Tanıma ve Tenfiz

Tanıma Tenfiz Avukatı: Yabancı Mahkeme Kararının Türkiye'de Tanınması ve Tenfizi

Yurt dışında verilen bir mahkeme kararı Türkiye'de kendiliğinden hüküm doğurmaz. İster yurt dışında alınmış bir boşanma kararını Türk nüfus kütüğüne işletmek, ister yabancı bir mahkemenin verdiği nafaka, tazminat veya alacak hükmünü Türkiye'deki mal varlığı üzerinde icra etmek isteyin — karar, Türkiye'de bir tanıma ya da tenfiz davasından geçmeden sonuç doğurmaz. Lexin Legal olarak, yabancı mahkeme ve hakem kararlarının Türkiye'de tanınması ve tenfizi davalarını, çoğu hâlâ yurt dışında yaşayan müvekkiller adına noter onaylı bir vekaletname ile uzaktan yürütüyoruz. Bu sayfada hangi davaya ihtiyacınız olduğunu, gereken belgeleri, süreleri ve süreci adım adım açıklıyoruz.

Uygulanacak mevzuatYabancı mahkeme kararları → 5718 sayılı MÖHUK (tenfiz m. 50-57, tanıma m. 58-59); yabancı hakem kararları → 1958 New York Sözleşmesi; idari tescil → 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A; icra → 2004 sayılı İİK
Görevli mahkemeGenel kural Asliye Hukuk Mahkemesi; boşanma, velayet, nafaka gibi aile hukuku kararlarında Aile Mahkemesi
Karşılıklılık (mütekabiliyet)Tenfiz için aranır (MÖHUK m. 54); yalnız tanıma istenen hâllerde aranmaz (MÖHUK m. 58)
Yurt dışından takipNoter/konsoloslukta düzenlenip apostilli özel vekaletname ile dava açılır; işlemlerin çoğu uzaktan yürür, Türkiye'ye gelmeniz çoğu zaman gerekmez

Bu sayfa kimler için: tanıma mı tenfiz mi gerekiyor?

Elinizde yurt dışında verilmiş bir mahkeme kararı varsa ve bunun Türkiye'de geçerli olmasını istiyorsanız bu sayfa sizin için. Tipik olarak şu durumlardan birindesiniz:

  • Yurt dışında boşanmış, ancak Türk nüfus kütüğünde hâlâ evli görünen ve medeni hâlini güncellemek isteyen bir kişi;
  • Yabancı bir mahkemenin hükmettiği nafaka, maddi-manevi tazminat veya velayet hükmünü Türkiye'de yaşayan ya da burada mal varlığı bulunan eski eşe karşı icra ettirmek isteyen bir taraf;
  • Yabancı bir mahkemeden alınmış bir alacak veya ticari karar ile borçlunun Türkiye'deki banka hesabı, aracı veya taşınmazı üzerinde tahsilat yapmak isteyen bir kişi ya da şirket;
  • Yurt dışında bir tahkim yargılamasını kazanmış, elinde bir yabancı hakem kararı bulunan ve bunu Türkiye'de tenfiz etmesi gereken bir taraf.

İlk ve en kritik ayrım şudur: tanıma, yabancı karara Türkiye'de kesin hüküm (res judicata) etkisi kazandırır — medeni hâl güncellemesi gibi durumlarda bu tek başına yeterlidir. Tenfiz ise bir adım öteye geçer ve kararı Türkiye'deki mal varlığı üzerinde icra edilebilir kılar; para veya icra edilebilir bir hüküm söz konusuysa tenfize ihtiyacınız vardır. Hangisinin gerektiğini, kararınızı ve Türkiye'de neyi başarmak istediğinizi inceleyerek en başta belirleriz.

Yabancı mahkeme kararı Türkiye'de neden kendiliğinden geçerli değil?

Türk hukukunda yerleşik ilke şudur: bir yabancı mahkeme kararı, Türk egemenlik alanında kendiliğinden hiçbir sonuç doğurmaz. Yabancı hâkimin verdiği karar ne kadar açık ve ne kadar eski olursa olsun, Türkiye'deki bir geçerlilik sürecinden geçmedikçe Türk resmî kayıtları ve icra mercileri onu yok sayar.

Bu durum pratikte ağır sonuçlar doğurur. Yurt dışında yıllar önce boşanmış olsanız bile, tanıma yaptırmadıkça Türkiye'de hâlâ evli görünür, burada yeniden evlenemez ve miras bakımından eski eşinizle aranızdaki hukuki bağ devam eder. Aynı şekilde, yabancı bir mahkemeden tahsil edilmesi gereken bir alacağınız olsa dahi, tenfiz kararı almadan borçlunun Türkiye'deki mal varlığına dokunamazsınız.

Dayanak: Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) ile düzenlenir — tenfiz m. 50-57, tanıma m. 58-59 hükümlerine tabidir.

İyi haber şu ki, doğru davayı doğru belgelerle açtığınızda Türk mahkemesi işin esasını yeniden yargılamaz; yalnızca kanunun aradığı koşulların sağlanıp sağlanmadığını denetler. Bu da iyi hazırlanmış bir dosyayı büyük ölçüde öngörülebilir kılar.

Tanıma ile tenfiz arasındaki fark nedir?

Yanlış davayı açmak ya da ikisini karıştırmak, aylarca süre ve gereksiz masraf demektir. İki kavramı net ayırmak gerekir:

Tanıma davası

Tanıma, Türk mahkemesinin yabancı kararın varlığını ve sonucunu kabul etmesidir. Karara Türkiye'de kesin hüküm (res judicata) gücü kazandırır, ancak icra yetkisi vermez. Tanıma şu hâllerde tek başına yeterlidir: medeni hâlinizi "evli"den "boşanmış"a güncellemek, Türkiye'de yeniden evlenmek veya kararın yalnızca tespit niteliğindeki sonuçlarından yararlanmak istiyorsanız. Tanımanın önemli bir avantajı, karşılıklılık (mütekabiliyet) koşulunun aranmamasıdır (MÖHUK m. 58).

Tenfiz davası

Tenfiz daha fazlasını yapar: yabancı karara bir Türk mahkeme kararıyla aynı icra gücünü kazandırır. Kararın Türkiye'de bir şeyi fiilen yaptırmasını istiyorsanız tenfize ihtiyacınız vardır — hükmedilen nafakayı tahsil etmek, maddi-manevi tazminatı icra ettirmek, bir alacağı borçlunun Türkiye'deki mal varlığından almak veya velayet düzenlemesini Türkiye içinde uygulatmak gibi. Tenfiz, tanımadan farklı olarak karşılıklılık koşuluna tabidir (MÖHUK m. 54).

Pratik not: Tek bir dilekçeyle mahkemeden hem kararı tanıması hem de icra edilebilir hükümleri tenfiz etmesi birlikte istenebilir. Çoğu dosyada bu birleşik yol, iki ayrı dava açmaktan hem daha hızlı hem daha ekonomiktir.

Yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizinin koşulları (MÖHUK m. 50-58)

Türk mahkemesi yabancı kararı yeniden yargılamaz; bir denetim mercii gibi davranıp kanunun aradığı koşulların varlığını inceler. Bu koşulları iki başlıkta toplamak yararlı olur.

Ön koşullar (MÖHUK m. 50)

  • Yabancı mahkeme kararı olması: kararın bir yabancı mahkemeden (yargı merciinden) çıkmış olması gerekir. Bazı ülkelerdeki noter veya belediye boşanmaları bu yargısal yola uygun değildir — ancak bunlar için aşağıda anlattığımız idari tescil (27/A) yolu açıktır.
  • Hukuk davalarına ilişkin olması: karar özel hukuk (boşanma, nafaka, alacak, tazminat gibi) alanına girmelidir.
  • Kesinleşmiş olması: kararın, verildiği ülkede artık olağan kanun yollarına kapalı, kesinleşmiş bir karar olması gerekir. Bu, ayrı bir kesinleşme şerhi ile ispatlanır.

Esasa ilişkin koşullar (MÖHUK m. 54)

  • Karşılıklılık (mütekabiliyet): yalnızca tenfiz için aranır. Türkiye ile kararı veren ülke arasında bir anlaşma, kanun hükmü veya fiilî uygulamaya dayalı karşılıklılık bulunmalıdır. Tanımada bu koşul uygulanmaz.
  • Münhasır yetki bulunmaması: uyuşmazlık Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmemelidir.
  • Kamu düzenine açıkça aykırı olmaması: en hassas koşul. Karar, yalnızca sonucu Türk hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmayacak ölçüde aykırıysa reddedilir; küçük usul farkları için değil.
  • Savunma hakkının ihlal edilmemiş olması: aleyhine karar verilen taraf usulüne uygun davet edilmemiş veya savunma imkânından yoksun bırakılmışsa tanıma/tenfiz reddedilebilir. Bu, kural olarak ilgili tarafın ileri sürmesi gereken bir itirazdır.
Dikkat: Dosyaların en sık takıldığı nokta eksik veya kusurlu kesinleşme şerhidir. Esasen kesinleşmiş ama şerhi bulunmayan bir karar geri çevrilir. Şerhi en baştan alın ve apostil ile Türkçe tercümesini de eksiksiz tamamlayın.

Yurt dışı boşanma kararının tanınması ve tenfizi

Uygulamada en sık karşılaştığımız dosya türü, yurt dışı boşanma tenfizi ve tanımasıdır. Yurt dışında yaşayan veya çifte vatandaş olan kişilerin neredeyse tamamı, yurt dışında boşandıktan sonra Türk kütüğünde hâlâ evli göründüklerini fark ettiklerinde harekete geçer.

Burada doğru aracı seçmek belirleyicidir. Yalnızca medeni hâlinizi güncellemek istiyorsanız (yeniden evlenmek, kimlik ve nüfus kayıtlarınızın "boşanmış" yazması) çoğu zaman tanıma ya da aşağıdaki idari tescil yeterlidir. Buna karşılık karardaki nafaka, tazminat, velayet veya mal paylaşımı hükümlerini Türkiye'de uygulatmak istiyorsanız tenfiz gerekir.

Boşanma kararının tanınmasında karşılıklılık aranmadığından, iki Türk vatandaşı dahi yabancı bir boşanma kararını Türkiye'de tanıtabilir. Bu özel alanın ülkelere göre değişen evrak ve tuzaklarını (ABD eyalet kararları, İngiltere Final Order, Almanya Rechtskraftvermerk, talâk boşanmaları gibi), boşanma ve aile hukuku ekibimizle yürütüyoruz. Konunun adım adım ayrıntısı için yabancı boşanma kararının tanınması ve tenfizi rehberimize de göz atabilirsiniz.

Hızlı idari yol: Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A ile tescil

Her boşanma için dava açmak zorunda değilsiniz. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 27/A maddesi ile, uygun yabancı boşanmalar mahkeme kararına gerek kalmadan doğrudan Türk nüfus kütüğüne tescil edilebilir. Bu yol genellikle daha hızlı ve daha ekonomiktir; ancak yalnızca belirli koşulları karşılayan dosyalar için açıktır.

  • Birlikte başvuru: kural olarak her iki eski eş bizzat veya vekilleri aracılığıyla birlikte başvurur (kanunun öngördüğü istisnalar saklıdır).
  • Kesinleşmiş karar: boşanma kararı kesinleşmiş olmalıdır. Bu yolun önemli bir avantajı, mahkeme davasından geçemeyen noter veya idari makam boşanmalarını da kabul edebilmesidir.
  • İcra edilecek fer'î hüküm bulunmaması: kararda Türkiye'de icra ettirmeniz gereken nafaka, tazminat veya velayet hükmü varsa idari yol bunu sağlamaz; bu hükümler için yine tenfiz davası gerekir.
İpucu: Boşanmanın kendisini idari yoldan tescil ettirip icra edilebilir para hükümleri için ayrıca tenfiz davası açmak yerine, çoğu zaman tek bir birleşik tenfiz davası daha pratik olur. Dosyanıza hangi yolun uyduğunu en başta değerlendiririz.
Not: 27/A uygulamasının ayrıntıları ve uygunluk koşulları, başvuruyu yapacak nüfus müdürlüğünün veya konsolosluğun güncel uygulamasına göre değişebilir; işleme başlamadan önce teyit ederiz.

Yabancı hakem (tahkim) kararlarının tenfizi

Yabancı bir tahkim yargılamasını kazandıysanız, elinizdeki yabancı hakem kararı Türkiye'de mahkeme kararından farklı bir rejime tabidir. Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi, Türkiye'nin uzun süredir taraf olduğu 1958 tarihli New York Sözleşmesi uyarınca yapılır.

Bu rejimin avantajı, bir Türk mahkemesinin tenfizi reddedebileceği gerekçelerin dar ve Sözleşme'de sınırlı sayıda sayılmış olmasıdır — geçersiz bir tahkim anlaşması, savunma hakkının ihlali, hakem kararının tahkim anlaşması kapsamını aşması veya kamu düzenine aykırılık gibi. İşin esası yeniden tartışılmaz. İyi yürütülmüş bir tahkimin sonucu bu nedenle Türkiye'deki mal varlığı üzerinde güçlü biçimde tenfiz edilebilir.

Sınır ötesi ticari uyuşmazlıklarda forum seçimi, tahkim şartının kurgulanması ve kararın icrasına ilişkin geniş çalışmamızı ticaret hukuku ve sözleşme hukuku alanlarında da sürdürüyoruz.

Vekaletname ile dava takibi: yurt dışından süreci yürütmek

Tanıma ve tenfiz davalarının büyük çoğunluğu, müvekkil hâlâ yurt dışındayken yürütülür. Bu davaları Türkiye'de açmak ve takip etmek için ülkeye gelmeniz çoğu zaman gerekmez; süreci, lehinize düzenlenmiş bir özel vekaletname ile baştan sona biz yönetiriz.

Vekaletname ile dava takibi şöyle işler: yurt dışındaysanız vekaletnameyi bulunduğunuz ülkedeki Türk konsolosluğunda düzenletir; konsolosluğun bulunmadığı ya da pratik olmadığı hâllerde yabancı noterde düzenletip apostil tasdiki yaptırırsınız. Vekaletnamenin tanıma-tenfiz davası açma ve takip etme yetkisini açıkça içermesi gerekir. Bu belge elimize ulaştığında dilekçeyi hazırlar, davayı açar, duruşmaları takip eder ve karar kesinleştikten sonra icra aşamasını da sizin adınıza yürütürüz.

İpucu: Yurt dışında düzenlenen vekaletnamede iki ayrıntı dosyayı belirler: yetki kapsamının doğru yazılması ve apostil/konsolosluk onayının eksiksiz olması. Vekaletnamenin nasıl düzenleneceğini, başvurmadan önce size yazılı olarak iletiriz.

Vekaletle dava takibi yalnızca tanıma-tenfizle sınırlı değildir; Türkiye'deki alacak tahsili ve icra, miras ve gayrimenkul işlerinizi de aynı yöntemle yürütebiliriz.

Görevli ve yetkili mahkeme: tanıma tenfiz davası nerede açılır?

Doğru mahkemede dava açmak, dosyanın baştan sağlam ilerlemesi için şarttır.

  • Görevli mahkeme: genel kural olarak tanıma ve tenfiz davaları Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Ancak boşanma, velayet, nafaka gibi aile hukukuna ilişkin kararlarda görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.
  • Yetkili mahkeme: dava, aleyhine tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Bu kişinin Türkiye'de yerleşim yeri yoksa, MÖHUK m. 51 uyarınca Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde dava açılabilir.

Yargılama, çoğu tanıma-tenfiz dosyasında basit yargılama usulüne tabi olup olağan davadan daha hızlı ilerler. Mahkeme yeni bir yargılama yapmaz; belgeleri ve MÖHUK koşullarını denetler. Vekille temsil ediliyorsanız bizzat duruşmada hazır bulunmanız genellikle gerekmez.

Gerekli belgeler: tanıma tenfiz dosyası için kontrol listesi

Tanıma ve tenfiz davalarında başarı büyük ölçüde belgeye bağlıdır; gecikmenin en yaygın tek nedeni eksik veya hatalı evraktır. Tipik bir dosyada şu belgeler gerekir:

  1. Yabancı mahkeme kararının aslı veya onaylı sureti — tam, resmî ve onaylı. Onaysız çıktı kabul edilmez.
  2. Kesinleşme şerhi — kararın artık kanun yoluna kapalı, kesinleşmiş olduğunu gösteren belge. Şerhin kendisi de onaylanıp tercüme edilmelidir.
  3. Apostil veya konsolosluk tasdiki — kararı veren ülke 1961 tarihli Lahey Apostil Sözleşmesi'ne taraf ise apostil; değilse o ülkenin Dışişleri Bakanlığı ve ardından Türk konsolosluğu onayı.
  4. Noter onaylı Türkçe tercüme — karar, kesinleşme şerhi ve apostil, yeminli tercümanca Türkçeye çevrilip noter tarafından onaylanmalıdır.
  5. Kimlik ve pasaport örnekleri ile gerektiğinde nüfus kayıt örneği.
  6. Özel vekaletname — tanıma-tenfiz yetkisini açıkça içeren, apostilli/konsolosluk onaylı vekaletname.
Dikkat: Latin alfabesi dışındaki kararlar, e-apostiller ve apostil uygulamasının bulunmadığı ülkelere ait belgeler, dava açmadan önce işlemi yapacak makamın güncel uygulamasına göre kontrol edilmelidir. Tercümeye masraf etmeden önce ülkenize uygun onay kanalını teyit ederiz.

Tanıma tenfiz davası ne kadar sürer, masrafı nedir?

Süre, mahkemenin iş yüküne, karşı tarafın itiraz edip etmemesine ve tebligatın hızına göre değişir. Aşağıdaki aralıklar kanuni garanti değil, uygulamadan gelen tipik öngörülerdir:

  • İdari tescil (27/A): uygun dosyalarda en hızlı seçenek — konsolosluk veya nüfus müdürlüğünün iş yüküne göre genellikle birkaç hafta.
  • Çekişmesiz tanıma/tenfiz davası: karşı taraf iş birliği yaparsa kabaca birkaç ay içinde sonuçlanabilir.
  • Çekişmeli dava: karşı taraf itiraz ederse (kamu düzeni, savunma hakkı veya karşılıklılık gerekçesiyle) süre belirgin biçimde uzayabilir.

Masraflar üç kalemde toplanır: resmî harç ve giderler (mahkeme harçları, tebligat, varsa bilirkişi); tercüme ve noter ücretleri; ve avukatlık ücreti. Pratik bir ayrım: salt tanıma veya tespit niteliğindeki davalar genellikle maktu harca tabidir; oysa bir para alacağının (nafaka veya tazminat) tenfizi, talep edilen tutar üzerinden hesaplanan nispi harca tabi olabilir — bu nedenle para hükümlerinin tenfizi basit bir durum güncellemesinden genellikle daha maliyetlidir. Dosyanıza özel bir gider tablosunu, belgelerinizi gördükten sonra net olarak sunarız.

Süreler ve sonuçlar bağlayıcı biçimde garanti edilemez; her dosya kendi somut koşullarına göre değerlendirilir.

Tenfizden sonra: Türkiye'de parayı fiilen tahsil etmek

Tenfiz kararı almak, parayı elinize geçirmekle aynı şey değildir. Tenfiz kararı yabancı hükme bir Türk mahkeme kararının gücünü kazandırır; tahsilat ise ayrı bir icra aşamasıdır.

Tenfiz kararı kesinleştikten sonra, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) uyarınca İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibi başlatabilirsiniz. Bundan sonra standart araçlar devreye girer: borçlunun Türkiye'deki banka hesaplarına, maaşına, aracına veya taşınmazına haciz. Borçlu itiraz ederse uyuşmazlık İcra Hukuk Mahkemesine taşınabilir. Bu icra aşamasını da alacak tahsili ve icra çalışmamız kapsamında sizin adınıza yürütürüz.

İpucu: Nafaka veya tazminat söz konusu olduğunda, borçlunun Türkiye'de gerçekten ulaşılabilir bir mal varlığı bulunup bulunmadığını erkenden teyit etmek önemlidir; Türkiye'de hiçbir şeyi olmayan bir kişiye karşı tanınmış bir alacağı paraya çevirmek güçtür. Yurt dışında halihazırda yapılmış ödemeler varsa, bunların Türk icrasında mahsup edilebilmesi için kayıtlarını net tutun.

Sık yapılan hatalar ve nasıl önlenir

Ters giden tanıma-tenfiz dosyalarının kökeninde genellikle birkaç ortak hata yatar:

  • Yanlış davayı açmak: yalnız durum güncellemesi yeterken tenfiz davası açmak ya da para hükmü için yalnız tanıma istemek — süre ve harç kaybına yol açar.
  • Kesinleşme şerhini atlamak: kesinleşmemiş ya da şerhi eksik bir kararla dava açmak en sık ret nedenidir.
  • Apostil/tercüme zincirinde boşluk: apostili veya noter onaylı tercümesi eksik belgeler dosyayı durdurur.
  • Karşılıklılığı kontrol etmemek: tenfiz istenen ülkeyle karşılıklılık bulunmadığında para hükümleri tenfiz edilemeyebilir.
  • Vekaletnamede yetki eksikliği: tanıma-tenfiz yetkisini açıkça içermeyen vekaletname işlemleri geciktirir.

Bunların her biri, dava açılmadan önce yapılan dikkatli bir hazırlıkla önlenebilir. Belgelerinizi gördükten sonra hangi yolun uygun olduğunu, hangi belgelerin tamamlanması gerektiğini ve gerçekçi bir takvimi en başta paylaşırız. Durumunuzu bize anlatın, dosyanızı birlikte değerlendirelim.

Tanıma tenfiz sürecini nasıl yürütürüz

Kararın ve belgelerin incelenmesi

Yabancı kararı, kesinleşme durumunu ve Türkiye'de neyi başarmak istediğinizi inceler; tanıma mı, tenfiz mi yoksa 27/A idari tescil mi gerektiğine dair açık ve dürüst bir değerlendirme sunarız.

Yol ve strateji seçimi

Dosyanıza uygun yolu (tanıma/tenfiz/idari tescil) belirler, görevli ve yetkili mahkemeyi tespit eder ve net bir ücret yapısıyla yol haritasını paylaşırız.

Belge ve vekaletname hazırlığı

Eksik belgeleri (kesinleşme şerhi, apostil, noter onaylı tercüme) tamamlatır; yurt dışındaysanız tanıma-tenfiz yetkisini içeren özel vekaletnamenin nasıl düzenleneceğini yazılı olarak iletiriz.

Davanın açılması ve takibi

Dilekçeyi hazırlar, doğru mahkemede davayı açar, tebligat ve duruşma aşamalarını takip ederiz; çoğu işlem uzaktan yürür, Türkiye'ye gelmeniz çoğu zaman gerekmez.

Karar ve kesinleştirme

Mahkeme tanıma ve/veya tenfize hükmettiğinde, gerekiyorsa kanun yolu aşamasını yürütür ve kararı kesinleştirerek nüfus müdürlüğü kaydının güncellenmesini sağlarız.

İcra ve tahsilat

Tenfiz edilen para hükümleri için İİK uyarınca icra takibi başlatır; haciz ve tahsilat aşamasını sizin adınıza yürütürüz.

Tanıma ve tenfiz hakkında sık sorulan sorular

Tanıma ile tenfiz arasındaki fark nedir?

Tanıma, yabancı karara Türkiye'de kesin hüküm (res judicata) etkisi kazandırır; örneğin medeni hâlinizi "boşanmış" olarak güncellemek için yeterlidir. Tenfiz ise bir adım öteye geçerek kararı Türkiye'deki mal varlığı üzerinde icra edilebilir kılar; nafaka, tazminat veya alacak gibi para hükümlerini fiilen uygulatmak istediğinizde tenfiz gerekir.

Yurt dışında aldığım boşanma Türkiye'de kendiliğinden geçerli mi?

Hayır. Yabancı boşanma kararı Türkiye'de bir tanıma sürecinden ya da 5490 sayılı Kanun'un 27/A maddesindeki idari tescilden geçmedikçe, Türk nüfus kütüğünde resmen evli görünmeye devam edersiniz. Bu nedenle Türkiye'de yeniden evlenemez ve miras bakımından eski eşinizle hukuki bağınız sürer.

Tanıma tenfiz davası hangi mahkemede açılır?

Genel kural olarak görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir; boşanma, velayet ve nafaka gibi aile hukuku kararlarında ise Aile Mahkemesidir. Yetki bakımından dava, aleyhine tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesinde açılır; bu kişinin Türkiye'de yerleşim yeri yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri yetkilidir (MÖHUK m. 51).

Tenfiz için karşılıklılık (mütekabiliyet) şart mı?

Evet, tenfiz için Türkiye ile kararı veren ülke arasında bir anlaşma, kanun hükmü veya fiilî uygulamaya dayalı karşılıklılık aranır (MÖHUK m. 54). Buna karşılık yalnız tanıma istenen hâllerde karşılıklılık koşulu uygulanmaz (MÖHUK m. 58); bu nedenle bir yabancı boşanma kararı çoğu zaman tanınabilirken, içindeki para hükmünün tenfizi için karşılıklılık ayrıca kontrol edilmelidir.

Türkiye'ye gelmem gerekiyor mu, davayı yurt dışından takip edebilir miyiz?

Çoğu dosyada Türkiye'ye gelmeniz gerekmez. Tanıma-tenfiz yetkisini açıkça içeren, konsoloslukta düzenlenmiş veya yabancı noterde düzenlenip apostil tasdiki yapılmış bir özel vekaletname ile davayı sizin adınıza açar ve takip ederiz. İşlemlerin çoğu uzaktan yürür.

Tanıma tenfiz için hangi belgeler gerekir?

Tipik olarak: yabancı kararın aslı veya onaylı sureti, kesinleşme şerhi, apostil ya da konsolosluk tasdiki, bunların noter onaylı Türkçe tercümeleri, kimlik/pasaport örnekleri ve tanıma-tenfiz yetkisini içeren özel vekaletname. Belgelerdeki en sık eksiklik kesinleşme şerhi ve apostil/tercüme zincirinde yaşanır.

Kesinleşme şerhi nedir, neden önemlidir?

Kesinleşme şerhi, yabancı kararın verildiği ülkede artık olağan kanun yollarına kapalı, kesinleşmiş bir karar olduğunu gösteren belgedir. Türk mahkemesi MÖHUK m. 50 uyarınca kararın kesinleşmiş olmasını arar; şerhi bulunmayan bir dosya geri çevrilir. Bu yüzden şerhi en baştan almak ve apostil ile tercümesini tamamlamak gerekir.

Boşanmamı dava açmadan tescil ettirebilir miyim (27/A)?

Uygun hâllerde evet. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 27/A maddesi, kesinleşmiş ve icra edilecek fer'î hüküm içermeyen uygun yabancı boşanmaların, kural olarak iki tarafın başvurusuyla doğrudan nüfus kütüğüne tescilini mümkün kılar. Ancak kararda Türkiye'de uygulatmanız gereken nafaka, tazminat veya velayet hükmü varsa bu yol yeterli olmaz; tenfiz davası gerekir.

Yabancı bir hakem (tahkim) kararını Türkiye'de nasıl tenfiz ederim?

Yabancı hakem kararları Türkiye'de 1958 tarihli New York Sözleşmesi uyarınca tenfiz edilir. Bir Türk mahkemesi tenfizi yalnızca Sözleşme'de sayılan dar gerekçelerle (geçersiz tahkim anlaşması, savunma hakkının ihlali, kararın tahkim anlaşması kapsamını aşması veya kamu düzenine aykırılık) reddedebilir; işin esası yeniden tartışılmaz.

Türk mahkemesi yabancı kararın esasını yeniden inceler mi?

Hayır. Türk mahkemesi yabancı kararı yeniden yargılamaz; bir denetim mercii gibi davranıp MÖHUK'taki koşulların (kesinleşme, karşılıklılık, kamu düzenine aykırılık bulunmaması, savunma hakkı) sağlanıp sağlanmadığını inceler. Bu nedenle iyi hazırlanmış bir dosya büyük ölçüde öngörülebilir biçimde ilerler.

Tanıma tenfiz davası ne kadar sürer?

Süre mahkemenin iş yüküne, tebligat hızına ve karşı tarafın itiraz edip etmemesine göre değişir. Uygun dosyalarda idari tescil birkaç hafta sürebilirken, çekişmesiz bir tanıma/tenfiz davası kabaca birkaç ayda sonuçlanabilir; karşı taraf itiraz ederse süre uzar. Bunlar kanuni garanti değil, uygulamadan gelen tipik öngörülerdir.

Eski eşim itiraz etmezse veya bulunamazsa ne olur?

İtiraz edilmeyen dosyalar genellikle daha hızlı sonuçlanır. Karşı taraf bulunamıyorsa mahkeme tebligat usullerini (gerektiğinde ilanen tebligat dâhil) uygular; bu, davayı durdurmaz, yalnızca süreyi uzatır. Karşı tarafın iş birliği yapmaması idari yolu kapatabilir ve sizi yargısal tanıma/tenfiz davasına yöneltebilir.

Yurt dışından gönderdiğim vekaletname nasıl olmalı?

Vekaletnamenin tanıma ve tenfiz davası açma ve takip etme yetkisini açıkça içermesi gerekir. Yurt dışında bulunuyorsanız bunu Türk konsolosluğunda düzenletebilir; konsolosluğun uygun olmadığı hâllerde yabancı noterde düzenletip apostil tasdiki yaptırabilirsiniz. Yetki kapsamının ve onay zincirinin nasıl olması gerektiğini başvurmadan önce yazılı olarak iletiriz.

Tenfiz kararı aldıktan sonra parayı nasıl tahsil ederim?

Tenfiz kararı tek başına ödeme sağlamaz; yabancı hükme Türk mahkeme kararı gücü kazandırır. Karar kesinleştikten sonra 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca icra takibi başlatır, borçlunun Türkiye'deki banka hesabı, maaşı, aracı veya taşınmazına haciz uygularız. Tahsilatın gerçekçi olması için borçlunun Türkiye'de ulaşılabilir mal varlığı bulunup bulunmadığını erken teyit etmek önemlidir.

Başlayalım

Dilinizi konuşan bir Türk avukatla görüşün.

Ticari, kurumsal veya kişisel meselenizi bize iletin; gerçek bir Türk avukattan net, sabit ücretli bir yanıt alın — genellikle bir iş günü içinde.

★★★★★ 4.9 60 Google yorumu · Mondaq, Clutch ve Trustpilot'ta yer aldık
WhatsApp'tan yazın
Gerçek bir avukat yanıtlar — genelde gün içinde
WhatsAppE-postaRandevu alın