Bu sayfa kimin için?
Türkiye'de ticaretle uğraşan bir şirket, esnaf ya da tacirsiniz. Bir alıcıya mal veya hizmet satıyor, bir tedarikçiden alım yapıyor, bayilik/distribütörlük ya da acentelik ilişkisi kurmuş, çerçeve sözleşme imzalamış olabilirsiniz; veya karşı tarafınız edimini yerine getirmeyi bırakmış, faturalarınızı ödememiş, sözleşmeyi haksız yere feshetmiş olabilir. İster sözleşmenizin baştan sağlam kurulmasını istiyor olun, ister mevcut bir uyuşmazlıkta net bir yol haritası arıyor olun, bu sayfa size hitap eder.
Burada konu ticaret hukuku ve ticari uyuşmazlıklar; yani işletmenizin üzerine kurulu olduğu sözleşmeler ve bunlardan doğan davalardır. Eğer derdiniz sadece kesinleşmiş bir fatura ya da çek/senede dayalı parayı tahsil etmekse, alacak tahsili ve icra takibi sayfasına bakabilirsiniz. Şirket kuruluşu, ortaklık yapısı, hisse devri veya genel kurul gibi konular için şirketler hukuku; ticari sözleşmelerin kaleme alınması ve denetimi için sözleşme hukuku sayfalarımız vardır. Tam hizmet bir büro olarak bu alanları birbirine bağlı yürütürüz; böylece dosyanız aşamalar arasında boşlukta kalmaz.
Ticari uyuşmazlıkta Türk hukuki çerçevesi
Ticari ilişkiniz çoğu zaman iki kanun merceğinden birden okunur. Türk Borçlar Kanunu (6098 / TBK) sözleşmenin genel hukukunu belirler: sözleşmenin kurulması, ifası, ihlali, tazminat ve sona ermesi. Türk Ticaret Kanunu (6102 / TTK) ise tacirler ve işletmeler arasındaki ilişkilere özgü kuralları ekler: ticari örf-âdet, ticari işlerde temerrüt, ticari faiz ve haksız rekabet gibi.
Yabancı şablondan uyarlanmış ya da özensiz kurulmuş sözleşmeler, uyuşmazlık çıktığında genellikle sahibinin aleyhine yorumlanır. Türk hukukunda sözleşme kural olarak yazıldığı gibi uygulanır; bu nedenle metnin lafzı büyük önem taşır. Çoğu ticari sözleşme geçerli olmak için noter onayı gerektirmez, ancak bazı işlemler (taşınmaz devri, belirli pay devirleri gibi) şekil şartına tabidir. Ayrıca tacirler arasında hukuk sizden derhal hareket etmenizi bekler: faturaya, ayıplı mala ya da bir bildirime süresinde itiraz etmemek, kendiliğinden var sandığınız hakları kaybettirebilir.
Tacir sıfatı ve ticari iş kavramı neden bu kadar önemli?
Bir uyuşmazlığın hangi kurallara tabi olacağını çoğu zaman tarafların tacir olup olmadığı belirler. TTK m. 12'ye göre bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi tacirdir; ticaret şirketleri (anonim, limited, kollektif vb.) ise tüzel kişi tacir sayılır. Tacir olmak yalnızca bir unvan değil, bir dizi sonuç doğurur:
- Basiret yükümlülüğü: Tacir, ticari faaliyetinde basiretli bir iş insanı gibi hareket etmek zorundadır; "bilmiyordum" savunması çoğu zaman kabul görmez.
- Ticari faiz ve temerrüt: Ticari işlerde temerrüt faizi ve faturaya itiraz süreleri farklı işler.
- Cezai şartın indirilememesi: Tacir borçlu, kural olarak kararlaştırılan cezai şartın fahiş olduğu gerekçesiyle indirilmesini isteyemez (TTK m. 22). Bu, aşağıda ayrıntılı anlattığımız üzere sözleşmedeki cezai şart hükmünü çok daha güçlü bir araç hâline getirir.
- Görevli mahkeme: İki taraf da tacirse ve uyuşmazlık ticari işletmeyle ilgiliyse, dava mutlak/nispi ticari dava niteliği kazanır ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür.
İlk işimiz, sizin ve karşı tarafın hukuki sıfatını ve işlemin ticari iş niteliğini doğru tespit etmektir; çünkü bu, izlenecek tüm yolu şekillendirir.
Hazırladığımız ve denetlediğimiz ticari sözleşmeler
İşletmenizin kullandığı B2B sözleşmelerin geniş bir yelpazesini kaleme alıyor ve mevcut metinlerinizi denetliyoruz:
- Mal tedarik, üretim ve alım sözleşmeleri — fiyat, teslim, kalite, teslim koşulları ve kabul süreçleri.
- Distribütörlük, bayilik, acentelik ve franchise sözleşmeleri — bölge, münhasırlık, hedefler ve özellikle sözleşme sonunda gündeme gelen denkleştirme (portföy) tazminatı (TTK m. 122).
- Hizmet, danışmanlık ve dış kaynak (outsourcing) sözleşmeleri.
- Pay sahipleri (hissedarlar) ve ortak girişim (joint venture) sözleşmeleri — şirketler hukuku ekibimizle birlikte.
- Lisans, marka kullanımı ve teknoloji transferi sözleşmeleri.
- Genel işlem koşulları, çerçeve sözleşmeler, gizlilik sözleşmeleri (NDA) ve niyet mektupları (LOI).
Bir sözleşmeyi yalnızca tercüme etmiyoruz. Yurt dışındaki bir model için yazılmış metin, çoğu zaman bir Türk mahkemesinin farklı yorumlayacağı ya da hiç dikkate almayacağı hükümler içerir. İşlemi Türk hukukuna göre uyarlarız; böylece sözleşme, gerektiği yerde ayakta kalır. Ayrıntılı sözleşme çalışmaları için sözleşme avukatı hizmetimize de göz atabilirsiniz.
Uyuşmazlığı kazandıran sözleşme hükümleri
Bir uyuşmazlık başladığında, asıl yükü birkaç sözleşme hükmü taşır. Özellikle şunlara dikkat ederiz:
- Uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme — hangi hukuk geçerli, hangi mahkeme ya da hakem karar verecek.
- Uyuşmazlık çözüm yolu — mahkeme, tahkim veya kademeli arabuluculuk/tahkim; tahkimin yeri ve dili.
- Cezai şart — TBK m. 179-182 uyarınca geçerlidir; ne kadar güçlü olduğu büyük ölçüde karşı tarafınızın tacir olup olmadığına bağlıdır (aşağıdaki kutuya bakın).
- Ödeme, temerrüt ve faiz — ticari işlerde temerrüt faizi ve TTK m. 1530'daki ödeme süreleri dahil.
- Fesih, mücbir sebep ve aşırı ifa güçlüğü — her iki tarafın sözleşmeden hangi şartlarda ve hangi ihbar süresiyle çıkabileceği.
- Sorumluluk sınırlamaları, garanti ve tazminat (indemnity) hükümleri.
Bu hükümler doğru kurulursa uyuşmazlıkların çoğu, sözleşme okunarak çözülür. Yanlış kurulursa, ne demek istediğinizi mahkemede tartışırsınız.
Sözleşme ihlal edildiğinde: ticari uyuşmazlık türleri
Ödememe, geç veya ayıplı teslim, haksız fesih, münhasırlığın ihlali, gizlilik ihlali ya da edimini yerine getirmeyi tümden bırakan bir karşı taraf — ticari uyuşmazlıklar pek çok biçimde ortaya çıkar. Sık karşılaştığımız tablo şudur:
- Ticari alacak davası: Mal/hizmet bedelinin, faiz ve varsa cezai şartla birlikte tahsili.
- Ayıplı ifa ve sözleşmeye aykırılık: Sözleşmeye uygun olmayan teslim nedeniyle bedel indirimi, onarım, ayıpsız misliyle değişim ya da tazminat.
- Haksız fesih ve menfi/müspet zarar tazminatı.
- Distribütörlük/acentelik sonunda denkleştirme tazminatı talepleri.
- Haksız rekabet ve gizlilik ihlalinden doğan men/tazminat davaları.
Yaklaşımımız hep aynıdır: sözleşme ve TTK/TBK çerçevesinde hukuki konumunuzu netleştirir, zararı somut biçimde hesaplar ve sizi en hızlı, en az maliyetle sonuca götürmesi muhtemel yolu seçeriz. Bu çoğu zaman, dava açılmadan önce gönderilen güçlü bir ihtarname ve müzakere anlamına gelir; sağlam delillerle desteklenmiş bir talep, uyuşmazlıkların önemli bölümünü mahkeme kapısına gelmeden çözer.
Alacağınızı erkenden güvence altına almak: ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir
Karşı tarafın, siz tahsil edemeden mal kaçıracağından, parayı başka yere aktaracağından endişe ediyorsanız, Türk hukuku size iki önleyici araç sunar; ve bunları erken kullanmak, çoğu zaman elinizdeki ilamın bir değer taşıyıp taşımayacağını belirler.
- İhtiyati haciz (İİK m. 257): Para alacağını güvence altına almak için borçlunun mal varlığına geçici el konulması. Dava açılmadan önce ya da dava sırasında, genellikle teminat karşılığında istenebilir.
- İhtiyati tedbir (HMK m. 389 ve devamı): Mevcut durumu koruyan mahkeme kararı; örneğin münhasırlık, gizlilik ya da haksız rekabet ihlalini dava sürerken durdurmak için.
Dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk (dava şartı)
1 Ocak 2019'dan bu yana, birçok ticari para alacağı davasında, dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak bir dava şartıdır. Bu kural, TTK'ya 5/A maddesini ekleyen 7155 sayılı Kanun ile getirilmiştir. Uygulamada, tacirler arasındaki bir miktar para ya da tazminat alacağına ilişkin davaların çoğunda, mahkeme davayı incelemeden önce kısa bir arabuluculuk sürecini tamamlamanız gerekir.
Arabuluculuk genellikle hızlıdır (çoğu zaman birkaç hafta içinde sonuçlanır) ve gizlidir; arabuluculukta varılan anlaşma belgesi, şartları taşıyorsa ilam niteliğinde olup doğrudan icraya konabilir. Süreç boyunca sizi temsil eder, konumunuzu korur ve usuli adımın doğru tamamlanmasını sağlarız; böylece anlaşma sağlanamazsa dava hakkınız zedelenmeden korunur.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava ve tahkim
Uyuşmazlığın yargı yoluyla karara bağlanması gerekiyorsa, ticari davaların çoğunu uzmanlaşmış Asliye Ticaret Mahkemeleri görür; belirli değer ve nitelikteki davalarda mahkeme heyet hâlinde toplanır ve karar verirken büyük ölçüde bilirkişi raporlarına dayanır.
Bazı uyuşmazlıklarda, özellikle taraflar sözleşmede kararlaştırmışsa, tahkim yolu tercih edilir; sözleşmeye tahkim şartı yazar ve süreci yürütürüz. Türkiye'nin güncel bir Milletlerarası Tahkim Kanunu (4686), ayrıca yerli uyuşmazlıklarda HMK tahkim hükümleri ve saygın bir kurum olarak İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) vardır. İki yol şöyle karşılaştırılabilir:
| Özellik | Asliye Ticaret Mahkemesi | Tahkim (ISTAC vb.) |
|---|---|---|
| Kararı veren | Devlet hâkim(ler)i, çoğu kez bilirkişi raporuyla | Tarafların belirlemesine katıldığı hakem(ler) |
| Tipik hız | Daha yavaş; istinaf/temyiz yıllar ekleyebilir | Çoğu zaman daha hızlı, sıkı bir takvimle |
| Gizlilik | Yargılama aleni | Gizli ve kapalı |
| Dil | Türkçe | Kararlaştırılan dil olabilir |
| Kanun yolu | İstinaf ve temyiz açık | Çok sınırlı (yalnızca iptal davası) |
| Başlangıç maliyeti | Daha düşük mahkeme harçları | Daha yüksek ücret, ama çoğu kez daha hızlı sonuç |
Tahkim hızlı ve gizli olabilir; ancak her zaman doğru cevap değildir. Küçük, tamamen yurt içi bir alacak için Asliye Ticaret Mahkemesi ya da doğrudan icra takibi genellikle daha ucuzdur. Sözleşmenize uygun yolu, hükmü kaleme almadan önce birlikte değerlendiririz.
Haksız rekabet ve ticari konumunuzun korunması
Ticaret hukuku yalnızca sözleşmelerden ibaret değildir. TTK (m. 54-63) haksız rekabeti yasaklar. m. 55, dürüstlük kuralına aykırı davranış örneklerini sayar (yanıltıcı davranışlar, rakibi kötüleme, sırların ele geçirilmesi, başkasının emeğinden haksız yararlanma vb.); m. 56 ise açılabilecek davaları ve istenebilecek tedbirleri düzenler. Eski bir distribütörünüz, çalışanınız ya da bir rakibiniz Türkiye'deki ticari faaliyetinize zarar veriyorsa, bunu durdurabilir ve tazminat talep edebilirsiniz.
Bu araçları, sözleşmedeki ilgili haklarla (rekabet yasağı, gizlilik, fikrî/sınai haklar) ve yukarıda anlatılan ihtiyati tedbir imkânıyla birleştirerek, hızın önem taşıdığı durumlarda pazardaki konumunuzu süratle koruruz.
Zamanaşımı, masraflar ve örnek bir senaryo
Örnek bir senaryo. Bir üretici, bir bayiye uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık çözüm hükmü içermeyen bir sözleşmeyle mal tedarik ediyor. Bayi ödemeyi durduruyor ve malların ayıplı olduğunu ileri sürüyor. Sözleşme bu konularda sessiz olduğu için uyuşmazlık Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait; davadan önce TTK m. 5/A arabuluculuk adımı gerekiyor; ayrıca sözleşme, güçlü bir cezai şart (TTK m. 22), uygulanabilir bir tahkim yeri ve önceden kararlaştırılmış teminat/ihtiyati tedbir fırsatlarını da kaçırmış oluyor.
Aynı müvekkil, en başta net bir uygulanacak hukuk, uyuşmazlık çözümü ve cezai şart hükmüyle (birkaç paragraf) çalışmış olsaydı, ödemeye giden çok daha hızlı, ucuz ve öngörülebilir bir yola sahip olurdu. Asıl meseleyi davanın kendisi değil, sözleşmenin kuruluşu olarak görmemizin nedeni budur.
Yukarıdaki süre, oran ve eşikler geneldir; somut sözleşmeniz ve talebiniz için kesin durumu, herhangi bir adıma güvenmeden önce ayrıca teyit ederiz.
Lexin Legal ticari dosyanızı nasıl yürütür?
Dosyanızı baştan sona, doğrudan ilgili avukatla çalışarak yürütürsünüz. İşe başlamadan önce kapsamı ve ücret esaslarını yazılı olarak netleştirir, müzakere ya da arabuluculuğun davadan daha akılcı olduğu durumlarda bunu açıkça söyleriz. Tam hizmet bir büro olmamız sayesinde aynı ekip, sözleşmenizi kaleme almaktan, gerektiğinde uyuşmazlığı dava ya da tahkimle çözmeye ve sonunda alacağınızı icra yoluyla tahsil etmeye kadar süreci kesintisiz biçimde taşır. Durumunuzu anlatmak için bizimle iletişime geçebilir ve bir görüşme planlayabilirsiniz.
Ticari uyuşmazlığınızda izlediğimiz süreç
Görüşme ve kapsam belirleme
Sözleşmenizi iletir ya da uyuşmazlığı anlatırsınız; biz inceler, hukuki konumunuzu değerlendirir ve yapılacak işin kapsamını yazılı olarak ortaya koyarız.
İnceleme ve strateji
Konumunuzu TTK/TBK ve sözleşme çerçevesinde değerlendirir, riski ve uyuşmazlık değerini hesaplar, istediğiniz sonuca götürmesi muhtemel yolu öneririz.
Sözleşme, müzakere veya ihtarname
Sözleşmeyi hazırlar ya da yeniden müzakere ederiz; uyuşmazlık varsa güçlü bir ihtarname gönderir ve karşı tarafla müzakereyi açarız.
Zorunlu arabuluculuk
Kanunun gerektirdiği hâllerde sizi ticari arabuluculuk sürecinde temsil eder, icra edilebilir bir anlaşma için çaba gösteririz.
Dava veya tahkim
Gerekirse uyuşmazlığı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ya da tahkime taşır, süreci baştan sona yürütürüz.
Sonuç ve tahsil
İlam, hakem kararı veya anlaşmayı sağlar; alacak söz konusuysa bunu icra yoluyla tahsile geçeriz.
Ticaret hukuku ve ticari davalar hakkında sık sorulan sorular
Ticaret hukuku avukatı hangi işlere bakar?
Ticaret hukuku avukatı, işletmeler arası (B2B) sözleşmelerin hazırlanması ve denetimi ile bunlardan doğan uyuşmazlıkları yürütür: ticari alacak davaları, ayıplı/eksik ifa, haksız fesih, münhasırlık ve gizlilik ihlalleri, distribütörlük/acentelik uyuşmazlıkları, haksız rekabet, cezai şart talepleri ve tacirler arası ticari davalar. Süreç çoğu zaman ihtarname ve müzakereyle başlar, gerekirse zorunlu arabuluculuk, ardından Asliye Ticaret Mahkemesi veya tahkimle devam eder.
Ticari dava nedir, hangi mahkemede açılır?
Ticari dava, kanunda sayılan hâllerde (mutlak ticari dava) ya da iki tarafın da tacir olup uyuşmazlığın ticari işletmelerini ilgilendirdiği hâllerde ortaya çıkan davadır. Bu davalar kural olarak Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülür. Belirli değer ve nitelikteki davalarda mahkeme heyet hâlinde karar verir. Görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi davanın kaderini etkilediği için, dosyanın başında bunu netleştiririz.
Ticari alacak davası açmadan önce arabuluculuk zorunlu mu?
Birçok ticari para ve tazminat alacağı için evet. 1 Ocak 2019'dan beri, TTK m. 5/A uyarınca (7155 sayılı Kanun ile eklenmiştir) bu tür davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak bir dava şartıdır. Arabuluculuk tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir. Süreç genellikle birkaç hafta sürer ve gizlidir; sizi baştan sona temsil eder, adımın usulüne uygun tamamlanmasını sağlarız.
Ticari alacağımı tahsil etmek için en hızlı yol nedir?
Bu, alacağın belgesine ve karşı tarafın tutumuna bağlıdır. Çek, senet ya da kesinleşmiş fatura gibi güçlü bir belge varsa doğrudan icra takibi çoğu zaman en hızlı yoldur. Belge tartışmalıysa veya itiraz bekleniyorsa, önce ihtiyati haciz ile alacağı güvence altına alıp ardından dava/arabuluculuk yürütmek daha sağlıklı olur. Her dosyada en uygun yolu somut duruma göre belirleriz.
Cezai şart her zaman geçerli midir, hâkim indirebilir mi?
Cezai şart TBK m. 179-182 uyarınca geçerlidir. Genel kurala göre hâkim, fahiş gördüğü cezai şartı talep olmasa bile indirebilir (TBK m. 182/3). Ancak karşı tarafınız tacirse, TTK m. 22 kural olarak borçlunun indirim istemesini engeller; bu da ticari sözleşmedeki cezai şartı çok daha güçlü kılar. Dar istisna, borçluyu ekonomik açıdan mahvedecek olması ya da ahlaka/kamu düzenine aykırılıktır (TBK m. 27). Bu nedenle cezai şart rakamı baştan bilinçli belirlenmelidir.
Tacirler arası uyuşmazlıkta faturaya itiraz süresi neden önemli?
Tacirler arasında hukuk derhal hareket etmenizi bekler. Gelen bir faturaya, ayıplı bir teslime ya da bir bildirime süresinde ve usulüne uygun biçimde itiraz etmemek, sonradan ileri sürmek istediğiniz hakları zayıflatabilir veya kaybettirebilir. Basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü (TTK m. 18/2) nedeniyle, ticari yazışmaların ve itirazların zamanında ve yazılı yapılması büyük önem taşır.
Ticari sözleşmede yabancı hukuk veya yabancı mahkeme kararlaştırabilir miyiz?
Yabancılık unsuru taşıyan sözleşmelerde, Türk milletlerarası özel hukuku (5718 sayılı MÖHUK) kural olarak tarafların uygulanacak hukuku seçmesine ve belirli sınırlar içinde mahkeme/yetkiyi belirlemesine izin verir. Ancak yabancı bir mahkeme kararı, Türkiye'de ancak tanıma-tenfiz şartları sağlanırsa işe yarar. Çoğu sınır ötesi ilişkide tahkim daha güvenli olabilir; sizin durumunuza en uygun seçimi birlikte değerlendiririz.
Ticari uyuşmazlıkta tahkimi mi yoksa mahkemeyi mi seçmeliyiz?
Tahkim gizlidir, çoğu zaman daha hızlıdır ve sınır ötesinde tanıma-tenfizi kolaylaştırabilir; ancak başlangıç maliyeti daha yüksektir ve kanun yolu çok sınırlıdır. Tamamen yurt içi, görece küçük bir alacak için Asliye Ticaret Mahkemesi ya da doğrudan icra takibi genellikle daha ekonomiktir. Sözleşmenize ve ticari ilişkinize uygun yolu, tahkim şartını yazmadan önce karşılaştırarak öneririz.
Geç ödenen ticari borçlarda neler talep edebilirim?
Asıl alacağın yanında kural olarak temerrüt faizi isteyebilirsiniz; ticari işlerde faiz ve ödeme süreleri bakımından TTK m. 1530 özel bir rejim öngörür. Sözleşmede kararlaştırılmışsa ayrıca cezai şart ve belirli masraflar da talep edilebilir. İhtarname göndermeden önce, talep edilebilecek toplam tutarı faiz ve fer'ileriyle birlikte hesaplarız.
Distribütörlük veya acentelik sözleşmesi sona erdiğinde tazminat hakkım var mı?
Acentelik sözleşmesi sona erdiğinde, kanuni şartlar varsa acente denkleştirme (portföy) tazminatı talep edebilir (TTK m. 122); sözleşmede aksi yazılı olsa bile bu hak kural olarak korunur. Yargıtay içtihatları, belirli koşullarda bu hakkı kıyas yoluyla bazı tek satıcılık/distribütörlük ilişkilerine de uygulayabilmiştir. Sözleşmeyi baştan, bu riski yönetecek şekilde kurgulamak en sağlıklısıdır.
Karşı taraf mal kaçırırsa alacağımı nasıl güvence altına alabilirim?
Para alacağını güvence altına almak için borçlunun mal varlığına ihtiyati haciz koydurabilirsiniz (İİK m. 257); süregelen bir zararı durdurmak içinse ihtiyati tedbir isteyebilirsiniz (HMK m. 389 ve devamı). Her ikisi de genellikle teminat karşılığında ve acele biçimde talep edilebilir. Mal kaçırma kaygısı taşıyan alacaklılar için bu, çoğu zaman atılabilecek en etkili ilk adımdır.
Ticaret hukuku ile alacak tahsili/icra hizmeti arasındaki fark nedir?
Ticaret hukuku, sözleşmelerin kendisini ve bunlardan doğan uyuşmazlıkları kapsar: hazırlık, ihlal, fesih, dava ve tahkim. Alacak tahsili ve icra ise, fatura, çek, senet ya da ilama dayanan ve artık tartışmasız hâle gelmiş bir paranın icra sistemi üzerinden tahsiline odaklanır. İkisi çoğu zaman birlikte yürür ve aynı ekip her iki süreci de sizin için yönetir.
Şirketimiz başka şehirde, dosyamızı uzaktan yürütebilir misiniz?
Evet. Müvekkillerimizin çoğuyla e-posta, telefon, video görüşme ve verilen bir vekâletname üzerinden çalışırız. Vekâletname, sözleşme hazırlama, müzakere, arabuluculuk, dava ve tahsil işlemlerini siz seyahat etmeden sizin adınıza yürütmemize imkân tanır. İstanbul Kağıthane merkezli olmakla birlikte Türkiye genelinde hizmet veriyoruz.