Tazminat Hukuku

Malpraktis Avukatı: Tıbbi Hata ve İş Kazası Tazminat Davaları

Hatalı bir tıbbi müdahale (malpraktis) ya da iş yerinde yaşanan bir kaza, hem ağır bir sağlık sorununa hem de ciddi maddi kayıplara yol açabilir. Yanlış teşhis veya cerrahi hata sonrası kalıcı zarar gören bir hasta da, işveren güvenlik tedbirlerini almadığı için iş kazasında yaralanan veya meslek hastalığına yakalanan bir çalışan da, Türk hukuku uyarınca maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Bu sayfada; malpraktis ve iş kazası davalarının hukuki dayanağını, hangi mahkemede açıldığını, zamanaşımı sürelerini, gerekli belgeleri, bilirkişi ve hesap sürecini ve tazminat kalemlerini, Türkiye'deki birey ve şirketlerin gerçek soruları üzerinden ayrıntılı biçimde açıklıyoruz. Durumunuza özel değerlendirme için görüşme planlayabilirsiniz.

Başlıca mevzuatTBK 6098, İş K. 4857, TCK 5237, HMK 6100, İYUK 2577, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
Tazminat türleriMaddi tazminat (tedavi, iş gücü kaybı) + manevi tazminat
Görevli mahkemeTıbbi hata: Asliye Hukuk / Tüketici / İdare; İş kazası: İş Mahkemesi
Zamanaşımı (genel)Haksız fiilde 2/10 yıl (TBK 72); sözleşme/iş ilişkisinde 5-10 yıl; ceza varsa uzamış ceza zamanaşımı
Kanıt temeliAdli Tıp Kurumu / bilirkişi raporu, tıbbi kayıtlar, SGK kaza tutanağı

Malpraktis (tıbbi hata) nedir, komplikasyondan farkı ne?

Tıbbi malpraktis, kısaca hekimin ya da sağlık personelinin özen yükümlülüğüne aykırı davranarak hastaya zarar vermesidir. Önemli bir ayrımla başlamak gerekir: her olumsuz sonuç malpraktis değildir. Tıp, doğası gereği belirli riskler içerir ve bu risklerden bazıları, hekim tüm gerekli özeni gösterse bile gerçekleşebilir. İşte bu öngörülebilir ve kaçınılmaz olumsuz sonuçlara komplikasyon denir ve kural olarak hekimin sorumluluğunu doğurmaz.

Malpraktisten söz edebilmek için, sonucun hekimin kusurundan (dikkatsizlik, tedbirsizlik, mesleğin gerektirdiği bilgi ve beceriden yoksunluk) kaynaklanması gerekir. Yargıtay uygulamasında belirleyici soru şudur: Aynı koşullarda, ortalama dikkatli ve özenli bir hekim aynı zararı verir miydi? Cevap hayırsa ve zarar önlenebilirdi ise, ortada bir malpraktis olabilir.

Sık karşılaşılan tıbbi hata türleri

  • Tanı (teşhis) hataları — hastalığın atlanması, geç teşhis, yanlış teşhis; özellikle kanser ve enfeksiyon vakalarında ağır sonuçlar.
  • Cerrahi hatalar — yanlış bölgeye/organa müdahale, ameliyatta cisim unutulması, sinir-damar yaralanması, hatalı teknik.
  • Estetik ve plastik cerrahi — burun, meme, liposuction, saç ekimi gibi işlemlerde vaat edilenden uzak veya zarar verici sonuçlar.
  • İlaç ve dozaj hataları — yanlış ilaç, yanlış doz, alerji öyküsünün gözardı edilmesi.
  • Doğum ve kadın doğum hataları — doğum sırasında bebekte veya annede oluşan zararlar.
  • Diş hekimliği uygulamaları — gereksiz diş kesimi, implant başarısızlığı, sinir hasarı.
  • Tedavi ve takip kusurları — yetersiz hijyen, ameliyat sonrası komplikasyonun yönetilememesi, eksik bakım.
Önemli: Sonucun komplikasyon mu yoksa malpraktis mi olduğu, çoğu zaman ancak tıbbi kayıtların ve bilirkişi raporunun incelenmesiyle netleşir. Bu nedenle dosyanın baştan doğru kurgulanması belirleyicidir.

Tıbbi hata mağduru olduğunuzu düşünüyorsanız tazminat hukuku kapsamındaki süreci değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hekimin hukuki sorumluluğu: tıbbi hatanın hukuki dayanağı

Tıbbi hata davasında hekimin ve sağlık kuruluşunun sorumluluğu, hizmetin özel mi yoksa kamu kuruluşunda mı verildiğine göre farklı hukuki temellere oturur.

Hukuki çerçeve: Özel hastane ve muayenehanelerde hekimle hasta arasındaki ilişki, ağırlıklı olarak vekâlet sözleşmesi niteliğindedir (TBK 502 vd.) ve aynı zamanda haksız fiil sorumluluğu doğurur (TBK 49 vd.). Vekil olarak hekim, işi özenle yürütme borcu altındadır (TBK 506). Tedavi kural olarak bir sonuç değil, özen (gayret) borcudur; yani hekim iyileşmeyi değil, gereken tıbbi özeni göstermeyi taahhüt eder.

Estetik müdahalelerde farklı bir ölçüt

Yargıtay, salt görünümü iyileştirmeye yönelik estetik (kozmetik) müdahaleleri çoğu zaman daha sıkı bir ölçütle, eser sözleşmesine yakın bir sonuç borcu olarak değerlendirir. Bu durumda, hastaya açıkça vaat edilen sonuçtan ciddi sapma, hekimin sorumluluğunu kolaylaştırabilir. Müdahalenizin hangi hukuki nitelikte olduğu, davanın stratejisini doğrudan etkiler.

İspat edilmesi gereken unsurlar

Tıbbi hata sorumluluğunun doğması için kural olarak dört unsur bir arada bulunmalıdır:

  • Hukuka aykırı fiil / özen borcuna aykırılık — hekimin tıp kurallarına (standart tıbbi uygulamaya) aykırı davranması.
  • Kusur — dikkatsizlik, tedbirsizlik veya gerekli özenin gösterilmemesi.
  • Zarar — bedensel, ekonomik veya manevi bir zararın varlığı.
  • İlliyet (nedensellik) bağı — kusurlu fiil ile zarar arasında gerçek bir bağ bulunması.

Bu unsurları dosyanızdaki belgeler üzerinden baştan dürüstçe değerlendirir, davanın açılmaya değer olup olmadığını açıkça söyleriz. Sonuç vaat etmeyiz; gerçekçi bir tablo sunarız.

Aydınlatılmış onam: hastanın bilgilendirilme hakkı

Tıbbi hata davalarının en güçlü ve en sık ihlal edilen alanlarından biri aydınlatılmış onam (rıza) meselesidir. Hasta Hakları Yönetmeliği ve TBK uyarınca hekim, herhangi bir müdahaleden önce hastayı; tanı, önerilen tedavi, gerçekçi başarı şansı, ciddi riskler ve komplikasyonlar ile makul alternatifler (hiçbir şey yapmama dâhil) konusunda, hastanın anlayabileceği biçimde aydınlatmakla yükümlüdür.

Hukuki çerçeve: Aydınlatma yükümlülüğü ve geçerli rıza, Hasta Hakları Yönetmeliği'nde düzenlenir; tıbbi müdahalenin hukuka uygunluğu için geçerli rıza şarttır (TMK 24, TCK 26 ile bağlantılı). Aynı Yönetmelik, hastaya kendi tıbbi kayıtlarına erişim hakkı da tanır.

Yeterli bilgilendirme yapılmadan alınan onam, geçerli bir onam değildir. Hastaya gerçek riskleri anlatılmadan, son anda ve aceleyle imzalatılan matbu bir onam formu, mahkemede ciddi biçimde tartışılabilir.

Onam formları nasıl değerlendirilir?

Mahkemeler ve bilirkişiler, salt imzanın varlığını yeterli görmez; gerçek anlamda bilgilendirilmiş bir rızanın alınıp alınmadığını inceler. Tipik zayıf noktalar şunlardır:

  • Müdahaleye özgü riskleri içermeyen, genel ve matbu (kalıp) ifadelerle dolu form.
  • Hastaya düşünüp vazgeçme fırsatı bırakmayacak şekilde son anda alınan onam.
  • Risklerin ve alternatiflerin gerçekten anlatıldığına dair kayıt bulunmaması.
  • Pazarlama/tanıtım sırasında verilen vaatlerin, onam formundaki risklerle çelişmesi.
Hastaya hiç bildirilmemiş ciddi bir risk gerçekleşmişse, müdahale teknik olarak kusursuz yapılmış olsa dahi, yalnızca aydınlatma yükümlülüğünün ihlali tek başına sorumluluk doğurabilir.

Bu nedenle onam belgelerini erken aşamada temin edip ayrıntılı inceleriz.

Özel hastane mi, kamu/üniversite hastanesi mi? Doğru yargı yolu

Tıbbi hata davasında ilk belirlenmesi gereken konulardan biri, tedavinin nerede yapıldığıdır; çünkü bu, davanın hangi yargı yolunda ve hangi mahkemede açılacağını belirler. Yanlış yol seçimi, hak kaybına yol açabilir.

Özel hastane, klinik ve muayenehaneler — adli yargı yolu

Özel sağlık kuruluşlarına karşı açılacak tazminat davaları adli yargıda görülür. Hasta ile özel hastane arasındaki ilişki, çoğunlukla hastane ile akdedilen hizmet sözleşmesine dayanır; bu nedenle dava, niteliğine göre Tüketici Mahkemesi veya Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılabilir. Hasta tüketici sayıldığında (TKHK 6502) görevli mahkeme genellikle Tüketici Mahkemesidir. Özel hastane, yanında çalıştırdığı hekim ve personelin fiillerinden de kural olarak sorumludur (TBK 66 – adam çalıştıranın sorumluluğu; TBK 116 – ifa yardımcısı).

Kamu ve üniversite hastaneleri — idari yargı yolu

Devlet veya üniversite hastanesinde tedavi gördüyseniz durum farklıdır. Kamu sağlık idaresine karşı talepler kural olarak adli yargıda değil, idari yargıda, hizmet kusuru esasına dayalı tam yargı davası olarak ileri sürülür. Bu davadan önce idareye yazılı başvuru yapmak zorunludur.

Hukuki çerçeve: İdari yargı yolu 2577 sayılı İYUK m.13 uyarınca işler. Zarar ve fiili öğrendiğiniz tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren 5 yıl içinde idareye başvurulur; idarenin cevap süresi 60 gündür (zımni ret); ardından 60 gün içinde tam yargı davası açılır.

ÖlçütÖzel hastane/klinik (adli yargı)Kamu/üniversite hastanesi (idari yargı)
MahkemeTüketici / Asliye Hukuk Mahkemesiİdare Mahkemesi
Hukuki temelSözleşme + haksız fiil (TBK 6098)İdarenin hizmet kusuru (İYUK 2577)
Ön başvuruZorunlu değilZorunlu (idareye yazılı başvuru)
DavalıHastane şirketi, hekim, aracıİlgili kamu idaresi

Doğru yargı yolunu, görevli mahkemeyi ve husumet yöneltilecek tarafları baştan tespit ederiz.

Hekime karşı ceza davası: Mesleki Sorumluluk Kurulu izni

Birçok hasta, tazminat davası ile hekime karşı ceza şikâyetinin birlikte yürüdüğünü düşünür. Ancak 2022'den bu yana ceza yolu için önemli bir usul kapısı eklenmiştir.

Dikkat edilmesi gereken adım: 7406 sayılı Kanun (27 Mayıs 2022) ile sağlık mesleği mensuplarının (kamu veya özel) görevleri sırasında işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı soruşturma başlatılabilmesi için, kural olarak Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu (MSK) izni aranır. Bu izin yalnızca ceza yolunu kapsar.

  • Tazminat (hukuk) davası bu izne tabi değildir. Hastane veya hekime karşı maddi-manevi tazminat davanız, MSK izni olmaksızın adli/idari yargıda görülmeye devam eder.
  • Ceza şikâyeti için önce MSK izni gerekir. Bazı taleplerde uzamış ceza zamanaşımına dayanıldığından, bu izin adımı zamanaşımı stratejisini de etkileyebilir.

Her iki yolu da baştan değerlendirir, hangisinin (ya da ikisinin birden) sizin durumunuzda anlamlı olduğunu açıkça söyleriz. Ceza boyutu öne çıkarsa ceza hukuku ekibimiz tazminat davasıyla eşgüdümlü çalışır.

İş kazası ve meslek hastalığı: işverenin sorumluluğu

İş kazası, sayfanın ikinci ana eksenidir ve Türkiye'de en sık karşılaşılan tazminat dosyalarındandır. İş kazası, sigortalının iş yerinde veya işin yürütümü nedeniyle uğradığı, bedensel veya ruhsal zarara yol açan olaydır; meslek hastalığı ise işin niteliği gereği tekrarlanan bir sebeple ortaya çıkan hastalıktır (5510 sayılı Kanun m.13-14).

Hukuki çerçeve: İşveren, 4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca çalışanın sağlık ve güvenliğini korumak için gerekli her türlü tedbiri almakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali, işçinin iş sözleşmesinden doğan ve haksız fiil esaslı tazminat haklarını doğurur (TBK 417 – işçiyi gözetme borcu; TBK 49 vd.). İşverenin sorumluluğu kusur esaslıdır; ancak iş güvenliği tedbirlerinin alınmaması başlı başına kusurdur.

İş kazası davasının temel özellikleri

  • Görevli mahkeme: İş Mahkemesi. İşçi ile işveren arasındaki iş kazası ve meslek hastalığı tazminatları İş Mahkemesinde görülür (7036 sayılı Kanun).
  • SGK gelir bağlama mahsubu. Kurum işçiye sürekli iş göremezlik geliri bağlamışsa, bu gelirin peşin sermaye değeri tazminattan düşülür; bu nedenle hesap teknik bir uzmanlık gerektirir.
  • Kusur oranı belirleyici. Bilirkişi (iş güvenliği uzmanı) raporu, işveren ve işçinin kusur oranlarını saptar; işçinin kusuru tazminatı azaltabilir.
  • Destekten yoksun kalma. Ölümlü iş kazalarında, ölenin desteğinden yoksun kalan yakınları ayrıca tazminat talep edebilir (TBK 53).
İpucu: İş kazası mutlaka SGK'ya bildirilmeli ve kaza tutanağı tutulmalıdır. Tanık beyanları, kamera kayıtları ve iş güvenliği eğitim/teçhizat belgeleri, kusur tespitinde kilit delillerdir.

İş hukuku boyutuyla ilgili olarak iş hukuku sayfamıza da göz atabilirsiniz.

İş kazasında işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu

İş kazası dosyalarında çoğu zaman birden fazla sorumlu taraf bulunur. Doğru kişilere husumet yöneltmek, tazminatın tahsil edilebilirliği açısından da önemlidir.

  • Asıl işveren – alt işveren (taşeron) ilişkisi. Alt işverenin işçisinin uğradığı zarardan, asıl işveren ile alt işveren müteselsilen (birlikte) sorumlu olabilir (İş K. 2). Bu, özellikle inşaat ve büyük şantiyelerde önem taşır.
  • İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi. Gerekli uyarı ve denetimleri yapmayan görevlilerin de kusurları gündeme gelebilir.
  • Üçüncü kişiler ve ürün kusuru. Kazaya arızalı bir makine veya hatalı ekipman yol açmışsa, üretici/satıcının sorumluluğu da değerlendirilir.
  • SGK'nın rücu davası. Kurum, işçiye yaptığı ödemeleri kusurlu işverene rücu edebilir; bu, işveren açısından ek bir risktir.
Hukuki çerçeve: İşverenin iş güvenliği tedbirlerini almaması aynı zamanda TCK 85-89 kapsamında taksirle yaralama/öldürme suçunu oluşturabilir; bu durumda ceza soruşturması, tazminatın uzamış ceza zamanaşımından yararlanmasını sağlayabilir (TBK 72/son).

İşveren tarafındaysanız, iş kazası sonrası ceza ve tazminat risklerinizi en aza indirmek; çalışan tarafındaysanız tüm sorumluları kapsayan bir dava kurgusu oluşturmak için durumunuzu bizimle paylaşabilirsiniz.

Bilirkişi ve Adli Tıp: kusur nasıl ispatlanır?

Hem malpraktis hem iş kazası davalarında kusur, hâkimin değil bilirkişinin / uzmanın teknik değerlendirmesiyle ortaya konur. Süreci anlamak, beklentileri gerçekçi kılar.

Tıbbi hatada bilirkişilik

Tıbbi hata davalarında mahkeme dosyayı genellikle Adli Tıp Kurumu (ATK) ihtisas dairesine veya üniversitelerden seçilen uzman hekim bilirkişilere gönderir. Rapor; tıp kurallarına uyulup uyulmadığını, kusur bulunup bulunmadığını ve kusurla zarar arasındaki nedensellik bağını değerlendirir. Ayrıca varsa maluliyet (sürekli iş göremezlik) oranını belirler; bu oran, maddi tazminatın hesabını doğrudan etkiler.

İş kazasında bilirkişilik

İş kazası dosyalarında genellikle iş güvenliği uzmanı bilirkişi, tarafların kusur oranlarını; sağlık kurulu raporları ise maluliyet oranını belirler. Kusur dağılımı (ör. işveren %80, işçi %20) tazminat miktarını doğrudan değiştirir.

İpucu: Yetersiz veya çelişkili bir bilirkişi raporu kesin değildir; itiraz edilerek ek rapor veya yeni heyetten rapor istenebilir. Aleyhe raporu olduğu gibi kabul etmez, eleştirel biçimde inceleriz.

Delilleriniz neden temeldir?

Bilirkişi yalnızca dosyadaki belgeleri değerlendirebilir. Bu nedenle sakladığınız kayıtlar, davanın gücünü belirleyen en önemli unsurdur:

  • Tıbbi hatada: muayene kayıtları, tahlil/görüntüleme sonuçları, ameliyat ve anestezi notları, epikriz (çıkış özeti), onam belgeleri, fotoğraflar.
  • İş kazasında: SGK kaza tutanağı, iş güvenliği eğitim ve ekipman belgeleri, tanık beyanları, kamera kayıtları, hastane raporları.

Hangi tazminatları talep edebilirsiniz?

Türk hukuku, hem maddi tazminatı hem de manevi tazminatı talep etme hakkı tanır. Hangi kalemlerin istenebileceğini ve nasıl belirlendiğini açıklarız; ancak önceden bir rakam vaat etmeyiz, çünkü miktar delillere bağlıdır ve sonuçta mahkemece takdir edilir.

Hukuki çerçeve: Tazminat, TBK 49-56 hükümlerine tabidir. Manevi tazminat TBK 56'ya, ölüm hâlinde destekten yoksun kalma ve cenaze giderleri TBK 53'e göre belirlenir. Bedensel zararlarda TBK 54 (tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı) uygulanır.

Tazminat kalemiMaddi tazminatManevi tazminat
KapsamTedavi giderleri, kazanç kaybı, iş gücü kaybı, bakıcı gideriBedensel acı, ruhsal elem, sakatlık, yaşam kalitesinde kayıp
BelirlenmesiBelgelere ve maluliyet oranına göre hesaplanırHâkim tarafından hakkaniyete göre takdir edilir
DayanakTBK 49-54TBK 56

Maddi tazminat kalemleri

  • Tedavi ve iyileştirme giderleri — ameliyat, ilaç, fizik tedavi, protez, düzeltici müdahaleler.
  • Geçici iş göremezlik kaybı — iyileşme sürecinde çalışamadığınız dönemin gelir kaybı.
  • Sürekli iş gücü (çalışma gücü) kaybı — kalıcı maluliyet hâlinde, maluliyet oranı ve geliriniz üzerinden hesaplanan gelecekteki kazanç kaybı.
  • Bakıcı ve diğer giderler — başkasının bakımına muhtaçlık hâlinde bakım gideri ve ek masraflar.

Manevi tazminat

Bedensel acı, ruhsal elem, sakatlık ve yaşam kalitesindeki kayıp için TBK 56 uyarınca verilir. Hâkim, zararın ağırlığı, kalıcılığı ve kusurun derecesini gözeterek hakkaniyete göre takdir eder.

Dikkat: Zarar görenin kendi kusuru tazminatı azaltır (TBK 52). Örneğin işçinin güvenlik kurallarına aykırı davranması veya hastanın ameliyat sonrası talimatlara uymaması, tazminattan indirim sebebi olabilir.

Tazminat nasıl hesaplanır?

Uydurma bir toplam değil, hesap yöntemini açıklarız; böylece beklentiniz gerçeğe dayanır.

Maddi zarar

Belgelenen giderler (tedavi, o güne kadarki gelir kaybı) delillerden toplanır. Kalıcı zararlarda, gelecekteki çalışma gücü kaybı; bilirkişi raporundaki maluliyet oranı ve geliriniz (ispatlı gelir ya da ispatlanamıyorsa asgari ücret esas alınarak) üzerinden hesaplanır. Gelecekteki kayıplar, kabul gören aktüeryal (TRH-2010 gibi yaşam tabloları ve iskonto/artırım) yöntemiyle belirlenir; sabit bir tutarla değil.

İş kazasında SGK mahsubu

İş kazasında SGK'nın bağladığı sürekli iş göremezlik gelirinin peşin sermaye değeri, işverenin sorumlu olduğu maddi tazminattan düşülür. Bu mahsup, çoğu dosyada tazminat miktarını belirgin biçimde etkileyen teknik bir aşamadır.

Manevi tazminat ve faiz

Manevi tazminat, TBK 56 uyarınca hâkim tarafından hakkaniyetle takdir edilir; birbirine benzeyen iki olay çok farklı sonuç doğurabilir. Ayrıca kural olarak haksız fiil/zarar tarihinden itibaren faiz işler; çok yıllı davalarda bu, toplam tutara önemli katkı sağlayabilir.

Zamanaşımı: ne kadar süreniz var?

Bu davalarda zamanaşımı en kritik konulardan biridir ve beklemenin en büyük riskidir. Süre; talebin sözleşmeye mi haksız fiile mi dayandığına, kuruluşun özel/kamu olmasına ve fiilin aynı zamanda suç oluşturup oluşturmadığına göre değişir.

Süreye dikkat: Haksız fiile dayalı talep, zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren 2 yıl ve her hâlde fiilden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar (TBK 72). Sözleşmeye (vekâlet/iş sözleşmesi) dayalı taleplerde ise genel zamanaşımı 10 yıldır (TBK 146); bazı hâllerde 5 yıllık süre tartışılabilir (TBK 147).

  • Tıbbi hata – özel kuruluş. Sözleşmeye dayalı talepte 10 yıllık süre; haksız fiilde 2/10 yıl uygulanır. Lehinize olan süreyi korumak için dava, her iki temele de dayandırılarak kurgulanır.
  • Ceza zamanaşımı uzaması. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa (ör. taksirle yaralama – TCK 89, taksirle öldürme – TCK 85), tazminat talebine daha uzun ceza zamanaşımı uygulanabilir (TBK 72/son; TCK 66). Bu çoğu zaman en uzun süredir.
  • Kamu hastanesi – idari yargı. İYUK m.13 farklı süreler öngörür: zarar ve fiili öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde 5 yıl içinde idareye başvuru; cevap/zımni ret sonrası 60 gün içinde dava.
  • İş kazası. İşverene karşı tazminat taleplerinde kural olarak 10 yıllık zamanaşımı uygulanır; ölümlü/yaralamalı olaylarda uzamış ceza zamanaşımı gündeme gelebilir.

Güvenli yaklaşım nettir: süreler sınırlıdır ve deliller zamanla kaybolur. Erken hukuki değerlendirme alın; sizin olayınıza özgü kesin süreyi birlikte belirleriz.

Gerekli belgeler ve delil koruma

Bu davalar belge ağırlıklıdır; bilirkişi yalnızca dosyadaki belgeleri değerlendirebileceğinden, delillerin baştan toplanması belirleyicidir.

Tıbbi hata dosyası için

  • Hasta dosyasının tamamı: muayene kayıtları, tahlil ve görüntüleme (MR, tomografi vb.) sonuçları.
  • Ameliyat notu, anestezi kayıtları ve epikriz (çıkış özeti).
  • Aydınlatılmış onam belgeleri.
  • Tedavi öncesi/sonrası ve sürecin gelişimini gösteren tarihli fotoğraflar.
  • Klinik veya aracı ile yazışmalar (e-posta, WhatsApp), reklam/tanıtım metinleri ve verilen vaatler.
  • Ödeme belgeleri ve düzeltici tedaviye ilişkin yeni raporlar.

İş kazası dosyası için

  • SGK iş kazası bildirimi ve kaza tutanağı.
  • İşyeri kaza inceleme raporu, iş güvenliği eğitim ve ekipman (KKD) belgeleri.
  • Tanık ad-soyad ve beyanları, varsa kamera kayıtları.
  • Hastane raporları, ameliyat ve tedavi belgeleri, sağlık kurulu maluliyet raporu.
  • Bordro/SGK hizmet dökümü (gelir ve kıdem ispatı için).
İpucu: Klinik veya işveren yanıt vermese bile umutsuzluğa kapılmayın. Hasta Hakları Yönetmeliği gereği tıbbi kayıtlara erişim hakkınız vardır; iş kazasında ise SGK ve müfettiş kayıtları üzerinden belgeye ulaşılabilir.

Süreç ne kadar sürer ve nasıl ilerler?

Müvekkillerin en sık sorduğu soru budur ve dürüst bir cevabı hak eder. Çekişmeli bir malpraktis veya iş kazası davası kısa değildir: kayıtların toplanması, bilirkişi ve Adli Tıp raporlarının alınması, rapora itirazlar ve mahkemenin kendi takvimi zaman alır.

Uygulamada, tam çekişmeli dosyalar ilgili aşamalar boyunca çoğunlukla iki ila dört yıl sürebilir; aleyhe bir raporun çürütülerek yeni heyet istenmesi gereken veya istinaf/temyiz aşamasına geçen dosyalarda bu süre uzayabilir. Delili güçlü ve karşı tarafın çözüme yatkın olduğu dosyalar daha erken sonuçlanabilir.

Hızlandıran unsurlar: İhtiyati tedbir/delil tespiti talebi, eksiksiz belge sunumu ve maluliyet oranının erken netleşmesi, süreci kısaltabilir. Size özgü gerçekçi bir takvimi, dosyayı gördükten sonra paylaşırız.

Arabuluculuk ve dava öncesi seçenekler

Dava açmadan önce değerlendirilmesi gereken alternatifler vardır; bunlar hem süreyi kısaltabilir hem de bazı dosyalarda zorunludur.

  • İş kazası tazminatında dava şartı arabuluculuk. İşçi-işveren arasındaki işçilik alacaklarında arabuluculuk dava şartıdır. Ancak iş kazası/meslek hastalığından kaynaklanan maddi-manevi tazminat ve rücu talepleri bu zorunluluğun istisnasıdır; bu talepler için doğrudan dava açılabilir. Yine de tarafların ihtiyari arabuluculukla anlaşması mümkündür.
  • Tıbbi hatada arabuluculuk. Tüketici uyuşmazlığı niteliğindeki bazı taleplerde dava öncesi arabuluculuk gündeme gelebilir; somut nitelendirmeyi dosyaya göre yaparız.
  • İhtiyati tedbir ve delil tespiti. Kayıtların kaybolma riski varsa, dava açılmadan delil tespiti (HMK 400 vd.) talep edilebilir.
  • Sulh/uzlaşma. Karşı taraf çözüme yatkınsa, dava riskini ve süresini ortadan kaldıracak makul bir sulh de değerlendirilir.

Hangi yolun sizin için uygun olduğunu, dosyanızın gücünü ve karşı tarafın tutumunu birlikte değerlendirerek belirleriz.

Lexin Legal dosyanızı nasıl ele alır?

Malpraktis ve iş kazası, tazminat hukukunun en belge yoğun ve teknik alanlarındandır; bu nedenle dosyayı metodik biçimde yürütürüz.

  • Önce dürüst değerlendirme. Kayıtlarınızı; hukuka aykırılık, kusur, illiyet ve zarar unsurları açısından inceler, davanın açılmaya değer olup olmadığını açıkça söyleriz.
  • Doğru yargı yolu ve doğru taraflar. Adli mi idari mi, hangi mahkeme, kime husumet — baştan tespit ederiz; taşeron, aracı ve üretici gibi olası tüm sorumluları kapsarız.
  • Delil ve bilirkişi yönetimi. Tıbbi kayıtlar, SGK belgeleri, Adli Tıp ve bilirkişi raporları, itirazlar — tümünü titizlikle takip ederiz.
  • Net bilgilendirme. Her aşamada anlaşılır biçimde bilgilendirilirsiniz; ücret ve masraf çerçevesini başından açıklarız.

Hiçbir sonuç garantisi vermeyiz; dürüst bir değerlendirme ve özenli takip sunarız. Durumunuzu anlatmak için görüşme planlayabilirsiniz. İlgili alanlarda tazminat hukuku ve sigorta ve trafik kazası sayfalarımıza da bakabilirsiniz.

Dosyanızı nasıl ele alıyoruz

Ücretsiz ön değerlendirme

Olayınızı ve elinizdeki belgeleri bizimle paylaşın. Tıbbi hata veya iş kazası talebinizi hukuki unsurlar açısından inceler, açılmaya değer bir dava olup olmadığını dürüstçe değerlendiririz.

Vekâlet ve dosyanın kurulması

Vekâletname düzenlendikten sonra, dosyanın doğru yargı yolunu (adli/idari/iş mahkemesi), görevli mahkemeyi ve husumet yöneltilecek tarafları tespit ederiz.

Delillerin toplanması ve korunması

Tıbbi kayıtları, epikrizi ve onam belgelerini veya SGK kaza tutanağı ve iş güvenliği belgelerini temin eder; gerekirse delil tespiti yaptırırız.

Bilirkişi ve Adli Tıp raporları

Adli Tıp Kurumu veya uzman bilirkişiler aracılığıyla kusur, illiyet ve maluliyet oranını ortaya koyan raporları takip eder, aleyhe raporlara itiraz ederiz.

Tazminatın hesaplanması

Maluliyet oranı ve geliriniz üzerinden maddi tazminatı aktüeryal yöntemle, manevi tazminatı ise hukuki gerekçelerle talep eder; iş kazasında SGK mahsubunu da dikkate alırız.

Davanın yürütülmesi

Davayı sizin adınıza açar ve yürütürüz; maddi ve manevi tazminat talebini takip ederek her aşamada sizi anlaşılır biçimde bilgilendiririz.

Malpraktis ve iş kazası hakkında sık sorulan sorular

Malpraktis (tıbbi hata) ile komplikasyon arasındaki fark nedir?

Komplikasyon, hekim gereken tüm özeni gösterse bile gerçekleşebilen, öngörülebilir ve kaçınılmaz olumsuz sonuçtur ve kural olarak sorumluluk doğurmaz. Malpraktis ise hekimin dikkatsizliği, tedbirsizliği veya mesleğin gerektirdiği bilgi-beceriden yoksunluğu sonucu, önlenebilir bir zararın doğmasıdır. Belirleyici soru, aynı koşullarda ortalama özenli bir hekimin de aynı zararı verip vermeyeceğidir. Bu ayrım genellikle bilirkişi ve Adli Tıp raporuyla netleşir.

Olumsuz sonuç tek başına davayı kazandırır mı, kusuru ispatlamam gerekir mi?

Tek başına kötü sonuç yeterli değildir; tıp doğası gereği risk içerir. Sorumluluk için hukuka aykırılık (özen borcuna aykırılık), kusur, zarar ve illiyet bağı birlikte ispatlanmalıdır. Bir nüans olarak, salt estetik müdahaleler Yargıtay tarafından çoğu zaman daha sıkı, sonuç odaklı bir ölçütle değerlendirilir. Bu unsurları dosyanız üzerinden dürüstçe değerlendiririz.

Türkçe bir onam (rıza) formu imzaladım. Bu davamı bitirir mi?

Mutlaka değil. İmzanın varlığı tek başına yeterli görülmez; mahkeme, gerçek anlamda bilgilendirilmiş bir rızanın alınıp alınmadığını inceler. Riskleri, başarı şansını ve alternatifleri açıklamayan, son anda ve aceleyle imzalatılan ya da müdahaleye özgü olmayan matbu bir form, geçerli onam sayılmayabilir. Hiç bildirilmemiş ciddi bir risk gerçekleşmişse, aydınlatma eksikliği tek başına sorumluluk doğurabilir.

Hekime karşı ceza şikâyeti için özel bir izin mi gerekiyor?

Evet. 7406 sayılı Kanun (2022) ile sağlık mesleği mensubu hakkında ceza soruşturması başlatılabilmesi için kural olarak Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu (MSK) izni aranır. Önemli olan şu: bu izin yalnızca ceza yolunu kapsar; maddi-manevi tazminat (hukuk) davanız MSK izni olmaksızın görülmeye devam eder.

Tıbbi hata davası hangi mahkemede açılır?

Tedavinin yerine bağlıdır. Özel hastane ve kliniklere karşı dava adli yargıda, niteliğine göre Tüketici Mahkemesi veya Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Kamu veya üniversite hastanelerine karşı talepler ise idari yargıda, hizmet kusuruna dayalı tam yargı davası olarak ve önceden idareye başvuru şartıyla (İYUK m.13) ileri sürülür.

İş kazası davası nerede açılır ve kimlere karşı açabilirim?

İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davaları İş Mahkemesinde görülür. Davalı kural olarak işverendir; ancak alt işveren-asıl işveren ilişkisinde her ikisi müteselsilen, ayrıca kusuru bulunan iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi veya arızalı ekipmanın üreticisi de sorumlu olabilir. Tüm olası sorumluları kapsayan bir dava kurgusu oluştururuz.

İş kazasında tam olarak hangi tazminatları alabilirim?

Maddi tazminat kapsamında tedavi giderleri, geçici iş göremezlik (gelir) kaybı ve kalıcı maluliyet hâlinde sürekli iş gücü kaybı; bunun yanında manevi tazminat (TBK 56) talep edilebilir. Ölümlü kazalarda yakınlar destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir (TBK 53). Maddi tazminattan, SGK'nın bağladığı gelirin peşin sermaye değeri mahsup edilir.

Tazminat miktarı nasıl belirlenir, bana baştan rakam söyleyebilir misiniz?

Belgelenen giderler delillerden toplanır; kalıcı zarar, bilirkişi raporundaki maluliyet oranı ve geliriniz üzerinden aktüeryal yöntemle hesaplanır. Manevi tazminat ise hâkim tarafından hakkaniyete göre takdir edilir. Kendi kusurunuz tazminatı azaltabilir (TBK 52). Bu nedenle hiçbir dürüst avukat önceden kesin bir rakam vaat edemez; biz de yalnızca yöntemi açıklarız.

Kime karşı dava açacağım — hekime, hastaneye yoksa ikisine de?

Çoğu zaman birden fazla tarafa. Özel hastane, bünyesinde çalışan hekim ve personelin fiillerinden de kural olarak sorumludur (TBK 66 ve 116). Sürece bir aracı veya organizasyon firması karıştıysa onların sorumluluğu da değerlendirilir. Tüm sorumluluk zincirini çıkararak husumeti doğru yöneltiriz.

İş kazası tazminatı için arabulucuya başvurmak zorunda mıyım?

İşçilik alacaklarında arabuluculuk dava şartıdır; ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi-manevi tazminat ile rücu talepleri bu zorunluluğun istisnasıdır. Yani bu talepler için doğrudan dava açılabilir. Yine de taraflar isterse ihtiyari arabuluculukla anlaşabilir.

Dava açmak için ne kadar sürem var (zamanaşımı)?

Yola bağlıdır. Haksız fiilde kural olarak öğrenmeden itibaren 2, fiilden itibaren 10 yıl (TBK 72); sözleşmeye dayalı taleplerde genellikle 10 yıl uygulanır. Fiil aynı zamanda suç (taksirle yaralama/öldürme) ise daha uzun ceza zamanaşımı geçerli olabilir. Kamu hastanesinde İYUK m.13 uyarınca 1 yıl/5 yıllık başvuru süresi işler. Erken değerlendirme almanızı öneririz; size özgü kesin süreyi birlikte belirleriz.

Malpraktis veya iş kazası davası ne kadar sürer?

Tam çekişmeli dosyalar, belgelerin toplanması, bilirkişi/Adli Tıp raporları, itirazlar ve olası istinaf-temyiz aşamaları boyunca çoğunlukla iki ila dört yıl sürebilir; aleyhe raporun çürütülmesi gereken dosyalarda daha uzun sürebilir. Delili güçlü dosyalar daha erken sonuçlanabilir. Size özgü gerçekçi takvimi dosyayı gördükten sonra paylaşırız.

Klinik veya işveren belge vermiyor, hâlâ kayıtlara ulaşabilir miyim?

Evet. Hasta Hakları Yönetmeliği gereği kendi tıbbi kayıtlarınıza erişim hakkınız vardır ve hastaneler bu kayıtları saklamakla yükümlüdür. İş kazasında ise SGK kayıtları, müfettiş raporları ve mahkeme aracılığıyla işyeri kayıtları üzerinden belgeye ulaşılabilir. Karşı taraf yanıt vermese bile hukuki yollarla bu belgeleri talep ederiz.

Hangi belgeleri saklamalıyım?

Tıbbi hatada: hasta dosyası, tahlil/görüntüleme sonuçları, ameliyat ve anestezi notları, epikriz, onam belgeleri, tedavi öncesi/sonrası tarihli fotoğraflar, klinik ve aracı ile tüm yazışmalar ve ödeme belgeleri. İş kazasında: SGK kaza bildirimi ve tutanağı, iş güvenliği eğitim/ekipman belgeleri, tanık bilgileri, kamera kayıtları, hastane raporları ve maluliyet raporu.

İşveren tarafıyım; iş kazası sonrası hukuki riskim nedir?

İş güvenliği tedbirlerinin alınmaması hâlinde işveren, hem maddi-manevi tazminattan hem de SGK'nın rücu davasından sorumlu olabilir; ayrıca olay taksirle yaralama/öldürme suçunu oluşturabilir (TCK 85-89). Ön değerlendirmede mevcut belgelerinizi, kusur durumunu ve ceza-tazminat risklerinizi birlikte gözden geçiririz.

Sonuç garantisi verebilir misiniz?

Hayır. Hiçbir hukuki sürecin sonucu garanti edilemez ve avukatlık meslek kuralları bu tür vaatleri yasaklar. Size sunduğumuz şey, olasılıklarınızın dürüst bir değerlendirmesi ve davanızın Türk hukuku uyarınca özenli biçimde takibidir.

Başlayalım

Dilinizi konuşan bir Türk avukatla görüşün.

Ticari, kurumsal veya kişisel meselenizi bize iletin; gerçek bir Türk avukattan net, sabit ücretli bir yanıt alın — genellikle bir iş günü içinde.

★★★★★ 4.9 60 Google yorumu · Mondaq, Clutch ve Trustpilot'ta yer aldık
WhatsApp'tan yazın
Gerçek bir avukat yanıtlar — genelde gün içinde
WhatsAppE-postaRandevu alın