Akıllı Sözleşme (Smart Contract) Türk Hukukunda Geçerli mi?
Evet, bir akıllı sözleşme Türkiye'de hukuken bağlayıcı olabilir. Türk hukuku akıllı sözleşmeyi ayrı bir sözleşme türü olarak değil, kod hâlinde ifade edilmiş sıradan bir sözleşme olarak görür; dolayısıyla şekil, irade ve ispata ilişkin alışılmış kurallar geçerliliği belirler. Ancak iki nokta tabloyu değiştirir: bazı işlemlerde zorunlu şekil şartı (taşınmaz, limited şirket hisse devri) hâlâ aranır ve 2024-2025'te yürürlüğe giren kripto varlık mevzuatı, Türkiye bağlantılı birçok zincir üstü düzenlemeyi denetim altına alır. Bu rehber, akıllı sözleşmeyi geçerli ve mevzuata uygun biçimde nasıl kullanacağınızı açıklar.
Akıllı sözleşme (smart contract) nedir?
Akıllı sözleşme, genellikle bir blokzincir üzerinde çalışan ve önceden belirlenmiş koşullar gerçekleştiğinde otomatik olarak işlem yapan bir yazılımdır. Klasik örnek emanet (escrow) düzeneğidir: zincir üzerinde ödeme onaylandığında, kod hiçbir banka, aracı veya mahkeme adımı beklemeden alıcıya bir varlığı ya da token'ı serbest bırakır.
Pazarlama dilinin sık sık karıştırdığı iki kavramı ayırmak gerekir:
- Hukuki anlaşma — tarafların bedel, edimler ve sonuçlar konusundaki iradelerinin uyuşması.
- Çalışan kod — bu anlaşmanın bir kısmını veya tamamını otomatik yerine getiren mekanizma.
Türk hukuku bakımından akıllı sözleşme özel bir sözleşme kategorisi değildir. O yalnızca, sözleşmenin ifade edildiği ve ifa edildiği olası bir biçimdir. Geçerli ve bağlayıcı bir anlaşmanın var olup olmadığını, metnin bir Word belgesinde mi yoksa Solidity kodunda mı olduğuna bakmaksızın, Türk Borçlar Kanunu (TBK, 6098 sayılı Kanun) kuralları belirler. İşin bu hukuki katmanını doğru kurmak, sözleşme hazırlama ve inceleme çalışmamızın özüdür.
Akıllı sözleşme Türkiye'de bağlayıcı mıdır?
Kural olarak evet. Türk sözleşme hukuku şekil serbestisi ilkesini benimser: bir kanun belirli bir şekil aramadıkça, sözleşme tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla geçerli biçimde kurulur. Sözleşme bu nedenle elektronik ortamda, hatta icap ve kabulü kaydeden bir kod aracılığıyla da kurulabilir.
Yine de iki çekince önemlidir:
- Zorunlu şekil şartları yürürlükte kalır. Bazı işlemler resmî biçimde yapılmalıdır; örneğin taşınmaz satışı tapu sicil müdürlüğünde, limited şirkette pay devri noter onaylı sözleşmeyle gerçekleşir. Blokzincire yazılan bir kayıt bu şekil şartlarının yerini tutmaz. Türkiye'deki bir taşınmazı devretmeyi amaçlayan akıllı sözleşme, tek başına mülkiyeti geçirmez.
- Ehliyet ve irade kuralları geçerliliğini korur. Yanılma, aldatma ve korkutma (TBK m. 30-39), kod kusursuz çalışsa bile sözleşmeyi geçersiz veya iptal edilebilir kılar. Kodun doğru çalışması, hukuken sağlıklı bir irade beyanıyla aynı şey değildir.
Şekil şartı: Kod neyi yapabilir, neyi yapamaz?
Türkiye bağlantılı her akıllı sözleşme için en kritik soru, altta yatan işlemin şekil şartıdır. Türk hukuku sözleşmeleri kabaca üç gruba ayırır ve kod yalnızca birincisini kendi başına taşıyabilir.
| Şekil kategorisi | Örnekler | Kod tek başına yapabilir mi? |
|---|---|---|
| Serbest şekil | Çoğu ticari tedarik, hizmet, lisans ve bayilik sözleşmesi | Evet — zincir üstü ifa genellikle kabul edilebilir. |
| Yazılı şekil | Bazı kefalet ve alacağın temliki düzenlemeleri; kimi ticari taahhütler | Yalnızca güvenli (nitelikli) elektronik imza ya da ayrıca imzalanmış bir ana sözleşmeyle. Çıplak bir cüzdan anahtarı yetmez. |
| Resmî şekil | Taşınmaz devri; limited şirket pay devri | Hayır — noter veya tapu adımı gerekir ve kodla ikame edilemez. |
Uygulamada en sık karıştırılan iki nokta:
- Kefalet ve teminat sözleşmeleri. Kefalet sözleşmesi (TBK m. 581 vd.) bunun en açık örneğidir; geçerliliği için kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefalette buna ilişkin ibarelerin kefilin el yazısıyla yazılması aranır. Bu nitelikteki bir teminat, akıllı sözleşmeyle ikame edilemez.
- Pay devri şirket türüne göre değişir. Limited şirkette pay devri için yazılı ve noter onaylı devir sözleşmesi ile pay defterine ve ticaret siciline tescil gerekir (TTK m. 595); kod, noter adımının yerini alamaz. Anonim şirkette nama yazılı paylar genellikle ciro ve teslimle geçer; bu, dijital iş akışlarına daha fazla alan bıraksa da yine düzgün şirket kayıtlarına bağlıdır. Şirket kuruluşu ve pay yapısını zincir üstü mekaniği düşünerek tasarlıyorsanız, yapıyı en baştan bu kurallara göre kurun.
Elektronik imza ve "yazılı şekil" tuzağı
Bir sözleşmenin yazılı şekilde yapılması gerektiğinde, Türk hukuku güvenli (nitelikli) elektronik imzayı el yazısıyla atılan imzaya eşdeğer sayar. Akredite bir elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı (ESHS) tarafından verilen güvenli elektronik imza, ıslak imzayla aynı hukuki sonucu doğurur.
İşte birçok akıllı sözleşme tasarımı tam burada zorlanır. Bir blokzincir cüzdanını kontrol eden kriptografik anahtar, 5070 sayılı Kanun anlamında kendiliğinden güvenli elektronik imza değildir; çünkü bu statü akredite sağlayıcıdan alınmış nitelikli bir sertifika gerektirir, yalnızca özel anahtar yeterli olmaz. Dolayısıyla yalnızca cüzdan anahtarıyla imzalanmış bir işlem, serbest şekilli bir sözleşme için tamamen geçerli olabilir; ama yazılı şekil arandığında yetersiz kalır ve kanunun e-imzayı dışladığı işlemlerde (örneğin nitelikli yazılı/resmî şekil isteyen bir kefalet) hiç karşılanamaz.
Kripto varlık mevzuatı akıllı sözleşmenize ne zaman uygulanır?
Son dönemde en çok değişen ve artık birçok akıllı sözleşme projesinin merkezinde duran nokta budur. 2024'e kadar Türkiye'de kripto faaliyetleri büyük ölçüde düzenlenmemiş bir alandaydı. Bu durum artık geçerli değil.
Bunun akıllı sözleşme için önemi şu: düzenlemeniz artık yalnızca bir sözleşme olarak değerlendirilmez. Türkiye'yle bağlantılı biçimde kripto varlık ihracı, alım-satımı, transferi veya saklanmasını içeriyorsa, SPK lisansı gerektiren ve sürekli denetim doğuran düzenlemeye tâbi bir kripto varlık faaliyeti sayılabilir. Klasik örnekler — token satışı, zincir üstü emanet, otomatik ödeme platformu — tam da bu rejimin kapsayabileceği faaliyetlerdir.
Devreye almadan önce kontrol edilmesi gereken üç katman:
- Lisans (SPK). Türkiye'deki kullanıcılara kripto varlık platformu, saklama veya hizmet sağlayıcı olarak faaliyet göstermek genellikle izin gerektirir. İzinsiz hizmet vermek ciddi bir idari ve cezai risktir.
- Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi (MASAK). Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, 5549 sayılı Kanun kapsamında yükümlü sayılır; müşteri tanıma (KYC) ve şüpheli işlem bildirimi ödevleri vardır. Transferlerde gönderen ve alıcı bilgisinin işlemle birlikte iletilmesini gerektiren "Travel Rule" kapsamdaki sağlayıcılar için uygulanır.
- Sınır soruları. Saf eşler-arası (peer-to-peer) kod ya da yalnızca token'ı bir ödeme aracı olarak kullanan, düzenlenmiş bir hizmet sunmayan sözleşme lisans sınırının dışında kalabilir. Bu çizgi olaya özgüdür; erkenden teyit ettirmekte fayda vardır.
DAO'lar, DeFi ve gri alanlar
Girişimciler sık sık merkeziyetsiz yapıların nerede durduğunu sorar. 2026 itibarıyla dürüst yanıt şudur: çerçevenin kenarlarında.
- DAO'lar. Türk hukuku, merkeziyetsiz özerk örgüte (DAO) henüz kendi tüzel kişiliğini veya kendine özgü bir tanımını vermez. Türkiye'yle bağlantılı üye veya faaliyeti olan bir DAO, genellikle mevcut kategoriler üzerinden — adi ortaklık, şirket veya sözleşmesel bir düzenleme olarak — analiz edilir; her birinin sorumluluk ve vergi sonuçları farklıdır. Kanunla tanınmış bir "DAO kalıbı" yoktur.
- DeFi protokolleri. Gerçekten özerk, saklama yapmayan (non-custodial) protokoller kripto varlık lisans sınırının dışında kalabilir; ancak belirlenebilir bir işletmeci Türk kullanıcılara hizmet sunmaya başladığı an analiz düzenlemeye doğru kayar. "Merkeziyetsiz" etiketi soruyu çözmez; işlev ve kontrol çözer.
- Vergi. Token ihracı, zincir üstü transferler ve kripto kazançlarının vergilendirilmesi Türkiye'de hâlâ gelişmektedir. Damga vergisi, gelir ve kurumlar vergisi soruları gündeme gelebilir. Bir transferin zincir üstünde gerçekleşmesi onu vergisel olarak tarafsız kılmaz; vergiyi canlı bir mesele olarak ele alıp uzman görüşü alın.
İspat: Akıllı sözleşmeyi mahkemede kanıtlamak
Yaygın bir yanlış inanç, blokzincir kayıtlarının kendiliğinden kesin delil olduğudur. Türk hukukundaki konum daha nüanslıdır ve bir yönüyle beklenenden güçlüdür.
Dolayısıyla zincir üstü delilinizin gücü, nasıl imzalandığına bağlıdır. Güvenli elektronik imzaya bağlı bir kayıt senet gücüne ulaşabilir; çıplak cüzdan anahtarıyla yapılan bir işlem ise zaman ve içerik bakımından güçlü bir destek delilidir, ama hâkim onu dosyanın geri kalanıyla birlikte tartar.
Uygulamadaki sonuçlar:
- Kodun ifa etmesi gereken, insan tarafından okunabilir anlaşmayı saklayın. Uyuşmazlık mahkemeye taşınırsa hâkim, bytecode'u değil, dil hâlinde yazılmış şartları okumak ister.
- İşlem hash'lerini, cüzdan adreslerini ve zaman damgalarını koruyun; bunları bir bilirkişi raporuyla açıklamaya hazır olun.
- Dil meselesini erken çözün — yabancı dildeki kayıtlar mahkemede kullanım için genellikle yeminli Türkçe tercümeye ihtiyaç duyar.
Yabancılık unsuru taşıyan işlemlerde uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK, 5718 sayılı Kanun) ile belirlenir. Taraflar ticari bir sözleşmede uygulanacak hukuku genellikle seçebilir; ancak bu seçim, bir sunucunun veya düğümün (node) yerinden varsayılmamalı, zincir dışı anlaşmada açıkça yazılmalıdır.
Blokzincirde kişisel veri (KVKK)
Değiştirilemezlik, blokzincirin öne çıkan özelliğidir ve aynı zamanda veri koruma hukukuyla gerçek bir gerilimin kaynağıdır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), bireylere belirli hâllerde kişisel verilerinin silinmesini isteme hakkı tanır. Değiştirilemeyen bir zincir ise bir silme talebini kolayca yerine getiremez.
Pratik çıkarımlar şunlardır:
- Kişisel veriyi doğrudan zincir üstüne yazmaktan kaçının. Veriyi zincir dışında saklayın; defterde mümkün olduğunca yalnızca referans, hash veya takma adlı (pseudonymous) tanımlayıcı tutun.
- Yurt dışına aktarım dâhil tüm veri akışlarınızı, faaliyete geçmeden önce KVKK karşısında haritalandırın; yurt dışına aktarımın kendine özgü kuralları vardır.
- "Veri kamuya açık zincirde sonsuza dek kalır" durumunu nötr bir teknik gerçek değil, tasarımla çözülmesi gereken bir uyum sorunu olarak ele alın. KVKK ve bilişim hukuku danışmanlığı bu noktada belirleyicidir.
Ticari ve kurumsal kullanım alanları
Türkiye'de faaliyet gösteren şirketler için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), tacirler arası işlemlerin arka planını oluşturur ve belirli bildirimler için elektronik kayıtları ile kayıtlı elektronik postayı (KEP) zaten kabul eder. Akıllı sözleşmeler ticari ortamlarda gerçek değer katabilir:
- Otomatik ödemeler ve aşama (milestone) tetiklemeleri — tedarik veya inşaat çerçevelerinde tahsilat riskini azaltır.
- Emanet ve şarta bağlı serbest bırakma — birleşme/devralma earn-out'larında veya token satışlarında, fonlar yalnızca doğrulanabilir koşullar gerçekleştiğinde hareket eder.
- Telif ve gelir paylaşımı — gelen ödemeleri ortaklar veya lisans verenler arasında otomatik dağıtır.
Burada bile yönetişim soruları geleneksel hukukun alanında kalır. Bir Türk şirketinde yönetim yetkisi, imza yetkileri ve kurumsal onaylar; cüzdan anahtarını kimin tuttuğuna göre değil, TTK'ya ve esas sözleşmeye göre belirlenir. Gerekli kurumsal yetki olmadan icra edilen bir akıllı sözleşme, şirketi ve yöneticilerini sorumluluğa açabilir. Zincir üstü mekaniği ticaret hukuku belgeleriyle hizalayın ve şirket fonları hareket etmeden önce imza yetkilerini teyit edin.
Riskler, hatalar (bug) ve "kod kanundur" sorunu
"Kod kanundur (code is law)" sloganı, Türk hukuku bağlamında yanıltıcıdır. Bir akıllı sözleşmede hata (bug) varsa ve yanlış tutar transfer edilirse, ya da bir açıktan (exploit) fonlar boşaltılırsa, zincir üstü sonuç son söz değildir. Türk hukuku sebepsiz zenginleşme (TBK m. 77-82), ayıplı ifa ve haksız fiil sorumluluğuna (TBK m. 49 vd.) dayalı talepleri tanımaya devam eder. Kodlama hatasından veya bir saldırıdan zarar gören taraf, iade veya tazminat için mahkemeye başvurabilir; iş alacağın tahsili ve icra aşamasına geldiğinde ise size Türk sistemi içinde yol açan şey, icra edilebilir bir zincir dışı anlaşmadır.
Bu, her işletme için planlanması gereken bir gerilim doğurur:
- Değiştirilemezlik ve düzeltme. Devreye alındıktan sonra kodu değiştirmek zor olabilir; ancak hukuki ilişki anlaşmayla veya mahkemeyle düzeltilebilir ya da geri sarılabilir.
- Hata ve oracle riskinin dağıtımı. Oracle, akıllı sözleşmenin dayandığı zincir dışı veri kaynağıdır (fiyat, teslimat onayı, döviz kuru). Oracle'lar hata verebilir veya manipüle edilebilir; bu nedenle zincir dışı anlaşma, kod arızası, oracle hatası veya üçüncü kişi saldırısının sonuçlarına kimin katlanacağını belirtmelidir.
- Uyuşmazlık çözümü. Bir merci (Türk mahkemeleri veya tahkim) ile uygulanacak hukuku belirtin; böylece "zincir karar verdi" ifadesi hiçbir zaman hesap vermekten kaçmanın bahanesi olmasın.
Örnek üzerinden: Bir tedarikçi için zincir üstü emanet
Bir Türk şirketinin, tedarikçisine zincir üstü emanet (escrow) yoluyla ödeme yapmak istediğini düşünün: fonlar bir akıllı sözleşmede kilitlenir ve teslimat onaylandığında otomatik serbest bırakılır. Dikkatli bir yapı neye benzer?
- Anlaşma katmanı. Bedeli, teslimat ölçütlerini ve emanet kodu ya da oracle'ı arızalanırsa riski kimin taşıyacağını belirleyen; uygulanacak hukuk ve yetkili mahkemesi (yabancılık unsuru varsa MÖHUK 5718 çerçevesinde) açıkça seçilmiş yazılı bir tedarik sözleşmesi.
- Şekil kontrolü. Düz bir tedarik işi genellikle serbest şekillidir; zincir üstü ifa kabul edilebilir — ama bir kefalet veya teminat unsurunun işi yazılı ya da resmî şekle çekmediğini teyit edin.
- Düzenleyici kontrol. Emanet fiat yerine bir kripto varlık tutuyorsa, düzenlemenin 7518 sayılı Kanun kapsamında lisansa tâbi bir kripto varlık hizmeti veya saklama faaliyeti sayılıp sayılmadığını ve MASAK yükümlülüklerinin uygulanıp uygulanmadığını sorun.
- İspat katmanı. İşlem hash'lerini saklayın; yazılı şekil önem taşıyorsa anlaşmayı güvenli e-imzayla bağlayın ki kayıt HMK m. 205/2 uyarınca senet gücü taşıyabilsin.
Örneğin amacı basittir: kod mekaniği yürütür, ama para hareket etmeden önce bir avukat sözleşme, şekil, düzenleme ve ispat katmanlarının hepsinde yer almalıdır.
Akıllı sözleşme kullanmadan önce kontrol listesi
Türkiye'yi ilgilendiren bir akıllı sözleşmeyi devreye almadan önce birey ve şirketlerin şu adımları izlemesi yerinde olur:
- Her işlemin şekil şartını belirleyin (serbest, yazılı veya resmî şekil) ve buna göre tasarlayın.
- Kripto varlık sınırını kontrol edin: düzenleme, 7518 sayılı Kanun kapsamında SPK lisansı ve MASAK uyumu gerektiren bir faaliyet mi?
- Açık bir uygulanacak hukuk ve yetki kaydı içeren, insan tarafından okunabilir bir esas sözleşmeyi (yabancılık unsuru varsa MÖHUK 5718 çerçevesinde) saklayın.
- Yazılı şekil zorunluysa nitelikli elektronik imza kullanın — ve e-imzanın tamamen dışlandığı işlemleri tanıyın.
- Şirket fonları zincir üstünde hareket etmeden önce TTK uyarınca kurumsal yetkiyi ve imza yetkilerini teyit edin.
- Kodu bağımsız bir denetimden geçirin ve hata, oracle ile açık (exploit) riskini kimin taşıyacağını tanımlayın.
- KVKK yükümlülüklerini yönetmek için kişisel veriyi zincir dışında tutun; HMK 6100 uyarınca olası ispat amaçlı kullanım için işlem verisini ve tercümeleri saklayın.
Türkiye bağlantılı bir token satışı, emanet mekanizması veya otomatik ödeme çerçevesi kurguluyorsanız, hem hukuki hem teknik hizalamayı birlikte değerlendirmek gerekir. Projenizi görüşmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça sorulan sorular
Akıllı sözleşme (smart contract) Türkiye'de geçerli bir sözleşme midir?
Olabilir. Türk hukuku şekil serbestisini benimser (TBK m. 12); bu nedenle kod aracılığıyla ifade edilip ifa edilen bir anlaşma, özel bir şekil gerektirmeyen işlemler için genellikle geçerlidir. Buna karşılık taşınmaz devri, limited şirket pay devri ve diğer resmî işlemler, kodun yerine getiremeyeceği noter veya tapu/tescil şekil şartlarını gerektirmeye devam eder.
Blokzincir imzası Türkiye'de hukuken imza sayılır mı?
Kendiliğinden sayılmaz. Blokzincirdeki özel anahtar imzası, 5070 sayılı Kanun anlamında güvenli elektronik imza ile aynı şey değildir; çünkü bu statü akredite bir Türk sağlayıcıdan alınmış nitelikli sertifika gerektirir. Yazılı şekil zorunlu olduğunda nitelikli elektronik imza ya da ayrıca imzalanmış bir ana sözleşme gerekir. Bazı kefalet sözleşmeleri ile resmî şekle tâbi işlemler e-imzanın tamamen dışında tutulmuştur.
Token satışım veya kripto projem için SPK lisansı gerekir mi?
Gerekebilir. 7518 sayılı Kanun'un 2024'te Sermaye Piyasası Kanunu'nu değiştirmesinden bu yana, Türkiye'yle bağlantılı kripto varlık hizmet sağlayıcıları SPK'nın izin ve denetimine tâbidir ve MASAK'a karşı aklama önlemine ilişkin yükümlülükler taşır. Belirli token satışınızın, emanetinizin veya platformunuzun lisans gerektirip gerektirmediği olaya özgüdür; bu nedenle Türk kullanıcılara pazarlamadan önce düzenleyici statünüzü teyit edin.
Akıllı sözleşmeye Türk mahkemesinde itiraz edilebilir mi?
Evet. Kod kusursuz çalışsa bile altta yatan anlaşmaya; yanılma, aldatma, korkutma, kurumsal yetki eksikliği veya Borçlar Kanunu'ndaki diğer sakatlıklar nedeniyle itiraz edilebilir. Bir hata (bug) veya açık (exploit) zarara yol açtığında mahkeme iade veya tazminata da hükmedebilir; ancak sebepsiz zenginleşme talepleri TBK m. 82'deki sürelere tâbidir.
Türkiye bağlantılı sınır ötesi bir akıllı sözleşmeye hangi hukuk uygulanır?
Yabancılık unsuru taşıyan sözleşmelerde uygulanacak hukuku ve yetkili mahkemeyi Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK, 5718 sayılı Kanun) belirler. Taraflar ticari bir sözleşmede uygulanacak hukuku genellikle seçebilir; ancak bu seçim, sunucunun veya düğümün yerinden varsayılmamalı, zincir dışı yazılı anlaşmada açıkça yazılmalıdır.
Blokzincir kayıtları Türk yargılamasında delil olarak kabul edilir mi?
Evet. Elektronik veri HMK m. 199 uyarınca açıkça belgedir ve güvenli elektronik imzayla oluşturulan veriler HMK m. 205/2 uyarınca senet hükmündedir. Güvenli e-imza taşımayan düz bir blokzincir kaydı da kabul edilebilir niteliktedir; ancak hâkim onun gücünü takdir eder, bu yüzden insan tarafından okunabilir anlaşma ve bir bilirkişi raporu genellikle belirleyici olur.
Akıllı sözleşmede yanlış tutar transfer edilirse parayı geri alabilir miyim?
Hukuken talep yolunuz vardır. Kod yanlış tutar transfer ettiğinde veya bir açık fonları boşalttığında, sebepsiz zenginleşme (TBK m. 77-82) ile haksız fiil (TBK m. 49 vd.) hükümlerine dayanarak iade veya tazminat dava edebilirsiniz. Ancak TBK m. 82'deki iki yıllık ve on yıllık zamanaşımı süreleri içinde hareket etmeniz gerekir; bu nedenle hatayı fark eder etmez hukuki adım atmak önemlidir.
Kişisel veriyi blokzincire yazmak KVKK'ya aykırı olur mu?
Riskli olur. KVKK (6698 sayılı Kanun) belirli hâllerde verinin silinmesini isteme hakkı tanır; değiştirilemeyen bir zincir ise bir silme talebini kolayca yerine getiremez. Uygulamada kişisel veriyi doğrudan zincir üstüne yazmaktan kaçınmak, veriyi zincir dışında saklayıp defterde yalnızca referans veya hash tutmak ve yurt dışına aktarım dâhil veri akışlarını faaliyetten önce KVKK karşısında değerlendirmek gerekir.
Akıllı sözleşmeyle taşınmaz veya şirket payı devredebilir miyim?
Tek başına kodla devredemezsiniz. Taşınmaz devri tapu sicil müdürlüğünde resmî biçimde, limited şirkette pay devri ise noter onaylı yazılı sözleşme ile pay defterine ve ticaret siciline tescil yoluyla gerçekleşir (TTK m. 595). Bir blokzincir kaydı bu resmî şekil şartlarının yerini tutmaz; akıllı sözleşme en fazla bu işlemlerin yardımcı bir mekanizması olabilir, ikamesi olamaz.