cevap

Boşanma davası, görevli ve yetkili Aile Mahkemesine yazılı bir dava dilekçesi verilerek açılır. Dilekçede tarafların kimlik bilgileri, evlilik bilgisi, boşanma sebebi (hukuki dayanak) ve talepler (boşanma, varsa nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı) gösterilir; harç ve gider avansı yatırılır.

Boşanma davaları, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluşu Hakkında Kanun uyarınca kurulan Aile Mahkemelerinde görülür. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara Asliye Hukuk MahkemesiAsliye hukuk mahkemesiGenel yetkili ilk derece hukuk mahkemesiÖzel bir mahkemenin görevine girmeyen hukuk uyuşmazlıklarına bakan genel görevli ilk derece mahkemesi.Sözlük →, aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Yargılama usulü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (HMKHMK6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri KanunuTürkiye'de bir hukuk davasının nasıl yürüdüğünün kural kitabı — hangi mahkeme, hangi adım, hangi süre, hangi delil.Sözlük →) tabidir.

İki temel yol vardır: eşler boşanmada ve tüm sonuçlarında anlaşmışsa anlaşmalı boşanma (TMK m. 166/3), anlaşamıyorlarsa çekişmeli boşanma. Hangisinin size uygun olduğu, en başta dava stratejinizi belirler.

Yasal dayanak: Boşanmanın maddi koşulları 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda (TMK m. 161-184), yargılama usulü ise 6100 sayılı HMK'da düzenlenir. Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.

Davanın doğru kurgulanması ileride telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Sürecin başında bir boşanma avukatından destek almak, hak kaybı yaşamamak adına önemlidir.

Durumunuz bunlardan hangisi?

Türk aile mahkemesi davanıza kural olarak bakabilir: yetki, MÖHUK m. 40 ile TMK m. 168'deki yetki kuralı birlikte uygulanarak belirlenir (eşlerden birinin yerleşim yeri ya da son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer). Ancak mahkeme kendiliğinden Türk maddi hukukunu uygulamaz. MÖHUK m. 14'e göre önce eşlerin müşterek millî hukuku gelir; bu nedenle aynı devletin vatandaşı olan iki eşin boşanmasına kendi ülke hukuku uygulanabilir. Mal paylaşımı MÖHUK m. 15 uyarınca ayrıca değerlendirilir ve Türkiye'deki daire ya da arsanız, boşanmaya hangi hukuk uygulanırsa uygulansın Türk eşya hukuku kurallarına tabidir.
Bir eş Türk, diğeri yabancı olduğunda müşterek millî hukuk bulunmaz; MÖHUK m. 14'teki kademeli bağlama bir sonraki basamağa geçer: müşterek mutat mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku. Türkiye'de birlikte yaşıyorsanız davayı genellikle Türk hukukunun boşanma sebepleri, nafaka ve tazminat kuralları belirler. MÖHUK m. 4'ü de gözden kaçırmayın: eşlerden biri çifte vatandaşsa ve vatandaşlıklarından biri Türk vatandaşlığıysa, kanunlar ihtilafı bakımından Türk vatandaşlığı esas alınır. Bu da kendini yabancı sayan bir çifti Türk boşanma ve mal rejimi hukukunun içine çekebilir.
Yolunuz TMK m. 166/3'e dayanan anlaşmalı boşanmadır. İki şart aranır: evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve velayet, nafaka, mal paylaşımı ile tazminatı düzenleyen imzalı bir boşanma protokolünün hâkimin onayına sunulması. Bu dava çoğu zaman tek celsede, bazen haftalar içinde biter; ancak hâkim anlaşmanın gerçek ve özgür iradeye dayandığını görmek için her iki eşi de bizzat dinler. Bu nedenle bir seyahati şimdiden planlayın: konsoloslukta düzenlenmiş vekâletname, duruşmada bizzat hazır bulunma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.
Kararın Türkiye'de sonuç doğurması için iki yol vardır. İdari yol, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 27/A maddesine dayanır: yetkili makamca verilmiş ve kesinleşmiş, Türk kamu düzenine aykırı olmayan bir yabancı boşanma kararı, tarafların birlikte başvurmasıyla doğrudan nüfus müdürlüğüne ya da yurt dışında Türk konsolosluğuna tescil ettirilebilir. Bu yol kapalıysa veya başvuru reddedilirse tanıma kararı, MÖHUK m. 50-59 uyarınca aile mahkemesinden istenir. Kararla birlikte hükmedilen nafaka veya tazminatın Türkiye'de icra edilebilmesi için ise tanıma yetmez; ayrıca tenfiz kararı gerekir.

Boşanma Davası Hangi Mahkemede ve Nerede Açılır?

Boşanma davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise TMK m. 168'de açıkça belirtilmiştir: dava, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde ya da eşlerin son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir.

Bu, davacıya seçim hakkı tanır. Örneğin İstanbul'da yaşayan bir eş, davayı kendi yerleşim yerinde açabileceği gibi, eşinin yerleşim yerinde de açabilir. Pratikte birçok kişi kolaylık açısından kendi yerleşim yerini tercih eder.

Yerleşim yeri ne anlama gelir?

Yerleşim yeri (ikametgah), TMK m. 19 uyarınca bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Nüfusta kayıtlı adres çoğu zaman yerleşim yeriyle örtüşür; ancak fiilen başka bir yerde sürekli oturuyorsanız, gerçek yerleşim yeriniz dikkate alınır.

Yetki itirazına dikkat: Yetki konusunda hata yapmak davanın aylarca uzamasına yol açabilir. Karşı taraf, süresinde yetki itirazında bulunursa ve mahkeme bunu kabul ederse dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Bu da zaman ve emek kaybı demektir. Eşlerin farklı şehirlerde yaşadığı durumlarda yetkiyi davadan önce netleştirin.

Boşanma Sebepleri: Hangi Gerekçeyle Dava Açılır?

Türk hukukunda boşanma sebepleri ikiye ayrılır: özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebebi (evlilik birliğinin temelinden sarsılması).

Özel boşanma sebepleri

Bunlar belirli olaylara dayanır ve çoğu zaman kusur esasına oturur:

  • Zina (aldatma) — TMK m. 161;
  • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış — TMK m. 162;
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme — TMK m. 163;
  • Terk (en az altı ay süreyle ortak konutu haklı sebep olmadan terk etme ve ihtara rağmen dönmeme) — TMK m. 164;
  • Akıl hastalığı (ortak hayatı çekilmez kılan ve iyileşmesi mümkün görülmeyen) — TMK m. 165.

Zina ve hayata kast/pek kötü davranış sebepleri için hak düşürücü süreler vardır: TMK m. 161 ve 162 uyarınca, dava açma hakkı bulunan eş, fiili öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde fiilin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkını yitirir. Bu süreleri kaçırmamak kritiktir.

Genel boşanma sebebi: evlilik birliğinin temelinden sarsılması

Bugün boşanmaların büyük çoğunluğu TMK m. 166'ya, yani evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına (şiddetli geçimsizlik) dayanır. Evlilik, ortak hayatın sürdürülmesi eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Türk hukuku, bazı ülkelerdeki gibi uzun "ayrı yaşama" sürelerini şart koşmaz. Ancak kusur burada da önemini korur: kusur durumu, nafakayı ve TMK m. 174'e dayanan maddi-manevi tazminat taleplerini doğrudan etkiler.

İpucu: Çekişmeli bir davada hangi sebebe ve hangi delillere dayanacağınız sonucu belirler. Genel sebebe dayanırken bile olayları (kusur teşkil eden davranışları) somutlaştırmak ve tanık, mesaj kaydı, rapor gibi delillerle desteklemek gerekir.

Anlaşmalı Boşanma mı Çekişmeli Boşanma mı?

Anlaşmalı boşanma (TMK m. 166/3)

Eşler hem boşanmada hem de boşanmanın tüm sonuçlarında (velayet, nafaka, mal paylaşımı, tazminat) anlaşmışsa anlaşmalı boşanma yolunu izleyebilir. İki şart aranır:

  • Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması;
  • Tarafların imzaladığı bir boşanma protokolünün (anlaşma metni) mahkemeye sunulması ve hakimin bunu uygun bulması.

Önemli bir nokta: anlaşmalı boşanmada her iki eşin de duruşmada bizzat hazır bulunması ve hakim önünde iradesini açıklaması gerekir. Hakim, tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmedikçe boşanmaya karar veremez. Bu nedenle anlaşmalı boşanmada yalnızca vekil aracılığıyla duruşmaya katılmak yeterli değildir.

Anlaşmalı boşanma çoğu zaman tek celsede, kısa sürede sonuçlanır. Hakim, protokoldeki düzenlemeleri çocukların ve eşlerin menfaatine aykırı bulursa gerekli değişikliği yapabilir; bu değişiklik taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmedilir.

Çekişmeli boşanma

Eşler boşanmada ya da onun sonuçlarından herhangi birinde (örneğin velayet veya nafaka miktarında) anlaşamıyorsa dava çekişmeli yürür. Davacı eş, dayandığı boşanma sebebini delillerle ispat etmek zorundadır: belgeler, tanık beyanları ve gerektiğinde bilirkişiBilirkişiMahkemece görevlendirilen uzmanTeknik ya da uzmanlık gerektiren bir konuda mahkemenin görüş almak için görevlendirdiği uzman.Sözlük → raporları. Çekişmeli davalar birden çok duruşma içerir ve mahkemenin iş yüküne, uyuşmazlığın karmaşıklığına göre çoğu zaman bir ila üç yıl arasında sürer.

İpucu: Çekişmeli bir dava, taraflar süreç içinde anlaşırsa her aşamada anlaşmalıya dönüştürülebilir; bu da süreyi belirgin şekilde kısaltır. Aile hukuku uyuşmazlıkları, dava açmanın ön şartı olarak zorunlu arabuluculuğa tabi değildir; ancak gönüllü görüşmeyle protokol üzerinde uzlaşmak çoğu zaman en hızlı yoldur.
ÖzellikAnlaşmalıÇekişmeli
Tipik süreGenellikle tek celse, haftalarYaklaşık 1-3 yıl
Duruşma sayısıGenellikle birBirden çok
Gereken delilİmzalı protokolBelge, tanık, bilirkişi raporu
Duruşmada hazır bulunmaHer iki eş bizzat hazır olmalıÇoğu işlem vekil eliyle yürütülebilir
Temel ön şartEn az 1 yıllık evlilikBir boşanma sebebinin ispatı

Boşanma Davası Adım Adım Nasıl İlerler?

Sürecin sırasını bilmek; duruşma planı, belge hazırlığı ve zaman yönetimi açısından işinizi kolaylaştırır. Çekişmeli bir dava genel olarak şu aşamalardan geçer:

  1. Dava dilekçesinin verilmesi: Görevli ve yetkili Aile Mahkemesine, boşanma sebebini ve taleplerinizi (velayet, nafaka, tazminat, mal paylaşımı) içeren dilekçe sunulur, harç ve gider avansı yatırılır.
  2. Tebligat ve cevap: Dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir; davalı, HMK uyarınca iki hafta içinde cevap dilekçesi verebilir (bu süre bir defaya mahsus, talep üzerine bir ay uzatılabilir).
  3. Dilekçeler aşaması: Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle taraflar iddia ve savunmalarını tamamlar.
  4. Ön inceleme: Mahkeme uyuşmazlık konularını belirler; tedbir nafakası, geçici velayet ve kişisel ilişki gibi geçici hukuki koruma kararları verebilir.
  5. Tahkikat (delil aşaması): Belgeler incelenir, tanıklar dinlenir, gerektiğinde bilirkişi (örneğin mal rejiminde değer tespiti veya velayette pedagog raporu) görevlendirilir.
  6. Karar: Mahkeme boşanmaya karar verir veya davayı reddeder; nafaka, velayet, tazminat gibi sonuçlar hükme bağlanır.
  7. Kanun yolu (istinaf/temyiz): Taraflar karara karşı başvurabilir.
  8. Kesinleşme: Karar kesinleştiğinde nüfusa tescil edilir ve boşanma resmen hüküm doğurur.

Gerekli belgeler (kontrol listesi)

  • Nüfus kayıt örneği (evlilik durumunu gösterir);
  • Kimlik / nüfus cüzdanı;
  • Varsa mal rejimi sözleşmesi veya tapu, banka, araç gibi malvarlığı belgeleri;
  • Anlaşmalı boşanmada imzalı boşanma protokolü;
  • Avukatla temsil edileceksek vekaletname (boşanma davaları için özel yetkili vekaletname gerekir);
  • Tanık listesi ve dayanılan diğer deliller (mesaj kayıtları, raporlar, faturalar vb.).
Süreye dikkat: Kanun yolu süreleri kısadır. Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren istinaf süresi iki haftadır; bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi de gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu süreyi kaçırmak, itiraz etmek istediğiniz bir kararın kesinleşmesine yol açar. Gerekçeli karar elinize ulaştığı an süreyi takip edin.

Velayet, İştirak Nafakası ve Çocukla Kişisel İlişki

Velayet

Çocukların velayeti, tamamen çocuğun üstün yararı ilkesine göre belirlenir (TMK). Mahkeme; çocuğun yaşı, ana-babayla bağı, eğitimi, alışkanlıkları ve gelişimi gibi etkenleri dikkate alır. Uygulamada çok küçük çocukların bakım ihtiyacı gözetilir; ancak her dosya kendi koşullarında değerlendirilir ve tek başına hiçbir kalıp belirleyici değildir.

Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn için mahkeme, çocukla kişisel ilişki (görüş günleri, yarıyıl ve yaz tatili düzeni) tesis eder. Ayrıca bu ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak üzere iştirak nafakası öder.

Boşanmada gündeme gelen mali talepler

Türk hukukuna göre boşanmada başlıca şu mali talepler doğar:

  • Tedbir nafakası: Dava süresince, geçici hukuki koruma olarak eş ve/veya çocuk lehine hükmedilir; karar kesinleşinceye kadar devam eder.
  • İştirak nafakası: Boşanmadan sonra çocuğun giderlerine katılmak için, velayeti almayan ebeveyn tarafından ödenir (TMK m. 182, 327 vd.).
  • Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan, kusuru daha ağır olmayan eş lehine hükmedilir (TMK m. 175) — 2026'daki önemli değişiklik için bir sonraki bölüme bakın.
  • Maddi ve manevi tazminat: TMK m. 174. Bu talep kendiliğinden kabul edilmez: talep eden eşin kusursuz veya daha az kusurlu olması ve karşı tarafın kusurlu bulunması gerekir. 174/1 maddi zararı, 174/2 ise manevi zararı (kişilik hakkı ihlali) kapsar.
Çocuğun yurt dışına çıkarılması: Uluslararası unsur taşıyan ailelerde, çocuğun diğer ebeveynin rızası olmadan yurt dışına çıkarılması, Türkiye'nin de taraf olduğu 1980 tarihli Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi (iç hukukta 5717 sayılı Kanun) kapsamında iade sürecini tetikleyebilir. Bu konuda mutlaka önceden hukuki görüş alın.

Nafaka ve velayet konularında ayrıntılı destek için boşanma ve aile hukuku avukatımızla görüşebilirsiniz.

Yaygın kanı

Türkiye'de boşanabilmek için önce bir-iki yıl ayrı yaşamamız gerekiyor.

Doğrusu

Türk hukukunda bazı ülkelerdeki gibi uzun ayrı yaşama süreleri yoktur. Boşanmaların çoğu, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanan TMK m. 166'ya göre yürür; m. 161-165'teki kusura dayalı sebepler ise koşulları oluştuğunda kullanılabilir (terk bunun istisnasıdır ve altı aylık süreye bağlıdır). Duyduğunuz bir yıl kuralı bir ayrı yaşama süresi değildir; m. 166/3'teki anlaşmalı boşanmanın şartıdır.

Yaygın kanı

Davaya Türk mahkemesi bakıyorsa her şeye Türk hukuku uygulanır.

Doğrusu

Şart değil. MÖHUKMÖHUK5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında KanunYabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda hangi ülkenin hukukunun uygulanacağını, hangi mahkemenin yetkili olduğunu ve yabancı kararların tanınıp tenfiz edileceğini düzenleyen kanun.Sözlük → m. 14 sırasıyla eşlerin müşterek millî hukukunu, sonra müşterek mutat mesken hukukunu, o da yoksa Türk hukukunu uygular; eşler arasındaki nafaka da aynı kademeli sistemi izler. Mal rejiminin tasfiyesi ise bu sıralamanın hiç parçası değildir: MÖHUK m. 15'te kendi kuralı vardır ve taşınmazlar bulundukları ülkenin hukukuna tabidir.

Yaygın kanı

Türkiye'de nafaka ömür boyu ödenir.

Doğrusu

Bu tablo değişiyor. 4 Haziran 2026'da Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175/1'deki "süresiz" ibaresini iptal etti; yoksulluk nafakası açık uçlu olmaktan çıkıp süreyle sınırlı hâle geliyor. Nafaka talep etme hakkı duruyor ve iptalin yürürlüğü, yasama organının düzenleme yapabilmesi için ertelendi; yani yeni çerçeve yürürlüğe girene kadar m. 175 mevcut hâliyle uygulanmaya devam eder. Değişikliğin mevcut ve derdest dosyalara nasıl yansıyacağı, çıkarılacak kanuna bağlı olacaktır.

Yaygın kanı

Türk mahkemesi boşanmaya karar verdikten sonra her ülkede boşanmış sayılırım.

Doğrusu

Türk kararı Türkiye'de geçerlidir; ancak kendi ülkenizde sonuç doğurması için kural olarak orada da tanınması ya da tescil edilmesi gerekir. Çoğu ülke, karar kesinleşmiş, apostilApostilYabancı resmî belgeye vurulan uluslararası onay şerhiBir ülkede düzenlenen resmî belgenin başka bir ülkede kabul edilmesini sağlayan, Lahey Sözleşmesi'ne dayalı onay.Sözlük → şerhli ve onaylı tercümesiyle birlikte sunulmuşsa bunu kabul eder. Kanun yolu süreci devam eden bir karar kesinleşmiş sayılmadığından, yurt dışındaki tanımaTanımaYabancı mahkeme kararının Türkiye'de tanınmasıYabancı bir mahkeme kararını Türkiye'de delil ve kesin hüküm olarak geçerli kılan mahkeme kararı — tek başına icra yetkisi vermez.Sözlük → işlemi genellikle istinaf ve Yargıtay yollarının tüketilmesini ya da sürenin geçmesini bekler.

2026 Güncellemesi: Süresiz Yoksulluk Nafakası Değişiyor

Yıllardır Türkiye'de yoksulluk nafakasının "ömür boyu" ödendiği yönünde bir algı vardı. Bu tablo artık değişiyor. 4 Haziran 2026 tarihinde Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175/1'de yer alan "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiş; süre sınırı olmayan, açık uçlu yoksulluk nafakasının ödeme yükümlüsünün mülkiyet hakkıyla ölçüsüz biçimde dengesiz olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur.

Bunun pratikte anlamı:

  • Yoksulluk nafakası talep etme hakkı ortadan kalkmıyor; değişen şey, nafakanın süresiz olmaktan çıkıp süreyle sınırlı hale gelmesidir.
  • Mahkeme, yasama organının yeni bir çerçeve düzenlemesi için iptal hükmünün yürürlüğünü erteledi. Yeni kurallar yürürlüğe girene kadar TMK m. 175 mevcut haliyle uygulanmaya devam eder.
  • Değişikliğin mevcut ve derdest (görülmekte olan) nafaka dosyalarına nasıl yansıyacağı, erteleme süresi içinde çıkarılacak kanuna bağlı olacaktır.
Bu değişikliği yakından takip edin: Türkiye'de yoksulluk nafakası, 4 Haziran 2026 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı sonrası açık uçludan süreyle sınırlıya doğru evriliyor; iptalin yürürlüğü bir geçiş dönemi için ertelendi. Reform hâlâ devam ettiğinden, açtığınız veya karşı taraf olarak savunduğunuz bir nafaka talebi bakımından güncel hukuki görüş alın — 2026 ortasındaki durum, yasama tamamlandıktan sonraki durum olmayabilir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Mal paylaşımında kritik tarih 1 Ocak 2002'dir. Çünkü bugünkü Türk Medeni Kanunu bu tarihte yürürlüğe girmiş ve yasal mal rejimini değiştirmiştir.

1 Ocak 2002'den itibaren geçerli yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m. 202; ayrıntılı kurallar m. 218-241). Bu rejimde, kural olarak her eş evlilik içinde edinilen malların değerine katılma alacağı bakımından hak sahibi olur; kişisel mallar (evlilikten önce sahip olunanlar, miras veya bağış yoluyla edinilenler, manevi tazminatlar vb.) bu paylaşımın dışındadır.

Önemli nokta: mal rejimi tasfiyesi, boşanma davasından ayrı bir dava olarak da görülebilir ve katılma alacağı, mal rejiminin sona ermesiyle (genelde boşanma davasının açıldığı tarih) hesaplanır.

1 Ocak 2002 öncesi evliliklerde, o tarihe kadar olan dönem için kural olarak eski Kanun'un yasal rejimi olan mal ayrılığı esas alınır; 2002'den sonraki dönem ise edinilmiş mallara katılmaya tabidir. Bu geçiş, uzun süreli evliliklerde kimin neyi alacağını ciddi biçimde değiştirebilir.

Yasal dayanak: 1 Ocak 2002'den itibaren yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır (TMK m. 202; kurallar m. 218-241). Eşler dilerlerse evlenmeden önce veya sonra, kanunda sayılan seçimlik rejimlerden birini (mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığı) sözleşmeyle benimseyebilir.

Tapu, şirket payı, araç gibi değerli malvarlığı söz konusuysa mal rejimi tasfiyesi teknik bir alandır; gayrimenkul değerlemesi ve şirket payı tespiti çoğu zaman bilirkişi incelemesi gerektirir.

Boşanma Davası Ne Kadar Masraf Tutar?

Boşanmanın masrafı çoğu kişinin en baştan merak ettiği konudur. Türkiye'de mahkeme masrafları, vekalet ücreti hariç tutulduğunda makul düzeydedir. Tipik masraf kalemleri şunlardır:

  • Harç ve gider avansı: Her yıl belirlenen resmi tarifeye göre alınan başvurma harcı, peşin harç ve dosya gider avansı (tebligat, müzekkere, bilirkişi gibi giderler için);
  • Tanık ve bilirkişi giderleri: Çekişmeli davalarda, özellikle mal rejimi değerlemesi veya pedagog/uzman raporu gerektiğinde;
  • Vekaletname masrafı: Avukatla temsil halinde noterde düzenlenen vekaletname ücreti;
  • Vekalet ücreti: Avukatınızla aranızdaki ücret; ayrıca davayı kaybeden taraf, karşı taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine de mahkum edilebilir.

En büyük değişken davanın anlaşmalı mı çekişmeli mi olduğudur: tek celsede biten anlaşmalı bir boşanma, yıllarca süren çekişmeli bir davadan çok daha az kalem içerir. Belgelerinizi baştan eksiksiz ve düzenli hazırlamak, hem süreyi hem de masrafı düşük tutmanın en pratik yoludur.

İpucu: Gücünüz mahkeme masraflarını ve vekalet ücretini karşılamaya yetmiyorsa adli yardım talep edebilirsiniz (HMK m. 334 vd.). Ayrıca bulunduğunuz yer barosunun adli yardım bürosuna başvurarak ücretsiz avukat görevlendirilmesini isteyebilirsiniz.

Boşanma Davasında Avukat Zorunlu mu? Vekaletname ile Süreç

Boşanma davasında avukatla temsil zorunlu değildir; tarafları kendisi de davasını takip edebilir. Ancak boşanma; velayet, nafaka, tazminat ve mal rejimi gibi birbirine bağlı pek çok teknik konuyu içerdiğinden, bir avukatla çalışmak hak kayıplarını önlemek açısından önemlidir.

Avukatla temsil halinde, boşanma davaları için özel yetkili vekaletname düzenlenmesi gerekir (Avukatlık Kanunu uyarınca boşanma, vekilin özel yetkisini gerektiren işlerdendir). Vekaletname noterde çıkarılır.

Çekişmeli davalarda avukat, çoğu işlemi (dilekçe verme, delil sunma, duruşmalara katılma) vekaletname ile sizin adınıza yürütebilir; her duruşmada bizzat hazır bulunmanız çoğu zaman gerekmez. Buna karşılık anlaşmalı boşanmada hakim, tarafların iradesini bizzat denetlemek istediği için eşlerin duruşmada şahsen hazır bulunmasını ister; bu durumda yalnızca vekil eliyle boşanmak mümkün olmaz.

Hazırlamanız gereken temel belgeler: nüfus kayıt örneği, kimlik, varsa mal rejimi ve malvarlığı belgeleri, anlaşmalı boşanmada protokol ve özel yetkili vekaletname.

Boşanma ve aile hukuku ekibimiz hem anlaşmalı hem çekişmeli süreçlerde müvekkillerine destek vermektedir. Durumunuzu değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yurt Dışındaki Boşanma Kararının Türkiye'de Geçerliliği

Yurt dışında alınmış bir boşanma kararınız varsa, bu karar Türkiye'de kendiliğinden hüküm doğurmaz; nüfusta boşanmanın işlenmesi ve kararın Türkiye'de geçerli olması için tanıma (gerekirse tenfiz) gerekir. İki yol vardır:

  • İdari (nüfus) yol: 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 27/A maddesi uyarınca, yabancı bir mahkemece verilmiş, yetkili makamca tesis edilmiş ve kesinleşmiş boşanma kararı; tarafların birlikte başvurması ve kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması koşuluyla, doğrudan nüfus müdürlüğüne (veya yurt dışında Türk konsolosluğuna) başvurularak nüfusa tescil ettirilebilir. Bu, anlaşmalı ve sorunsuz yabancı boşanmalar için hızlandırılmış yoldur.
  • Mahkeme yoluyla tanıma: İdari yolun mümkün olmadığı veya reddedildiği hallerde, tanıma kararı 5718 sayılı MÖHUK m. 50-59 uyarınca Aile Mahkemesinden istenir. Yabancı kararla birlikte verilen mali yükümlülüklerin (nafaka, tazminat) Türkiye'de icra edilebilmesi için ise yalnızca tanıma değil, tenfiz kararı gerekir.

Bu süreç, çoğunlukla yurt dışında yaşayıp Türk vatandaşı olan kişileri ilgilendirir. "Bir ülkede boşanmış, diğerinde evli görünme" sorununu önlemek için iki tarafı da düzgün kurgulamak gerekir. Tanıma ve tenfiz işlemlerinde ekibimiz destek sunmaktadır.

5718SAYILI KANUN
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) · m. 4, 14, 15, 40, 50-59

Türk mahkemesinin boşanmanıza bakıp bakamayacağını, boşanmaya ve mal paylaşımına hangi ülkenin hukukunun uygulanacağını, yabancı bir kararın nasıl tanınacağını veya tenfiz edileceğini belirler.

4721SAYILI KANUN
Türk Medeni Kanunu (TMK) · m. 161-166, 168, 174, 175, 202, 218-241

Yetki kuralını, boşanma sebeplerini, yoksulluk nafakası ile maddi-manevi tazminatı ve Türk hukukunun uygulandığı hâllerde geçerli mal rejimini düzenler.

5490SAYILI KANUN
Nüfus Hizmetleri Kanunu · m. 27/A

Kesinleşmiş ve kamu düzenine aykırı olmayan yabancı boşanma kararının, tarafların birlikte başvurmasıyla doğrudan nüfus müdürlüğüne ya da konsolosluğa tescil ettirilmesine imkân verir.

5717SAYILI KANUN
Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Kanun (1980 Lahey Sözleşmesi'nin iç hukuktaki uygulaması)

Çocuğun diğer ebeveynin rızası olmadan Türkiye'den çıkarılması hâlinde neden bir iade kararı verilebileceğinin dayanağıdır.

Boşanma sürecini belirleyen süreler
Yaklaşık 2 haftaİstinaf süresi: kural olarak gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta. Karar elinize ulaştığı anda süreyi teyit edin.
6 ayTerk, ancak en az altı ay süren bir terk hâlinden sonra boşanma sebebi olur (TMK m. 164).
1 yılAnlaşmalı boşanma, en az bir yıllık evlilik ve hâkimin uygun bulduğu bir protokol gerektirir (TMK m. 166/3).
1-3 yılÇekişmeli bir davanın uygulamadaki olağan süresi; anlaşmalı dava çoğu zaman tek celsede, bazen haftalar içinde biter.

Avukatla görüşmeden önce toplamanız gerekenler

Yabancılık unsuru taşıyan bir boşanmada gecikmenin çoğu mahkemeden değil evraktan kaynaklanır. Bunları önceden toplarsanız ilk görüşme doğrudan stratejiye ayrılır.

Sıkça sorulan sorular

Boşanma davası nasıl açılır?

Boşanma davası, görevli ve yetkili Aile Mahkemesine yazılı bir dava dilekçesi verilerek açılır. Dilekçede tarafların bilgileri, boşanma sebebi ve talepler (boşanma, nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı) belirtilir; harç ve gider avansı yatırılır. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168).

Boşanma davası hangi mahkemede açılır?

Boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakar. Yetki bakımından dava, TMK m. 168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir.

Anlaşmalı boşanmanın şartları nelerdir?

Anlaşmalı boşanma için iki şart aranır (TMK m. 166/3): evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve eşlerin boşanmanın tüm sonuçlarında (velayet, nafaka, mal paylaşımı, tazminat) anlaşıp imzaladıkları boşanma protokolünü mahkemeye sunmaları. Ayrıca hakim, her iki eşi de duruşmada bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir.

Boşanma davası ne kadar sürer?

Anlaşmalı boşanma, şartları sağlanıyorsa çoğu zaman tek celsede, birkaç hafta içinde sonuçlanır. Çekişmeli boşanma ise mahkemenin iş yüküne, delillere ve uyuşmazlığın karmaşıklığına bağlı olarak genellikle bir ila üç yıl arasında sürer. Taraflar süreç içinde anlaşırsa çekişmeli dava anlaşmalıya dönüştürülerek süre kısaltılabilir.

Boşanmada mal paylaşımı nasıl olur?

1 Ocak 2002'den itibaren yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır (TMK m. 202; kurallar m. 218-241). Bu rejimde kural olarak her eş, evlilik içinde edinilen malların değerine katılma alacağı bakımından hak sahibi olur; kişisel mallar paylaşıma dahil değildir. 2002 öncesi evliliklerde o döneme kural olarak mal ayrılığı uygulanır. Mal rejimi tasfiyesi, boşanmadan ayrı bir dava olarak da görülebilir.

Yoksulluk nafakası ömür boyu mu ödenir?

Artık eskisi gibi değil. 4 Haziran 2026 tarihinde Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175/1'deki 'süresiz olarak' ibaresini iptal etti; böylece yoksulluk nafakası açık uçludan süreyle sınırlıya doğru evriliyor. Nafaka talep etme hakkı devam ediyor; iptalin yürürlüğü, yasama organının yeni düzenleme yapması için ertelendi. Bu nedenle somut dosyanız için güncel hukuki görüş almanız gerekir.

Boşanma davası açmak için avukat zorunlu mu?

Hayır, boşanma davasında avukatla temsil zorunlu değildir; taraflar davasını kendisi de takip edebilir. Ancak velayet, nafaka, tazminat ve mal rejimi gibi teknik konular iç içe olduğundan avukatla çalışmak hak kayıplarını önler. Avukatla temsilde boşanma için noterden özel yetkili vekaletname düzenlenmesi gerekir.

Boşanma davası ne kadar masraf tutar?

Vekalet ücreti hariç tutulduğunda mahkeme masrafları makul düzeydedir: her yıl belirlenen tarifeye göre başvurma harcı, peşin harç ve gider avansı; çekişmeli davalarda tanık ve bilirkişi giderleri; avukatla temsilde vekaletname ücreti. En büyük masraf değişkeni davanın anlaşmalı mı çekişmeli mi olduğudur. Masrafları karşılayamayanlar adli yardım talep edebilir (HMK m. 334 vd.).

Boşanmada hangi nafaka türleri vardır?

Başlıca üç nafaka türü gündeme gelir: dava süresince geçici koruma olarak hükmedilen tedbir nafakası; boşanmadan sonra çocuğun giderlerine katılmak için velayeti almayan ebeveynin ödediği iştirak nafakası; ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek, kusuru daha ağır olmayan eş lehine hükmedilen yoksulluk nafakası (TMK m. 175). Ayrıca koşulları varsa TMK m. 174'e göre maddi ve manevi tazminat istenebilir.

Yurt dışında boşandım, Türkiye'de geçerli olması için ne yapmalıyım?

Yurt dışındaki boşanma kararının Türkiye'de geçerli olması için tanıma gerekir. Kesinleşmiş ve kamu düzenine aykırı olmayan kararlar, tarafların birlikte başvurmasıyla 5490 sayılı Kanun m. 27/A uyarınca doğrudan nüfus müdürlüğünde tescil ettirilebilir. Bu yol mümkün değilse, MÖHUK m. 50-59 uyarınca Aile Mahkemesinden tanıma kararı alınır; mali yükümlülüklerin icrası için ayrıca tenfiz gerekir.

Bu konuda avukata mı ihtiyacınız var?Sürecin tamamını, açık ve sabit bir ücretle baştan sona yürütüyoruz.
Bir avukatla görüşün

İlgili yazılar

Boşanmada Velayet, Nafaka ve Mal Paylaşımı Nasıl Belirlenir?Boşanmada Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Ayrımı: Hangi Mallar Paylaşılır?Terk Nedeniyle Boşanma Davası: Şartları, İhtar Usulü ve Süreç
Başlayalım

Dilinizi konuşan bir Türk avukatla görüşün.

Ticari, kurumsal veya kişisel meselenizi bize iletin; gerçek bir Türk avukattan net, sabit ücretli bir yanıt alın — genellikle bir iş günü içinde.

★★★★★ 4.9 60 Google yorumu · Mondaq, Clutch ve Trustpilot'ta yer aldık
WhatsApp'tan yazın
Gerçek bir avukat yanıtlar — genelde gün içinde
WhatsAppE-postaRandevu alın