Sözleşmeler Hukuku

Sözleşme Avukatı: Hazırlama, İnceleme ve Sözleşmeden Doğan Davalar

Bir kira sözleşmesinden milyonluk bir tedarik anlaşmasına kadar, imzaladığınız her sözleşme aslında ileride çıkacak bir uyuşmazlığın taslağıdır. Sözleşme avukatı, henüz iş yolundayken sizi koruyacak metni kurar; iş ters gittiğinde ise sözleşmeden doğan haklarınızı Türk Borçlar Kanunu (6098) ve Türk Ticaret Kanunu (6102) çerçevesinde takip eder. Bu sayfada; sözleşme hazırlama ve sözleşme inceleme sürecinin nasıl işlediğini, ticari sözleşmelerde hangi maddelerin davayı kazandırdığını, sözleşmenin nasıl feshedileceğini, alacağınızı nasıl güvenceye alacağınızı ve sözleşmeden doğan davalarda zamanaşımı ile masrafların ne olduğunu, gerçek sorularınıza yanıt verecek biçimde anlatıyoruz.

Dayanak mevzuatTürk Borçlar Kanunu (6098), Türk Ticaret Kanunu (6102), Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
Genel zamanaşımıSözleşmeden doğan alacaklarda kural 10 yıl (TBK m.146); kira, faiz, ücret gibi belirli alacaklarda 5 yıl (TBK m.147)
Dava açmadan önceTicari uyuşmazlıklarda para ve tazminat alacakları için arabuluculuk dava şartıdır (TTK m.5/A; 01.01.2019'dan beri)
Sözleşme serbestisiTaraflar kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmamak kaydıyla sözleşmenin içeriğini serbestçe belirler (TBK m.26-27)
ŞekilSözleşmeler kural olarak şekle bağlı değildir; ancak taşınmaz satışı, kefalet gibi bazı sözleşmeler için kanun resmi/yazılı şekil arar

Sözleşme avukatına ne zaman ihtiyacınız var?

Çoğu kişi sözleşme avukatını ancak iş bozulduğunda, yani karşı taraf ödemeyi kestiğinde, malı teslim etmediğinde ya da elinizdeki metnin sizi korumadığını fark ettiğinizde arıyor. Oysa bir sözleşmeye en çok imzadan önce avukat gerekir; çünkü o aşamada birkaç cümleyle kurulan koruma, sonradan açılacak bir davayla bile geri kazanılamaz.

Şu durumlardan biri sizin için geçerliyse, metni imzalamadan veya bir adım atmadan önce hukuki destek almanızda yarar var:

  • Bir tedarik, bayilik, distribütörlük, franchise, hizmet veya danışmanlık ilişkisi kuruyor ve karşı tarafın hazırladığı sözleşmeyi imzalamanız isteniyor.
  • Şirketinizin tip sözleşmelerini (genel işlem koşulları, çerçeve sözleşme, gizlilik/NDA) standart hale getirmek istiyorsunuz.
  • Karşı taraf edimini yerine getirmiyor; ödeme gecikmiş, mal ayıplı çıkmış veya teslim hiç yapılmamış.
  • Sözleşmeyi feshetmek ya da haksız bir fesihle karşılaştığınız için zararınızı talep etmek istiyorsunuz.
  • İmzaladığınız metinde cezai şart, faiz, yetki veya tahkim maddelerinin sizin aleyhinize işleyip işlemeyeceğini bilmiyorsunuz.

Bu sayfa, sözleşmenin kendisiyle ve ondan doğan uyuşmazlıklarla, yani metnin kurulması, ihlali, feshi ve davasıyla ilgilidir. Eğer derdiniz faturaya veya ilama dayalı, kesinleşmiş bir alacağı tahsil etmekse alacak tahsili ve icra hizmetimize; uyuşmazlık ticari nitelikteyse ticaret hukuku tarafına; taşınmaz satış veya kira sözleşmeleriyle ilgiliyse gayrimenkul ve kira-tahliye sayfalarımıza bakabilirsiniz. Tam hizmet bir büro olarak bu alanların hepsini tek elden yürütüyoruz.

Türk hukukunda sözleşmenin zemini: TBK ve TTK

Türkiye'de bir sözleşme iki kanun merceğinden okunur. Türk Borçlar Kanunu (6098) sözleşmenin genel hukukunu belirler: nasıl kurulur, nasıl ifa edilir, ihlal halinde ne olur, hangi hallerde sona erer ve tazminat nasıl hesaplanır. Karşı taraf da siz de tacir iseniz, bunun üzerine Türk Ticaret Kanunu'nun (6102) tacirlere özgü ve çoğu zaman daha sıkı kuralları eklenir.

Hukuki çerçeve: Sözleşme serbestisi esastır (TBK m.26). Taraflar, sözleşmenin konusunu ve içeriğini diledikleri gibi belirleyebilir; ancak kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı ya da konusu imkânsız sözleşmeler kesin hükümsüzdür (TBK m.27). Yani sözleşmeye yazdığınız her cümle geçerli olmayabilir.

Yabancı şablonlardan kopyalanan metinlerin Türkiye'de başarısız olmasının başlıca nedeni budur. Türk hâkimi sözleşmeyi kural olarak yazıldığı gibi uygular; bu yüzden kelime seçimi büyük önem taşır. Ayrıca tacirler arasında kanun basiretli davranmayı ve hızlı hareket etmeyi bekler: bir faturaya veya ayıplı teslime süresinde itiraz etmemek, otomatik sandığınız hakları kaybettirebilir.

Sözleşme hazırlama: sıfırdan doğru kurmak

Sözleşme hazırlama, ilişkiyi en baştan dengeli ve uygulanabilir biçimde kurmaktır. İyi bir sözleşme, taraflar arasında her şey yolundayken değil, işler ters gittiğinde devreye girer; gerçek değeri tam da o anda anlaşılır. Hazırlık aşamasında temel olarak şu sözleşmeleri kuruyoruz:

  • Ticari sözleşmeler: tedarik, alım-satım, üretim/fason, hizmet ve danışmanlık sözleşmeleri.
  • Dağıtım ilişkileri: bayilik, distribütörlük, tek satıcılık, acentelik ve franchise sözleşmeleri; bu sözleşmelerde acentenin denkleştirme (portföy) tazminatı (TTK m.122) gibi riskleri baştan yönetiriz.
  • Şirket içi ve ortaklık: ortaklık (pay sahipleri) sözleşmeleri, hisse devri ve şirketler hukuku ekibimizle yürüttüğümüz iş ortaklıkları.
  • Fikri ve sınai haklar: lisans, marka ve teknoloji transferi sözleşmeleri (marka-patent tarafıyla birlikte).
  • Genel metinler: genel işlem koşulları, çerçeve sözleşme, gizlilik sözleşmesi (NDA) ve niyet mektubu (LOI).

Hazırladığımız metni size sade bir dille anlatır, hangi maddenin sizi neden koruduğunu açıklarız. Amaç, anlamadığınız bir belgeyi imzalamanız değil, hangi riski neden aldığınızı bilerek karar vermenizdir.

Sözleşme inceleme: imzadan önceki son fren

Sözleşme inceleme, çoğu zaman müvekkilin en çok ihtiyaç duyduğu ama en geç başvurduğu hizmettir. Karşı tarafın hazırladığı, sayfalarca süren ve görünüşte standart bir metni imzalamadan önce bir saatlik inceleme, ileride yılları alacak bir davayı baştan önleyebilir.

Bir sözleşmeyi incelerken özellikle şu noktalara bakarız:

  • Kim ne taahhüt ediyor? Edimler, vade, fiyat, teslim ve kabul koşulları net mi, yoksa yoruma açık mı?
  • İhlal halinde ne oluyor? Cezai şart, gecikme faizi, fesih ve tazminat maddeleri dengeli mi, yoksa tek taraflı mı işliyor?
  • Uyuşmazlıkta nereye gidiyoruz? Yetkili mahkeme, tahkim, uygulanacak hukuk ve dil maddeleri sizin lehinize mi?
  • Gizli riskler: otomatik yenilenme, münhasırlık, rekabet yasağı, sınırsız sorumluluk, tek taraflı değişiklik yetkisi gibi kolayca gözden kaçan maddeler.
  • Geçerlilik: sözleşmenin Türk hukukunda kesin hükümsüz olabilecek (TBK m.27) ya da genel işlem koşulu denetimine takılabilecek bir yönü var mı?
İpucu: Karşı tarafın hazırladığı metni "standart sözleşme, herkes bunu imzalıyor" diye geçiştirmeyin. Standart metinler, onu hazırlayan tarafı korumak için yazılır. İnceleme sırasında en çok değer, müzakere edilebilecek ama kimsenin sormadığı maddelerde ortaya çıkar.

Davayı kazandıran maddeler: cezai şart, fesih, faiz ve yetki

Bir uyuşmazlık başladığında, sözleşmenin tamamı değil, bir avuç madde belirleyici olur. Sözleşme hazırlama ve incelemede en çok emek verdiğimiz başlıklar şunlardır:

  • Cezai şart (TBK m.179-182): borçlu edimini hiç veya gereği gibi yerine getirmezse ödeyeceği önceden kararlaştırılmış bedel. Doğru kurgulanırsa zararı ispat zahmeti olmadan caydırıcı bir koz olur.
  • Fesih, dönme ve sona erme: hangi tarafın hangi koşulda, ne kadar süre önce bildirimle sözleşmeden çıkabileceği.
  • Temerrüt ve faiz: tacirler arasındaki ticari işlerde TTK m.1530 uyarınca uygulanacak ticari temerrüt faizi de dâhil, gecikmenin bedeli.
  • Mücbir sebep ve aşırı ifa güçlüğü (TBK m.138): öngörülemeyen olağanüstü hallerin yükü kimde olacak?
  • Yetki, tahkim ve uygulanacak hukuk: uyuşmazlığın hangi mahkemede ya da hangi tahkim kurumunda, hangi dilde çözüleceği.
  • Sorumluluk sınırlamaları ve garantiler: sorumluluğun tavanı, garanti süreleri ve ayıba ilişkin hükümler.
İpucu — cezai şart tacir aleyhine daha güçlüdür: Genel kuralda hâkim, aşırı bulduğu cezai şartı kendiliğinden indirebilir (TBK m.182/3). Ancak TTK m.22 uyarınca tacir borçlu, kural olarak fahiş olduğunu ileri sürerek cezai şartın indirilmesini isteyemez. Yani karşı tarafınız bir şirketse, iyi kaleme alınmış bir cezai şart, çoğu kişinin sandığından çok daha keskin bir araçtır. Dar istisna, cezanın borçlunun ekonomik olarak mahvına yol açması veya ahlaka/kamu düzenine aykırı olması halidir (TBK m.27) — bu yüzden rakam gelişigüzel değil, bilinçli belirlenmelidir.

Sözleşmenin feshi ve sona ermesi

Müvekkillerin en sık sorduğu sorulardan biri şudur: "Bu sözleşmeden nasıl çıkarım?" Türk hukukunda bir sözleşmeyi sona erdirmenin tek bir yolu yoktur ve yanlış yöntem seçmek, haklı tarafı haksız duruma düşürebilir.

Başlıca yollar:

  • Karşılıklı anlaşma (ikale): taraflar sözleşmeyi serbestçe ortadan kaldırabilir; en temiz çözümdür.
  • Bildirimli fesih: sürekli edimli (örneğin distribütörlük, hizmet) sözleşmelerde, sözleşmede veya kanunda öngörülen süreye uyularak ileriye etkili sona erdirme.
  • Haklı nedenle (derhal) fesih: karşı tarafın ağır ihlali sözleşmeyi çekilmez kıldığında, bekleme süresi olmaksızın fesih.
  • Temerrüt sebebiyle dönme/fesih (TBK m.123-126): borçlu temerrüde düşmüşse, kural olarak alacaklı uygun bir süre verir; süre sonunda aynen ifadan vazgeçip sözleşmeden dönebilir veya zararını isteyebilir.
Dikkat: Haklı bir nedene dayanmadan veya gerekli ihtar/süre verme adımını atlamadan yapılan ani fesih, sizi tazminat ödemek zorunda bırakan haksız fesih haline gelebilir. Feshe karar vermeden önce, fesih hakkınızın gerçekten doğup doğmadığını ve usulünü doğrulamak yerinde olur.

Sözleşmeden doğan davalar: alacak, tazminat ve aynen ifa

Karşı taraf sözleşmeye uymadığında, elinizde birden çok seçenek vardır. Doğru olanı, somut olaya ve elinizdeki delile göre değişir:

  • Aynen ifa davası: borçludan, taahhüt ettiği edimi olduğu gibi yerine getirmesini istemek.
  • Alacak davası: sözleşmeden doğan bedelin (ücret, fatura, bakiye) faiziyle birlikte tahsili.
  • Tazminat davası: ihlal nedeniyle uğradığınız zararın (TBK m.112 vd.) giderilmesi; ayrıca varsa kararlaştırılan cezai şart.
  • Ayıba karşı tekeffül (TBK m.219 vd.): teslim edilen mal ayıplıysa; sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ayıpsız misliyle değişim veya onarım talepleri.
  • Tespit davası: bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının/yokluğunun mahkemece tespiti.

Yaklaşımımız her zaman aynıdır: önce sözleşme ve TBK/TTK ışığında hukuki konumunuzu belirler, zararı somutlaştırır, sonra en hızlı ve en az maliyetle sonuç verecek yolu seçeriz. Çoğu kez ilk adım, dava değil, iyi gerekçelendirilmiş bir ihtarname ve müzakeredir; bir avukat eliyle gönderilen güçlü bir ihtar, uyuşmazlıkların önemli bir kısmını mahkemeye gitmeden çözer.

Dava açmadan önce: ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk

01.01.2019 tarihinden itibaren, ticari uyuşmazlıklarda konusu para alacağı veya tazminat olan davalarda arabuluculuğa başvurmuş olmak dava şartıdır. Bu kural, 7155 sayılı Kanun'la TTK m.5/A eklenerek getirilmiştir. Yani uyuşmazlığınız hem TTK m.4 (veya başka kanunlar) anlamında ticari nitelikte ise hem de bir miktar para ya da tazminat talebine ilişkinse, davadan önce arabuluculuk sürecini tamamlamış olmanız gerekir.

Usuli engel — dikkat: Zorunlu arabuluculuğu tamamlamadan açılan ticari dava, esasa girilmeden dava şartı yokluğundan reddedilir; harç ve zaman kaybedip yeniden başlamak zorunda kalırsınız. Bu adım, davadan önce ve usulüne uygun yapılmalıdır.

Arabuluculuk çoğu zaman hızlı (genellikle birkaç hafta içinde) ve gizlidir; varılan anlaşma doğrudan icra edilebilir bir belge niteliği taşır. Süreç boyunca sizi temsil eder, pozisyonunuzu korur ve anlaşma sağlanamazsa dava hakkınızı kaybetmeyecek biçimde adımı doğru tamamlarız. (Bireysel uyuşmazlıklarda ve örneğin iş hukuku ile kira uyuşmazlıklarında da kendine özgü zorunlu arabuluculuk rejimleri bulunduğunu hatırlatalım.)

Alacağınızı erken güvenceye almak: ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir

Karşı tarafın, siz davayı kazanana kadar parasını veya mallarını kaçıracağından endişe ediyorsanız, Türk hukuku size dava sonucunu beklemeden iki güçlü koruma sağlar. Bunları erken kullanmak, çoğu zaman elinizdeki kararın bir işe yarayıp yaramayacağını belirler:

  • İhtiyati haciz (İİK m.257): para alacağını güvence altına almak için borçlunun mallarına geçici el koyma; dava öncesinde veya sırasında, kural olarak teminat karşılığında istenebilir.
  • İhtiyati tedbir (HMK m.389 vd.): mevcut durumu koruyan mahkeme kararı; örneğin münhasırlığın, gizliliğin veya bir hakkın ihlalini dava sürerken durdurmak için.
İpucu — önce güvence, sonra dava: Daha en başta alınan bir ihtiyati haciz, ödememekte direnen borçluyu çoğu zaman masaya oturtur. Mal kaçırma riski olan alacaklılar için bu, çoğunlukla atılabilecek en etkili ilk adımdır ve acele hallerde ivedilikle istenebilir.

Mahkeme mi, tahkim mi? Uyuşmazlığın çözüm yolu

Uyuşmazlık müzakere ve arabuluculukla çözülemiyorsa, sıra yargısal çözüme gelir. Sözleşmeden doğan ticari davalar kural olarak Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür; ticari nitelik taşımayan uyuşmazlıklarda Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkeme süreçlerinde bilirkişi raporları çoğu zaman belirleyici rol oynar.

Sözleşmenizde bir tahkim şartı varsa, uyuşmazlık devlet mahkemesi yerine hakemler önüne taşınır. Türkiye'de yerli uyuşmazlıklar için HMK tahkim hükümleri, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için ise Milletlerarası Tahkim Kanunu (4686) uygulanır; İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) köklü bir kurumsal seçenektir. İki yolu karşılaştıralım:

ÖlçütAsliye Ticaret MahkemesiTahkim (ör. ISTAC)
Kim karar verirDevlet hâkimi, çoğu kez bilirkişi raporuylaTarafların seçiminde rol aldığı hakem(ler)
Tipik süreDaha uzun; istinaf/temyiz yıllar ekleyebilirGenellikle daha hızlı, sıkı takvimli
GizlilikAleni (açık) yargılamaGizli ve kapalı
DilTürkçeTaraflar İngilizce dâhil dili seçebilir
Kanun yoluİstinaf ve temyiz mevcutÇok sınırlı (iptal davasıyla)
Sınır ötesi icraYabancı ülkede icra belirsiz olabilirNew York Sözleşmesi'yle 170'ten fazla ülkede icra

Tahkim daha hızlı, gizli ve sınır ötesinde daha kolay icra edilebilir olsa da her uyuşmazlık için doğru seçim değildir. Küçük ve tümüyle yerel bir alacak için asliye ticaret mahkemesi ya da doğrudan icra takibi genellikle daha ekonomiktir. Hangi yolun sizin sözleşmenize ve ticari ilişkinize uygun olduğunu, daha sözleşmeyi yazarken birlikte belirleriz.

Zamanaşımı, masraflar ve örnek bir senaryo

Süreyi kaçırmayın: Sözleşmeden doğan alacaklarda genel zamanaşımı süresi 10 yıldır (TBK m.146). Ancak kira bedeli, faiz, ücret gibi dönemsel ve belirli alacaklar için 5 yıllık süre (TBK m.147) geçerlidir; bazı alacaklar daha da kısa özel sürelere tabidir. Süre çoğu zaman sandığınızdan erken işlemeye başlar; "daha vaktim var" demeden önce hukuki görüş almak yerinde olur.

Masraf tarafı. Bir davanın maliyeti kabaca üç kalemden oluşur: başvurma ve karar/peşin harç (kural olarak talep edilen miktar üzerinden, nispi olarak), gider avansı (bilirkişi, tebligat, keşif gibi yargılama giderleri) ve avukatlık ücreti. Davayı kazanan taraf lehine, mahkeme karşı tarafa Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücreti ve yargılama gideri yükletir; yani haklı çıkarsanız masrafların önemli bölümünü karşı taraftan tahsil edebilirsiniz.

Örnek bir senaryo. Bir üretici, distribütörüne uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık maddesi içermeyen kısa bir sözleşmeyle mal veriyor. Distribütör ödemeyi kesiyor ve malın ayıplı olduğunu öne sürüyor. Sözleşme bu konularda sessiz olduğu için uyuşmazlık Türk mahkemelerine ait oluyor, davadan önce TTK m.5/A arabuluculuk şartı işliyor ve cezai şart, faiz veya tahkim gibi güçlü kozlar baştan elde edilmemiş oluyor. Oysa en baştan birkaç paragraflık net bir cezai şart, faiz ve yetki/tahkim maddesi yazılsaydı, aynı müvekkil ödemeye çok daha hızlı, ucuz ve öngörülebilir bir yoldan ulaşırdı. Biz de bu yüzden asıl meselenin dava değil, sözleşmenin kendisi olduğunu söylüyoruz.

Yukarıdaki süreler, harçlar ve oranlar geneldir; somut sözleşmeniz ve talebiniz için kesin durumu, dosyanıza bakmadan teyit etmeyiz.

Lexin Legal sözleşme işinizi nasıl yürütür?

Dosyanızı baştan sona aynı avukatla yürütürsünüz. İşe başlamadan önce kapsamı ve ücreti yazılı olarak belirler, mümkün olan işlerde sabit ücretle çalışır; dava açmanın mı yoksa müzakere/arabuluculuğun mu paranıza daha iyi hizmet edeceğini açıkça söyleriz. Tam hizmet bir büro olduğumuz için aynı ekip; sözleşmenizi hazırlamaktan onu icra etmeye ve gerekirse alacağınızı icra yoluyla tahsil etmeye kadar süreci kesintisiz taşır. Sözleşmenizi inceletmek veya bir uyuşmazlığı anlatmak için bizimle iletişime geçin.

Sözleşme sürecini nasıl yürütüyoruz

Görüşme ve kapsam

Sözleşmeyi gönderir veya uyuşmazlığı anlatırsınız; durumu değerlendirir, yazılı bir kapsam ve mümkünse sabit/üst sınırlı bir ücret teklifi iletiriz.

İnceleme ve strateji

Konumunuzu sözleşme ve TBK/TTK ışığında değerlendirir, neyin riskte olduğunu somutlaştırır ve istediğiniz sonuca götürme ihtimali en yüksek yolu öneririz.

Hazırlık, müzakere veya ihtar

Sözleşmeyi hazırlar ya da yeniden müzakere ederiz; uyuşmazlık varsa güçlü bir ihtarname gönderip karşı tarafla müzakereyi başlatırız.

Zorunlu arabuluculuk

Kanunun aradığı hallerde sizi ticari arabuluculukta temsil eder, icra edilebilir bir anlaşma için çalışırız.

Dava veya tahkim

Gerekirse uyuşmazlığı asliye ticaret/hukuk mahkemesine ya da tahkime taşır, süreci baştan sona yürütürüz.

Sonuç ve icra

Karar, hüküm veya anlaşmayı sağlar; alacak varsa icra sistemi üzerinden tahsil ederiz.

Sözleşme hukuku hakkında sık sorulan sorular

Sözleşmeyi imzalamadan avukata inceletmek şart mı?

Hukuken zorunlu değil, ama en değerli adım çoğu zaman budur. Sözleşmeye en çok koruma imzadan önce kazandırılır; sonradan açılacak bir davayla bile geri alınamayacak haklar, inceleme sırasında müzakereyle elde edilebilir. Özellikle karşı tarafın hazırladığı, münhasırlık, cezai şart, otomatik yenilenme veya tek taraflı fesih içeren metinleri imzalamadan inceletmenizi öneririz.

Sözleşme hazırlama ile sözleşme inceleme arasında ne fark var?

Sözleşme hazırlama, ilişkiyi sıfırdan, sizin lehinize dengeli biçimde kurmaktır. Sözleşme inceleme ise karşı tarafın hazırladığı mevcut bir metni, sizi koruyup korumadığı, hangi maddelerin riskli olduğu ve nelerin müzakere edilebileceği açısından denetlemektir. İkisini de aynı ekip yürütür.

Yazılı olmayan, sözlü sözleşme geçerli midir?

Kural olarak evet; Türk hukukunda sözleşmeler şekle bağlı değildir ve sözlü anlaşma da bağlayıcıdır (TBK m.12). Ancak ispat sorunu doğar: sözlü anlaşmayı mahkemede kanıtlamak çok zordur. Ayrıca taşınmaz satışı, kefalet, taşınmaz satış vaadi gibi bazı sözleşmeler için kanun resmi veya yazılı şekil arar; bu şekle uyulmazsa sözleşme geçersiz olur.

Karşı taraf sözleşmeye uymazsa ne yapabilirim?

Somut duruma göre aynen ifa, alacak, tazminat veya ayıba karşı talepler ileri sürebilir; varsa kararlaştırılan cezai şartı isteyebilirsiniz. Çoğu kez ilk adım, avukat eliyle gönderilen bir ihtarname ve müzakeredir. Sonuç alınamazsa, ticari uyuşmazlıklarda önce zorunlu arabuluculuk, ardından dava veya tahkim yolu izlenir.

Sözleşmeden doğan alacaklarda zamanaşımı süresi nedir?

Genel kural sözleşmeden doğan alacaklarda 10 yıldır (TBK m.146). Ancak kira, faiz, ücret gibi dönemsel ve belirli alacaklarda 5 yıllık süre (TBK m.147) uygulanır; bazı alacaklar daha kısa özel sürelere tabidir. Süre talebin türüne ve başlangıç anına göre değiştiği için, vaktiniz olduğunu varsaymadan erken hukuki görüş almanız önemlidir.

Cezai şart her zaman geçerli mi, hâkim indirebilir mi?

Cezai şart Türk hukukunda geçerlidir (TBK m.179-182). Genel kuralda hâkim, aşırı bulduğu cezai şartı kendiliğinden indirebilir (TBK m.182/3). Ancak borçlu tacirse, TTK m.22 uyarınca kural olarak fahiş olduğunu öne sürerek indirim isteyemez; bu da ticari cezai şartı çok daha güçlü kılar. Dar istisna, cezanın borçlunun ekonomik mahvına yol açması veya ahlaka/kamu düzenine aykırılığıdır (TBK m.27).

Sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir miyim?

Duruma bağlı. Sözleşmede ya da kanunda fesih hakkı tanınmışsa (bildirimli fesih veya haklı nedenle derhal fesih) bu hakkı kullanabilirsiniz. Temerrüt halinde ise kural olarak önce uygun bir süre verip ihtar etmeniz gerekir (TBK m.123-126). Haklı nedene dayanmayan veya usulüne uyulmayan ani fesih, sizi tazminat ödemekle yükümlü kılan haksız fesih olabilir; bu yüzden feshe karar vermeden önce hakkınızı doğrulamak gerekir.

Sözleşmemde yetkili mahkeme veya uygulanacak hukuk yoksa ne olur?

Sözleşme bu konuda sessizse, yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk kanuni kurallara göre belirlenir; bu da çoğu zaman sizin tercih etmeyeceğiniz bir sonuç doğurabilir. Bu yüzden yetki, varsa tahkim ve uygulanacak hukuk maddelerini baştan, bilinçli biçimde yazmak önemlidir. Mevcut bir uyuşmazlıkta hangi mahkemenin yetkili ve görevli olduğunu da inceleyerek size söyleriz.

Ticari sözleşme uyuşmazlığında dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu mu?

Konusu para alacağı veya tazminat olan ticari davalarda evet. 01.01.2019'dan itibaren TTK m.5/A uyarınca arabuluculuğa başvurmuş olmak dava şartıdır; bu adım atlanırsa dava şartı yokluğundan reddedilir. Arabuluculuk genellikle hızlı ve gizlidir, varılan anlaşma icra edilebilir. Süreçte sizi temsil eder, adımın doğru tamamlanmasını sağlarız.

Geç ödeme halinde sözleşmeden ne talep edebilirim?

Asıl alacağın yanında kural olarak temerrüt faizi talep edebilirsiniz; tacirler arasındaki ticari işlerde TTK m.1530'a göre ticari temerrüt faizi rejimi uygulanır. Sözleşmeye göre ayrıca kararlaştırılmış cezai şartı ve bazı giderleri de isteyebilirsiniz. İhtar göndermeden önce talep edilebilecek toplam tutarı hesaplarız.

Bayilik / distribütörlük sözleşmelerinde dikkat edilmesi gereken nedir?

Bu sözleşmeler Türkiye'de özel dikkat ister; çünkü acente, sözleşme sona erdiğinde kazandırdığı müşteri portföyü için kural olarak denkleştirme (portföy) tazminatına hak kazanabilir (TTK m.122) ve Yargıtay bu hakkı koşulları varsa tek satıcı/distribütöre kıyasen genişletebilmektedir. Bu riski sözleşmeyi kurarken baştan yönetiriz.

İngilizce veya iki dilli sözleşme Türkiye'de geçerli mi?

Kural olarak evet; çoğu ticari sözleşme dilinden bağımsız geçerlidir ve iki dilli (Türkçe-İngilizce) sözleşmeler yaygındır. Ancak mahkemeye veya resmi mercilere sunulacak metinlerin Türkçe olması ya da çevrilmesi gerekebilir; ayrıca iki dilli metinde hangi dilin esas alınacağını belirlemek önemlidir. Sizi koruyan sürümün geçerli sürüm olmasını sağlarız.

Yurt dışındaysam, sözleşme işimi uzaktan yürütebilir misiniz?

Evet. Müvekkillerimizin çoğuyla iş, e-posta, görüntülü görüşme ve düzenlenecek bir vekâletname (POA) üzerinden yürür; bu sayede seyahat etmeden sözleşme hazırlama, inceleme, müzakere, arabuluculuk, dava ve icra işlerini sizin adınıza yürütebiliriz.

Başlayalım

Dilinizi konuşan bir Türk avukatla görüşün.

Ticari, kurumsal veya kişisel meselenizi bize iletin; gerçek bir Türk avukattan net, sabit ücretli bir yanıt alın — genellikle bir iş günü içinde.

★★★★★ 4.9 60 Google yorumu · Mondaq, Clutch ve Trustpilot'ta yer aldık
WhatsApp'tan yazın
Gerçek bir avukat yanıtlar — genelde gün içinde
WhatsAppE-postaRandevu alın