Aile ve Boşanma Hukuku

Boşanma Sebepleri Nelerdir? Özel ve Genel Sebepler

Boşanma sebepleri Türk hukukunda iki gruba ayrılır ve davanızı mutlaka bunlardan birine dayandırmanız gerekir; Türkiye'de "sebepsiz boşanma" yoktur. Özel (kusura dayalı) sebepler Türk Medeni Kanunu'nun (TMK 4721) 161 ila 165. maddelerinde sayılır ve zina, terk gibi belirli davranışları hedef alır; genel sebep ise 166. maddede yer alır ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması, anlaşmalı boşanma ve uzun fiili ayrılık hâllerini kapsar. Bu rehber iki grup arasındaki farkı, dayandığınız sebebin delili, kusuru, nafakayı, tazminatı ve davanın ne kadar süreceğini nasıl belirlediğini anlatır.

Türk Hukukunda Boşanma Sebepleri Nasıl Düzenlenir?

Türk mahkemeleri bir evliliği, yalnızca eşlerden biri ya da her ikisi artık evli kalmak istemiyor diye sona erdirmez. Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun, TMK) sınırlı sayıda boşanma sebebini düzenler ve her boşanma davası bu sebeplerden birine dayanmak zorundadır. Bu sebepler iki gruba ayrılır: özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebebi.

Özel sebepler TMK'nın 161 ila 165. maddelerinde yer alır ve her biri zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ya da akıl hastalığı gibi belirli bir kusur biçimini tanımlar. Genel sebep ise 166. maddededir ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik), anlaşmalı boşanma ile uzun süreli fiili ayrılıktan sonra açılan boşanma hâllerini kapsar.

Bu ayrım teorik bir mesele değildir. Neyi ispatlamanız gerektiğini, kusurun sonucu ne ölçüde etkileyeceğini ve nihayetinde nafaka ile tazminata olan hakkınızı veya sorumluluğunuzu belirler. Yanlış sebebe dayanmak ya da bir süreyi kaçırmak, davanın aylarca uzamasına yol açabilir. Boşanma ve aile hukuku ekibimiz hem olaya hem de fiilen elde edilebilen delile uyan sebebi belirlemeye çalışır.

İlgili hüküm: Bütün boşanma sebepleri tek bir kanundan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'ndan gelir. Özel sebepler TMK m. 161-165; genel sebep TMK m. 166'dır.

Bir kapsam notu daha. Bu rehber sebepler üzerinedir; yani boşanmanın hukuki gerekçesi. Aynı boşanma kararı ayrıca kusuru, çocuğun velayetini, kişisel ilişkiyi (görüşme düzenini) ve evlilikten doğan mali talepleri de hükme bağlar. Bunlara aşağıda değiniyoruz, ancak sebep, üzerine her şeyin inşa edildiği temeldir.

Boşanma Davasına Hangi Mahkeme Bakar ve Dava Nasıl Açılır?

Boşanma davalarına Türkiye'de Aile Mahkemesi bakar. Ayrı bir aile mahkemesinin kurulmadığı küçük yerlerde davaya, aile mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi bakar. Yetkili mahkeme, HMK m. 168'e (TMK'nın boşanmaya ilişkin yetki kuralı) göre eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Dava, eşlerden birinin dayandığı sebebi ve taleplerini (boşanmanın kendisi, velayet, nafaka, tazminat ve mal rejimine ilişkin talepler) içeren bir dava dilekçesi sunmasıyla başlar. Karşı tarafa dilekçe tebliğ edilir; o da cevap dilekçesi ve gerekirse karşı dava sunabilir.

İpucu: Türkiye'deki birçok hukuk ve ticaret uyuşmazlığının aksine, boşanma davası dava açmadan önce zorunlu arabuluculuğa tabi değildir. Doğrudan mahkemeye başvurabilirsiniz. Alacak ve işçilik davalarında arabuluculuk dava şartı olduğu için boşanmada da gerekli sanılır; oysa boşanmada böyle bir şart yoktur.

Yetkili mahkemeyi ve dava türünü baştan doğru belirlemek için aile hukuku alanında çalışan bir avukatla görüşmeniz, sonradan görevsizlik veya yetkisizlik kararıyla zaman kaybetmenizi önler.

Özel Boşanma Sebepleri Nelerdir? (TMK m. 161-165)

Özel sebepler kusura dayanır. Eşin belirli, tanımlanmış bir davranışını hedef alır. Kanun her birini açıkça tarif ettiği için, evliliğin genel olarak bozulduğunu değil, o belirli olayın gerçekleştiğini ispatlamanız gerekir.

Zina (TMK m. 161)

Zina, evli bir kişinin eşi dışında bir başkasıyla isteyerek cinsel ilişkiye girmesidir. Mutlak bir boşanma sebebidir: hâkim zinanın gerçekleştiğine kanaat getirdiğinde, evliliğin başka bakımdan sarsılıp sarsılmadığı ayrıca araştırılmadan boşanmaya karar verilir. Birliğin temelinden sarsıldığı varsayılır.

Bilinmesinde yarar var: zina, bazı ülkelerin aksine Türkiye'de bir suç değildir; yalnızca medeni hukuk bakımından bir boşanma sebebidir. Cezai bir yaptırımı yoktur.

Süreye dikkat: Zinaya dayalı dava açma hakkı, kusursuz eşin zinayı öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zinanın gerçekleşmesinden başlayarak beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 161). Açık ya da örtülü af (örneğin durumu bilerek evlilik hayatına devam etmek) da dava hakkını ortadan kaldırır. Aynı altı ay / beş yıllık süre, aşağıdaki m. 162 sebebi için de geçerlidir.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış (TMK m. 162)

Bu sebep, eşin hayatına kastetmeyi, ağır fiziksel şiddeti (pek kötü muamele) ya da ağır biçimde aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışı kapsar. Zinada olduğu gibi, dava açma hakkı öğrenmeden itibaren altı ay ve fiilden itibaren beş yıl içinde kullanılmalıdır; af dava hakkını düşürür. Şiddet varsa, 6284 sayılı Kanun uyarınca bir koruma kararı boşanma davasıyla birlikte yürütülebilir; aşağıdaki geçici tedbirler bölümüne bakın.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme (TMK m. 163)

Bir eş küçük düşürücü bir suç işler ya da haysiyetsiz bir hayat sürerse ve bu yüzden diğer eşten birlikte yaşaması artık beklenemezse, bu sebep uygulanır. Zinadan farklı olarak nispi bir sebeptir: ayrıca evliliği sürdürmenin sizin için çekilmez hâle geldiğini de göstermeniz gerekir.

Terk (TMK m. 164)

Terk, eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmemek için ortak konutu terk etmesi ya da haklı bir sebep olmaksızın dönmemesi ve bu ayrılığın en az altı ay sürmüş olup dava açıldığı sırada hâlâ devam etmesidir. Bu sebebin, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir usul adımı vardır.

Süreye dikkat: Altı ay beklemek ve dava açmak yeterli değildir. Ayrılan eşe önce bir ihtar gönderilmelidir; bu ihtarı, diğerinin dönmesini isteyen eş ya da talep üzerine hâkim gönderir; samimi biçimde eve dönmeye davet edip dönülmemenin sonuçlarını bildirir. Uygulamada ihtar, altı aylık sürenin dolması için genellikle dördüncü ay civarında gönderilir ve eş yine dönmez. İhtarın zamanlaması ya da içeriği hatalı olursa, terk gerçek olsa bile dava reddedilebilir.

Akıl Hastalığı (TMK m. 165)

Eşlerden biri akıl hastasıysa ve bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelmişse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenirse mahkeme bu sebebe dayanarak boşanmaya karar verebilir. Sağlık kurulu raporu zorunludur; yalnızca iddia yeterli değildir.

Genel Boşanma Sebebi Nedir? (TMK m. 166)

Genel sebep, tek bir tanımlı kusurun ispatını gerektirmez. İlişkinin bir bütün olarak çökmesi ya da eşlerin yalnızca ayrılmakta anlaşması hâlinde kullanılır. TMK m. 166 uygulamada üç farklı yol sunar.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (TMK m. 166/1-2)

Uygulamada en sık başvurulan sebep budur; çoğu zaman şiddetli geçimsizlik (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) olarak anılır. Bütün koşulların objektif değerlendirilmesiyle, ortak hayatın artık makul biçimde sürdürülemeyeceğini gösterirsiniz. Mahkemeler güven ve saygının sürekli kaybını, süregelen çatışmayı, ekonomik ihmali ve uzun süreli ayrılığı göz önüne alır. Burada her eşin nispi kusuru merkezî önem taşır ve doğrudan nafaka ile tazminata yansır.

Anlaşmalı Boşanma (TMK m. 166/3)

Eşler anlaşırsa karşılıklı rızayla boşanabilirler; ancak iki şart aranır: evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı ve eşler, mali sonuçlar ile varsa çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren imzalı bir boşanma protokolüyle hâkimin huzuruna çıkmalıdır. Hâkim tarafları bizzat dinlemek ve anlaşmanın özgür iradeyle yapıldığına, hakkaniyete uygun olduğuna ve varsa çocukların menfaatini koruduğuna kanaat getirmek zorundadır. Bu yol genellikle en hızlı yoldur. Mali taleplerin anlaşmalı boşanmada nasıl düzenlendiğine dair mal rejimi ve tasfiye konularını da dikkate almak yararlı olur.

Fiili Ayrılık Sonrası Boşanma (TMK m. 166/4)

Daha önce açılan bir boşanma davası reddedilmiş ve bu karar kesinleşmişse, eşler bundan sonra üç yıl ortak hayatı yeniden kuramamışsa, eşlerden biri yeniden dava açabilir ve evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilir. Bu sebep, eşlerden biri iş birliği yapmadığında ve ilk girişim başarısız olduğunda bir çıkış yolu sağlar.

Özel ve Genel Sebepler Bir Bakışta

İki sebep grubu, davanız bakımından en önemli noktalarda birbirinden oldukça farklı işler. Aşağıdaki tablo nerede ayrıştıklarını özetler.

NoktaÖzel sebepler (m. 161-165)Genel sebep (m. 166)
Neyi ispatlarsınızBelirli, tanımlı bir fiili (örn. zina, şiddet, terk)Evlilik birliğinin bir bütün olarak temelinden sarsıldığını ya da her iki eşin boşanmada anlaştığını
Kusurun rolüDiğer eşin kusurunu doğrudan ortaya koyarMahkeme her tarafın nispi kusurunu tartar (anlaşmalı boşanmada kusur aranmaz)
Süre sınırlarıZina ve m. 162: öğrenmeden 6 ay / fiilden 5 yıl; af dava hakkını düşürürBu tür bir hak düşürücü süre yok; anlaşmalı boşanma en az 1 yıllık evlilik ister
Tipik hızÇoğu zaman daha yavaş; çekişmeli ve delil yoğunAnlaşmalı yol en hızlısıdır; çekişmeli sarsılma davası özel sebep davasına benzer sürede ilerler
Nafaka ve tazminata etkisiİspatlanan kusur, kusursuz eşin taleplerini güçlendirebilirHükümler mahkemenin belirlediği nispi kusuru izler

Sebep Seçimi Neden Önemli? Kusur, Nafaka ve Tazminat

Dayandığınız sebep, yalnızca mahkemenin kapısını açmakla kalmaz. Mali sonucu da şekillendirir; çünkü Türk boşanma hukuku nafakayı ve tazminatı her eşin kusur derecesine sıkı sıkıya bağlar.

  • Yoksulluk nafakası (TMK m. 175): boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş süresiz nafaka isteyebilir; ancak bunun için diğerinden daha ağır kusurlu olmaması gerekir.
  • Maddi tazminat (TMK m. 174/1): mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu eş, daha çok kusurlu eşten tazminat isteyebilir.
  • Manevi tazminat (TMK m. 174/2): boşanmaya sebep olan olaylar bir eşin kişilik haklarını saldırıya uğrattıysa, mahkeme kusurlu eş aleyhine manevi tazminata hükmedebilir.

Zina gibi bir özel sebebin ispatı, diğer eşin kusurunu kesin biçimde ortaya koyar ve bu talepleri destekleyebilir. Şiddetli geçimsizlik davasında ise mahkeme her tarafın davranışını tartarak nispi kusuru belirler. Nafaka ve tazminat taleplerinizin nasıl değerlendirildiğini görüşmek için tazminat ve nafaka konularında çalışan ekibimize danışabilirsiniz.

İpucu: Kusur ve mal rejimi iki ayrı sorundur. Evliliğin bozulmasına kimin sebep olduğu, edinilmiş malların nasıl paylaşılacağını değiştirmez; bunu mal rejimi belirler. Mal rejimi ve tasfiye sürecinde haklarınızı doğru kullanmak için gayrimenkul ve mal paylaşımı konularını ayrıca değerlendirmenizi öneririz.

Çocuklar, Velayet ve Dava Sırasındaki Geçici Tedbirler

Evliliği sona erdiren boşanma kararı, varsa çocuklara ilişkin düzenlemeleri de hükme bağlar. Bunlar ayrı bir dava değil, aynı boşanma davasının parçasıdır.

  • Velayet: mahkeme, çocuğun hangi ebeveynle yaşayacağını, ebeveynin kusurundan ziyade çocuğun üstün yararı ilkesine göre belirler.
  • İştirak nafakası: velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılır; bu, eşler arasındaki yoksulluk nafakasından ayrıdır.
  • Kişisel ilişki: mahkeme, çocuğun birlikte yaşamadığı ebeveynle görüşme ve iletişim düzenini belirler.

Dava sürerken mahkeme, nihai karara kadar beklemeden geçici tedbirlere hükmedebilir (TMK m. 169): eş ya da çocuk için geçici tedbir nafakası, geçici velayet ve konuta ilişkin düzenlemeler. Şiddet ya da tehdit varsa, eş ayrıca 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca koruma kararı isteyebilir; bu karar hızla verilebilir ve boşanma davasıyla birlikte ya da ondan önce yürür. Bu tedbirler özellikle m. 162 (şiddet) sebebine dayanan davalarda önem taşır, ancak olay gerektirdiği her durumda istenebilir.

Delil: Dayandığınız Sebebi Nasıl İspatlarsınız?

İspat ölçüsü iki sebep grubu arasında belirgin biçimde farklıdır. Özel sebepler, tanımlı olayın somut ve çoğu zaman belgeye dayalı delilini ister; genel sebep ise çökmüş bir ilişkinin daha geniş bir resmini gerektirir.

  • Özel sebepler için (örn. zina, şiddet): seyahat ve konaklama kayıtları, fotoğraflar, mesajlar, suç duyuruları, doktor ve adli raporlar ile belirli davranışı ortaya koyan tanık beyanları.
  • Evlilik birliğinin sarsılması için: uzun süreli ayrılık, süregelen çatışma, ekonomik ihmal ve iletişimin kopması; genellikle tanıklar ve yazışmalarla desteklenir.

Türk yargılamasında delil, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ile düzenlenir; bu kanun delillerin kabul edilebilirliğini, tanıkları ve bilirkişi raporlarını kurala bağlar. Hukuka aykırı yolla elde edilen delil (örneğin gizlice yerleştirilen bir cihazla yapılan kayıt ya da diğer eş aldatılarak elde edilen malzeme) dışlanabilir ve delili toplayan eşi hukuki, hatta cezai sorumlulukla karşı karşıya bırakabilir. Delili her zaman bir avukatın yönlendirmesiyle toplayın.

Türkiye'de Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Dürüst cevap şudur: neredeyse tamamen davanın çekişmeli olup olmamasına bağlıdır. Anlaşmalı boşanma en hızlı yoldur; protokol imzalanıp her iki eş hâkimin huzuruna çıktıktan sonra çoğu zaman tek bir duruşmada sonuçlanabilir. Çekişmeli boşanma (ister bir özel sebebe ister şiddetli geçimsizliğe dayansın) belirgin biçimde daha uzun sürer; çünkü mahkemenin delil toplaması, tanık dinlemesi, bazen bilirkişi raporu alması ve velayet ile mali talepleri karara bağlaması gerekir. İstinaf ve temyiz süreci de işi daha da uzatabilir.

Farkı yaratan şey sebebin kendisi değil, çatışmadır: eşlerin kusur, para ve çocuklar konusunda ne kadar uyuşamadığıdır. Hiçbir avukat dürüstçe kesin bir süre vaat edemez; ancak gerçekten ihtilaflı olanı daraltmak, süre üzerindeki en güçlü etkendir.

İpucu: Tam anlaşma mümkün olmasa bile, ihtilafı daraltmak (örneğin velayet ve mal paylaşımında anlaşıp yalnızca kusur konusunda çekişmek) davayı anlamlı ölçüde kısaltabilir.

Yurt Dışından Boşanma: Vekâletname ve Belgeler

Türkiye'de boşanmak için Türkiye'de yaşamanız gerekmez ve çekişmeli bir davada kural olarak duruşmalara bizzat katılmanız da gerekmez. Bir Türk avukata vekâletname vererek, siz yurt dışında kalırken davanın adınıza yürütülmesini sağlayabilirsiniz. Boşanma vekâletnamesi genellikle bir Türk noterinde ya da yurt dışındaki Türk konsolosluğunda düzenlenir ve özellikle boşanma davası açma yetkisini açıkça içermelidir.

İstisnaya dikkat: Anlaşmalı boşanma bunun istisnasıdır. TMK m. 166/3 gereği hâkim eşleri bizzat dinlemek zorunda olduğundan, anlaşmalı boşanmada her iki eşin de o duruşmaya katılması gerekir; yalnızca avukatla temsil yeterli değildir.

Yabancı belgeler kullanılabilmeden önce genellikle hazırlanmalıdır. Yabancı evlenme cüzdanı, doğum belgeleri ve kimlik belgeleri çoğunlukla apostille şerhli (apostille sistemine taraf olmayan ülkeler için konsolosluk onaylı) olmalı ve bunlara yeminli Türkçe tercüme eklenmelidir. Bu belgeleri erkenden hazır etmek, gereksiz erteleme ve duruşma kaybını önler.

Yabancılık Unsuru, Tanıma-Tenfiz ve Oturma İzni

Eşlerden biri ya da her ikisi yabancıysa veya evlilik birden fazla ülkeyle bağlantılıysa, dava milletlerarası özel hukuk sorunlarını gündeme getirebilir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), Türk mahkemesinin boşanmaya ve mali sonuçlarına hangi ülkenin hukukunu uygulayacağını ve yabancı bir boşanma kararının Türkiye'de tanınma koşullarını belirler.

Kural olarak, eşlerden biri Türkiye'de yerleşik ya da mutat meskene sahipse Türk mahkemesi yetkilidir. Uygulanacak hukuk; eşlerin müşterek millî hukukuna, müşterek mutat mesken hukukuna ya da bunların yoksa evlilikle en sıkı ilişkili hukuka göre belirlenir.

Yurt dışında verilen bir boşanma kararı Türkiye'de kendiliğinden geçerli değildir. Geleneksel olarak, nüfus kayıtlarında etki doğurabilmesi için önce bir Türk mahkemesinde tanınması ya da tenfizi gerekirdi. Bununla birlikte, belirli koşullar sağlanırsa bazı yabancı boşanma kararları artık tanıma-tenfiz davası açılmadan doğrudan nüfus müdürlüğüne tescil ettirilebilmektedir. Hangi yolun uygulanacağı olaya göre değiştiğinden, herhangi birini varsaymadan önce tanıma-tenfiz konusunda kontrol ettirmenizde yarar vardır.

Oturma izni noktasına dikkat: 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca bir aile ikamet izniniz varsa, boşanma bu iznin dayanağını ortadan kaldırabilir. Statünüzü erkenden gözden geçirin; aile izni dayanağını kaybetmek, farklı türde bir izin gerektirebilir.

Yabancı müvekkilleri sıklıkla şaşırtan iki nokta daha var. Türkiye'de verilen bir boşanma kararının yurt dışında geçerli olması için genellikle yabancı eşin ülkesindeki makamlara da tescil ettirilmesi gerekir; Türk kararı yabancı kayıtları otomatik güncellemez. Soyadı konusunda ise kadın, boşanmadan sonra kural olarak evlenmeden önceki soyadına döner; mahkemenin izin verebileceği sınırlı istisnalar saklıdır.

İpucu: Yurt dışında evlendiyseniz, oturma izniniz varsa ya da Türkiye'de taşınmazınız bulunuyorsa, dava açmadan önce sınır ötesi adımları planlayın. Sebebin, belgelerin ve statünüzün birbiriyle uyumlu olması için önce ekibimizle görüşün.

Sıkça sorulan sorular

Türkiye'de boşanma sebepleri nelerdir?

Türk hukuku, Medeni Kanun'un (4721 sayılı) 161 ila 165. maddelerinde özel (kusura dayalı) sebepleri tanır: zina, hayata kast / pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve iyileşmesi mümkün olmayan akıl hastalığı. Ayrıca 166. maddede genel sebep yer alır; bu sebep evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını, anlaşmalı boşanmayı ve uzun ayrılıktan sonra boşanmayı kapsar. Her boşanma davası bu sebeplerden birine dayanmak zorundadır.

Türkiye'de kusursuz (sebepsiz) boşanma mümkün mü?

Fiilen evet sayılır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166) ve anlaşmalı boşanma, zina gibi belirli bir kusurun ispatını gerektirmez. Ancak nafaka ve tazminata karar verirken mahkeme yine her eşin nispi kusurunu değerlendirir; eşlerin bu konuları kendi aralarında düzenlediği anlaşmalı boşanma bunun istisnasıdır. Türk hukukunda hiçbir gerekçe gösterilmeden açılan bir boşanma davası ise mümkün değildir.

Özel ve genel boşanma sebepleri arasındaki fark nedir?

Özel sebepler (TMK m. 161-165; örneğin zina veya terk) tanımlı bir kusur fiilinin ispatını ister ve bir kısmı kısa hak düşürücü sürelere tabidir. Genel sebep (TMK m. 166) ise evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını, anlaşmalı boşanmayı ve ayrılıktan sonra boşanmayı kapsar; tek bir ispatlanmış fiile değil, evliliğin bir bütün olarak sürdürülebilirliğine odaklanır.

Zina tek başına boşanma için yeterli mi?

TMK m. 161 uyarınca zina mutlak bir sebeptir: ispatlandığında mahkeme, evliliğin başka sebeplerle sarsılıp sarsılmadığını incelemeden boşanmaya karar verir. Ancak öğrenmeden itibaren altı ay ve fiilden itibaren beş yıl içinde dava açmanız gerekir; af, dava hakkını düşürür. Türkiye'de zina yalnızca bir boşanma sebebidir, suç değildir.

Anlaşmalı boşanma için en az ne kadar evli olmak gerekir?

TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, her iki eşin de hâkimin huzuruna bizzat çıkması ve mali sonuçlar ile varsa çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren imzalı bir boşanma protokolünün mahkemece onaylanması gerekir.

Türkiye'de boşanma davası ne kadar sürer?

Bu, esas olarak davanın çekişmeli olup olmamasına bağlıdır. Anlaşmalı boşanma en hızlı yoldur; protokol imzalanıp her iki eş duruşmaya katıldıktan sonra çoğu zaman tek bir duruşmada sonuçlanabilir. Çekişmeli boşanma daha uzun sürer; çünkü mahkemenin delil ve tanık dinlemesi, velayet ile mali talepleri karara bağlaması gerekir. Hiçbir avukat kesin bir süre vaat edemez; süreyi kısaltmanın asıl yolu ihtilafı daraltmaktır.

Boşanmak için Türkiye'de bulunmam şart mı?

Kural olarak hayır. Çekişmeli bir davada bir Türk avukata vekâletname (vekâletname) vererek, siz yurt dışında kalırken davanın yürütülmesini sağlayabilirsiniz. İstisna anlaşmalı boşanmadır; orada hâkim her iki eşi bizzat dinlemek zorunda olduğundan, ikisinin de o duruşmaya katılması gerekir. Yabancı evlilik ve kimlik belgeleri genellikle apostille şerhi ve yeminli Türkçe tercüme ister.

Boşanma davasında hangi mahkeme yetkilidir?

Boşanma davalarına Aile Mahkemesi (ayrı aile mahkemesi bulunmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi) bakar. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Terk sebebiyle boşanmak için ne yapmam gerekir?

Terk sebebine (TMK m. 164) dayanabilmek için ayrılığın en az altı ay sürmüş ve dava açılırken hâlâ devam ediyor olması gerekir. Ayrıca yalnızca beklemek yetmez: ayrılan eşe, eve dönmeye davet eden ve sonuçlarını bildiren bir ihtarın gönderilmiş olması zorunludur. İhtar genellikle altı aylık sürenin dolması için dördüncü ay civarında gönderilir; zamanlama veya içerik hatalıysa dava reddedilebilir.

Bu konuda avukata mı ihtiyacınız var?Sürecin tamamını, açık ve sabit bir ücretle baştan sona yürütüyoruz.
Bir avukatla görüşün

İlgili yazılar

Boşanmada Velayet, Nafaka ve Mal Paylaşımı Nasıl Belirlenir?Boşanmada Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Ayrımı: Hangi Mallar Paylaşılır?Terk Nedeniyle Boşanma Davası: Şartları, İhtar Usulü ve Süreç
Başlayalım

Dilinizi konuşan bir Türk avukatla görüşün.

Ticari, kurumsal veya kişisel meselenizi bize iletin; gerçek bir Türk avukattan net, sabit ücretli bir yanıt alın — genellikle bir iş günü içinde.

★★★★★ 4.9 60 Google yorumu · Mondaq, Clutch ve Trustpilot'ta yer aldık
WhatsApp'tan yazın
Gerçek bir avukat yanıtlar — genelde gün içinde
WhatsAppE-postaRandevu alın