Ceza Hukuku

Dolandırıcılık Suçu: Cezası, Şartları ve Yargılama Süreci

Dolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinde düzenlenir ve basit halinde 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ile adli para cezasını gerektirir; nitelikli hali ise TCK 158 uyarınca 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Banka, sigorta ve bilişim sistemleri üzerinden işlenen dolandırıcılıkta ceza alt sınırı daha da yükselir. Bu rehberde dolandırıcılık suçunun unsurlarını, basit ve nitelikli hali arasındaki farkı, hangi mahkemenin baktığını, zamanaşımını, etkin pişmanlığın cezayı nasıl düşürdüğünü ve mağdurun parasını nasıl geri alabileceğini Türk hukuku çerçevesinde açıklıyoruz.

Dolandırıcılık Suçu Nedir? Hangi Davranışlar Suç Sayılır?

Dolandırıcılık, bir kimseyi hileli davranışlarla aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak kendisine ya da bir başkasına yarar sağlamaktır. Suç, Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157. maddesinde düzenlenmiştir. Yani her yalan veya tutulmayan söz dolandırıcılık değildir; ortada hukuken cezalandırılabilir bir suçun bulunması için belirli unsurların bir arada gerçekleşmesi gerekir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre dolandırıcılık suçunun oluşması için genel olarak şu unsurlar aranır:

  • Hileli davranış: Ortalama dikkatli bir kişiyi yanıltabilecek nitelikte, aldatıcı bir hareket bulunmalıdır. Basit bir söz, abartılı bir ticari övgü ya da yerine getirilmeyen sıradan bir vaat tek başına yeterli değildir; davranışın nesnel olarak aldatıcı olması gerekir.
  • Nedensellik bağı: Mağdurun harekete geçmesine yol açan şey, fail tarafından yapılan bu hile olmalıdır.
  • Mağdurun tasarrufta bulunması: Aldatılan mağdur, kendisinin veya bir başkasının zararına bir işlem yapar (para öder, mal devreder, belge imzalar).
  • Haksız menfaat ve kast: Fail bilerek ve isteyerek hareket etmeli, haksız bir yarar elde etmelidir. Dolandırıcılık suçu taksirle, yani dikkatsizlikle işlenemez; mutlaka kast gerekir.
Kanun ne diyor? Temel suç TCK 157'de, nitelikli haller TCK 158'de, daha az cezayı gerektiren (değeri az olan) hal TCK 159'da, etkin pişmanlık ise TCK 168'de düzenlenmiştir.

Uygulamada en çok tartışılan nokta, ortada cezai bir dolandırıcılık mı yoksa hukuki bir uyuşmazlık mı bulunduğudur. Yarım kalan bir iş, geç ödenen bir borç ya da malın kalitesine ilişkin bir anlaşmazlık çoğu zaman sözleşmeden doğan bir alacak uyuşmazlığıdır, dolandırıcılık suçu değildir. Baştan itibaren bir aldatma ve haksız menfaat kastı yoksa suç oluşmaz. Nitelendirme tamamen somut olaya bağlı olduğundan, herhangi bir sonuca varmadan önce dosyanın bir avukat tarafından incelenmesi yerinde olur.

Basit Dolandırıcılık Suçunun Cezası Kaç Yıl? (TCK 157)

TCK 157 uyarınca basit dolandırıcılık suçunun cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Adli para cezası gün esasına göre belirlenir: mahkeme önce bir gün sayısı saptar, sonra failin ekonomik durumuna göre bir günlük miktarı belirler ve ikisini çarpar.

Elde edilen menfaatin değerinin az olması halinde ceza, TCK 159 gereğince indirilir ve bu durumda suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır. Yani değeri az olan dolandırıcılıkta, şikayet olmadan kendiliğinden işlem yapılmaz. TCK 159 sabit bir indirim oranı belirlemez; indirim mahkemenin takdirindedir.

Basit dolandırıcılıkta hapis cezası belirli sınırlar içinde kaldığı için, somut olayın özelliklerine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya cezanın ertelenmesi gibi kurumlardan yararlanmak mümkün olabilir. Bunların uygulanıp uygulanmayacağı; suça konu tutara, sanığın sabıka durumuna ve yargılama sırasındaki davranışına bağlıdır. Bunlar birer ihtimaldir, garanti değildir ve son sözü ancak mahkeme söyler.

İpucu: Hakkınızda dolandırıcılık iddiasıyla soruşturma açıldıysa, ifade vermeden önce bir ceza avukatından hukuki destek almanız, sürecin en başında konumunuzu korumak açısından önemlidir.

Nitelikli Dolandırıcılık Halleri ve Cezası (TCK 158)

TCK 158, nitelikli dolandırıcılık hallerini düzenler ve bunlar için çok daha ağır bir ceza öngörür: 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası. Maddede sayılan başlıca nitelikli haller şunlardır. Dolandırıcılığın:

  • Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesi;
  • Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durumdan veya zor şartlardan yararlanılması suretiyle işlenmesi;
  • Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından (örneğin yaş veya akıl durumu nedeniyle) yararlanılması suretiyle işlenmesi;
  • Kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının ya da kamu yararına çalışan derneklerin zararına işlenmesi;
  • Banka, sigorta veya sermaye piyasası kurumlarının araç olarak kullanılması ya da bu kurumların güvenirliğinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi;
  • Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi;
  • Bir ticari faaliyet sırasında tacir veya şirket yöneticisi tarafından ya da kooperatif yöneticisi tarafından işlenmesi;
  • Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi;
  • Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi.
Dikkat — yükseltilmiş alt sınır: Bu hallerden bir kısmı için TCK 158 daha ağır bir alt sınır öngörür. Özellikle banka, sigorta veya sermaye piyasası kurumlarının araç olarak kullanılması ve bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılıkta hapis cezasının alt sınırı dört yıldan ve adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. İşte bu nedenle internet ve banka üzerinden işlenen dolandırıcılık uygulamadaki en ağır kategoridir.

Alt sınır yüksek olduğu ve bu mahkumiyetler çoğu zaman gerçek hapis cezasıyla sonuçlandığı için, suçun nitelendirilmesi (basit mi nitelikli mi, hangi nitelikli halin uygulanacağı) savunmanın en kritik noktasıdır. Ticari faaliyet sırasında işlenen dolandırıcılıkta ayrıca şirket ve yönetici sorumluluğu da gündeme gelebilir.

İnternet ve Banka Dolandırıcılığı (Bilişim Yoluyla Dolandırıcılık)

Günümüzde dolandırıcılık dosyalarının büyük kısmı internet bankacılığı, sahte yatırım platformları, oltalama (phishing) yöntemleri, sahte e-ticaret siteleri ve kripto para vaatleri üzerinden işlenmektedir. Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması ya da banka, sigorta veya sermaye piyasası kurumlarının kullanılması veya bunlara duyulan güvenin kötüye kullanılması halinde fiil, TCK 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık sayılır ve yukarıda açıklanan ağır kategoriye girer: alt sınırı dört yıldan başlayan hapis cezası ve elde edilen menfaatin en az iki katı kadar adli para cezası.

Bu tür internet ve yatırım dolandırıcılıkları, Türk Ceza Kanunu'nun bilişim suçlarına ilişkin hükümleriyle (sistemlere hukuka aykırı erişim, verilerin engellenmesi veya bozulması, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması — TCK 243-245) de örtüşebilir. Savcılık, fiilin nasıl işlendiğine bakarak hangi hükmün uygulanacağına karar verir; bu nedenle dijital bir dolandırıcılığın hukuki nitelendirmesi nadiren basittir.

İpucu — sınır ötesi unsur: Para transferinin, sunucunun veya tarafların yurt dışında olduğu durumlarda yer ve yetki sorunları gündeme gelir. TCK 8 uyarınca, suçun Türkiye'de işlenmesi (zararlı sonucun Türkiye'de gerçekleştiği haller dahil) durumunda Türk kanunları uygulanır. Yetkili savcılık ve uygulanacak hukuk her zaman açık olmadığından, bu tür dosyalarda erkenden hukuki destek alınması önerilir. Bu konularda bilişim hukuku alanındaki uzmanlık önem taşır.

Basit ve Nitelikli Dolandırıcılık Arasındaki Fark Nedir?

Dolandırıcılığın hangi kategoriye girdiği, sonraki her şeyi belirler: cezayı, davaya hangi mahkemenin bakacağını, şikayetin gerekip gerekmediğini ve tarafların uzlaşma yoluyla çözüme gidip gidemeyeceğini. Aşağıdaki tablo temel farkları özetler.

ÖzellikBasit dolandırıcılık (TCK 157)Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158)Banka / bilişim dolandırıcılığı (TCK 158)
Hapis cezası aralığı1-5 yıl3-10 yılAlt sınır 4 yıl (üst sınır 10 yıl)
Adli para cezasıBeş bin güne kadarBeş bin güne kadarElde edilen menfaatin en az iki katı
Şikayet aranır mı?Hayır (re'sen); değeri az ise TCK 159'da evetHayır (re'sen)Hayır (re'sen)
Uzlaştırma mümkün mü?HayırHayırHayır
Dava zamanaşımı (TCK 66)8 yıl15 yıl15 yıl

Yukarıdaki rakamlar yürürlükteki mevzuata göre verilmiştir; tutarlar ve usul kuralları zaman içinde değişebileceğinden, kendi somut olayınız için güncel durumu mutlaka teyit ettirin.

Dolandırıcılık Davasına Hangi Mahkeme Bakar?

Dolandırıcılık davalarında görevli mahkeme, suçun basit ya da nitelikli olmasına göre belirlenir. Basit dolandırıcılık (TCK 157) Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülür. Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) bakımından ise görevli mahkemenin belirlenmesinde, öngörülen ceza miktarına ve yürürlükteki görev kurallarına bakılır.

Dikkat — görevli mahkeme değişebilir: Nitelikli dolandırıcılık davalarında görevli mahkeme (Asliye Ceza Mahkemesi mi yoksa Ağır Ceza Mahkemesi mi) konusunda mevzuatta düzenlemeler ve değişiklikler söz konusu olabilmektedir. Dosyanızda görevli mahkemenin hangisi olduğunu, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan hükümlere göre teyit ettirmeniz önemlidir.

Görevli mahkemenin doğru belirlenmesi yalnızca usuli bir mesele değildir; davanın hangi yargı çevresinde açılacağını, mahkeme heyetinin nasıl oluşacağını (tek hakim ya da heyet) ve yargılamanın ritmini etkiler. Bu nedenle ceza davası takibinde görev ve yetki kurallarının baştan doğru değerlendirilmesi gerekir.

Etkin Pişmanlık ile Ceza İndirimi Mümkün mü? (TCK 168)

Türk ceza hukuku, zararı gideren sanığı ödüllendirir. Etkin pişmanlık hükmü (TCK 168) uyarınca, mağdurun zararının aynen geri verilmesi veya tazmin edilmesi cezayı önemli ölçüde indirir:

  • Kovuşturma başlamadan önce, yani soruşturma aşamasında ve mahkemenin iddianameyi kabul ettiği ana kadar zarar giderilirse, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilir;
  • Kovuşturma başladıktan sonra ama hüküm verilmeden önce zarar giderilirse, verilecek ceza yarısına kadar indirilir.
Süreye dikkat: Daha yüksek olan üçte ikilik indirim, şikayetin yapıldığı anda kaybolmaz; soruşturma boyunca ve kovuşturma başlayana kadar uygulanabilir durumdadır. Ancak kovuşturma başladıktan sonra indirim oranı düşer. Bu nedenle, zararın ne zaman giderileceği bir dolandırıcılık dosyasındaki en önemli erken kararlardan biridir.

Uygulamada strateji, tarafın hangi konumda olduğuna göre tamamen değişir. Şüpheli, indirimden yararlanmak için zararı ne zaman gidereceğini değerlendirir; mağdur ise parasını geri almaya odaklanır. Tazminin zamanlaması mevcut indirimi ve dosyanın genel durumunu doğrudan etkilediğinden, ödeme yapılmadan önce mutlaka hukuki destek alınmalıdır.

Dolandırıcılık Suçunda Zamanaşımı ve Şikayet Süresi Nedir?

Dolandırıcılık suçu süresiz olarak takip edilemez. Kamu davasının açılabileceği dava zamanaşımı süresi, TCK 66'ya göre suçun gerektirdiği cezanın üst sınırına göre belirlenir:

  • Basit dolandırıcılık (TCK 157) — üst sınır beş yıl olduğu için genel olarak 8 yıl;
  • Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) — ceza beş yılı aştığı için genel olarak 15 yıl.

Zamanaşımı süresi kural olarak suçun tamamlandığı tarihten itibaren işlemeye başlar ve soruşturma/kovuşturma sırasındaki bazı işlemler bu süreyi keser. Mağdur açısından bu, beklemek yerine erken harekete geçmek için bir nedendir; şüpheli açısından ise bir avukatın ilk kontrol ettiği hususlardandır.

Şikayet ile zamanaşımı aynı şey değildir: Dolandırıcılık çoğu halde re'sen (şikayete bağlı olmadan) soruşturulur; bu nedenle altı aylık şikayet süresi kural olarak işlemez. Yalnızca değeri az olan dolandırıcılıkta (TCK 159) şikayet ve dolayısıyla şikayet süresi söz konusu olur. Buna karşılık dava zamanaşımı süresi her halde işlemeye devam eder.

Dolandırıcılıkta Uzlaştırma (Uzlaşma) Mümkün mü?

Türk hukukunda bazı suçlarda, dava açılmadan veya devam etmeden önce zorunlu bir uzlaştırma süreci (CMK 253, 5271 sayılı Kanun) uygulanır. Ancak dolandırıcılık suçu, kural olarak uzlaştırma kapsamı dışındadır.

  • Basit dolandırıcılık (TCK 157) uzlaştırma kapsamı dışında tutulmuştur; dolayısıyla taraflar uzlaştırmacıya sevk edilmez.
  • Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) de uzlaştırma kapsamı dışındadır ve olağan kovuşturma usulüne göre yürür.
Uzlaştırma ile etkin pişmanlığı karıştırmayın: Uzlaştırma, tarafların anlaşmasıyla davayı sona erdiren bir kurumdur. Etkin pişmanlık (TCK 168) ise zararın giderilmesi karşılığında cezayı indiren bir kurumdur ve uzlaştırmanın mümkün olmadığı dolandırıcılık dosyalarında da uygulanır. Dolandırıcılıkta uzlaştırma yolu kapalı olduğundan, zararın giderilmesi pratikte etkin pişmanlık üzerinden değerlendirilir. Hangi yolun sizin somut olayınıza uyduğunu bir avukat söyleyebilir.

Dolandırıcılık Davası Süreci: Şikayetten Karara

Bir dolandırıcılık dosyası genellikle Cumhuriyet savcılığına ya da kolluğa yapılan bir şikayet (suç duyurusu) ile başlar. Savcılık, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK, 5271 sayılı Kanun) çerçevesinde bir soruşturma açar. Dolandırıcılığın çoğu hali re'sen takip edilir; yalnızca değeri az olan dolandırıcılık (TCK 159) şikayete bağlıdır.

  • Soruşturma: Savcı delilleri toplar, ifadeleri alır ve gerektiğinde malvarlığı ile hesaplara el koyma gibi koruma tedbirlerine başvurabilir. Şüphelinin avukat ve gerektiğinde tercüman hakkı vardır.
  • İddianame: Yeterli şüphe varsa savcı iddianame düzenler; mahkeme iddianameyi kabul ettiğinde kovuşturma aşaması başlar.
  • Kovuşturma (yargılama): Mahkeme delilleri inceler ve mağduru, menfaatlerini savcılık yanında takip etmesi için katılan sıfatıyla davaya dahil edebilir.
  • Kanun yolları: Verilen hükümlere karşı bölge adliye mahkemelerinde istinaf ve belirli hallerde Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurulabilir.

Türkçe bilmeyen taraflara yargılama sırasında ücretsiz tercüman sağlanır; avukat tutacak maddi gücü olmayan sanığa baro tarafından zorunlu müdafi atanabilir. Dolandırıcılık mağduru hem suçu ihbar edebilir hem de zararını gidermek için ayrı bir yola başvurabilir.

Yurt dışı yasağı uyarısı: Hakkında dolandırıcılık soruşturması bulunan bir kişiye karşı tedbiren yurt dışı çıkış yasağı veya başka adli kontrol tedbirleri uygulanabilir. Böyle bir tedbirin varlığını öğrenirseniz, hareket etmeden önce hukuki destek alın.

Mağdur Olarak Dolandırılan Paramı Nasıl Geri Alabilirim?

Suçu ihbar etmek ile parayı geri almak iki ayrı iştir. Şikayet, paranın kaybolmasını önleyen hesaplara bloke ve el koyma gibi koruma tedbirlerini tetikleyebilir ve savcılık banka kayıtları üzerinden para hareketlerini takip edebilir. Dolandırıcılığın aklama (kara para) ile bağlantılı olduğu hallerde, paranın izini sürmek için MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) da sürece dahil olabilir.

Ceza davasının yanında, kaybettiğiniz parayı geri almak için hukuk ve icra yollarına da başvurabilirsiniz: davaya katılan sıfatıyla katılmak, ayrı bir tazminat davası açmak ve elinizde bir ilam/belge olduğunda failin malvarlığına karşı icra takibi başlatmak gibi. Burada erken davranmak belirleyicidir: hesaplar ne kadar erken bloke edilirse, paranın yurt dışına çıkarılmadan geri alınma ihtimali o kadar yüksek olur.

İpucu: Maddi zararınızın tazmini için ceza davasından bağımsız olarak tazminat davası yolunu da değerlendirebilirsiniz. Hangi yolun önce kullanılacağı, dosyanın özelliklerine göre belirlenir.

Dolandırıldığınızı Düşünüyorsanız Atılacak İlk Adımlar

Bir dolandırıcılık olayıyla karşılaştıysanız, izlenecek yol bulunduğunuz konuma göre değişir:

  • Mağdursanız: Tüm delilleri (yazışmalar, sözleşmeler, banka kayıtları, dekontlar, kripto cüzdan adresleri, ekran görüntüleri) koruyun ve gecikmeden şikayette bulunun. Hızlı hareket etmek, paranın izini sürme ve hesapları bloke etme ihtimalini artırır; bir avukat aynı anda zararınızın tazmini için süreci yürütebilir.
  • Şüpheli veya soruşturma altındaysanız: Avukat hazır bulunmadan ifade vermeyin ve herhangi bir ödeme ya da zarar giderme adımı atmadan önce hukuki destek alın. Tazminin zamanlaması, yararlanabileceğiniz ceza indirimini doğrudan etkiler; yanlış bir adım konumunuza zarar verebilir.

Dolandırıcılık dosyalarının her iki tarafında da hukuki süreç teknik ve hassastır. Süreci nasıl yürüttüğümüz hakkında bilgi almak için ceza hukuku alanındaki çalışmalarımızı inceleyebilir veya durumunuzun gizli bir değerlendirmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça sorulan sorular

Dolandırıcılık suçunun cezası kaç yıl?

Basit dolandırıcılık (TCK 157) 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasını gerektirir. Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) ise 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; banka, sigorta, sermaye piyasası kurumları ya da bilişim sistemleri araç olarak kullanılarak işlendiğinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz.

Basit ve nitelikli dolandırıcılık arasındaki fark nedir?

Basit dolandırıcılık (TCK 157) 1-5 yıl hapis gerektirir. Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) ise örneğin bankaların, bilişim sistemlerinin veya bir mesleğe duyulan güvenin kötüye kullanılması gibi hallerde işlenir ve 3-10 yıl hapis gerektirir. Banka veya bilişim sistemi yoluyla işlenen dolandırıcılıkta alt sınır dört yıldan, adli para cezası ise elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Dolandırıcılık davasına hangi mahkeme bakar?

Basit dolandırıcılık (TCK 157) davaları Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülür. Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) bakımından görevli mahkeme, öngörülen ceza miktarına ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan görev kurallarına göre belirlenir; bu konuda mevzuatta değişiklikler söz konusu olabildiğinden somut dosyanız için teyit ettirmeniz önemlidir.

Dolandırıcılık suçunda zamanaşımı süresi ne kadar?

Dava zamanaşımı TCK 66'ya göre belirlenir. Basit dolandırıcılık (TCK 157) genel olarak 8 yıllık, nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) ise genel olarak 15 yıllık zamanaşımına tabidir. Süre kural olarak suçun tamamlandığı tarihten işlemeye başlar; bu nedenle erken harekete geçmek önemlidir. Kesin süre dosyaya göre değişebileceğinden bir avukata teyit ettirin.

Dolandırıcılıkta parayı geri ödersem ceza düşer mi?

Evet. Etkin pişmanlık hükmü (TCK 168) uyarınca, mağdurun zararı kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilirse ceza üçte ikisine kadar; kovuşturma başladıktan sonra ama hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadar indirilir. Zamanlama belirleyici olduğundan, herhangi bir ödeme yapmadan önce hukuki destek almanız önerilir.

İnternet veya yatırım dolandırıcılığı da dolandırıcılık suçu mudur?

Evet. Bilişim sistemlerinin, bankaların ya da kredi kurumlarının aldatma aracı olarak kullanıldığı hallerde fiil, TCK 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık sayılır ve ağır kategoriye girer (alt sınırı dört yıl olan hapis ve elde edilen menfaatin en az iki katı kadar para cezası). Ayrıca TCK 243-245'teki bilişim suçu hükümleriyle de örtüşebilir.

Dolandırıcılık şikayete bağlı bir suç mudur?

Hayır, kural olarak değildir. Dolandırıcılığın hem basit (TCK 157) hem de nitelikli (TCK 158) hali re'sen, yani şikayet aranmaksızın soruşturulup kovuşturulur. Yalnızca değeri az olan dolandırıcılık (TCK 159) mağdurun şikayetine bağlıdır. Bu nedenle çoğu olayda altı aylık şikayet süresi değil, dava zamanaşımı süresi belirleyicidir.

Dolandırıcılık davası ne kadar sürer?

Dolandırıcılık davasının süresi; dosyanın karmaşıklığına, delil durumuna, tanık ve bilirkişi incelemesine, tarafların sayısına ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Bu nedenle önceden kesin bir süre vermek mümkün değildir. Soruşturma, kovuşturma ve istinaf/temyiz aşamalarının her biri ayrı zaman alabilir; somut tahmin için dosyanızın bir avukat tarafından incelenmesi gerekir.

Dolandırıldım, ne yapmalıyım?

Öncelikle tüm delilleri koruyun: yazışmalar, sözleşmeler, banka dekontları, ekran görüntüleri ve varsa kripto cüzdan adresleri. Ardından gecikmeden Cumhuriyet savcılığına veya kolluğa şikayette bulunun. Erken hareket etmek hesapların bloke edilmesi ve paranın izinin sürülmesi ihtimalini artırır. Bir avukat, aynı anda zararınızın tazmini için hukuk ve icra yollarını da yürütebilir.

Bu konuda avukata mı ihtiyacınız var?Sürecin tamamını, açık ve sabit bir ücretle baştan sona yürütüyoruz.
Bir avukatla görüşün

İlgili yazılar

Bilişim Suçları: Şikâyet, Ceza ve Tazminat SüreciŞirket Yöneticilerinin Cezai Sorumluluğu: Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi Hangi Hallerde Şahsen Yargılanır?Görevi Kötüye Kullanma Suçu: Şikayet, Şartlar ve Ceza (TCK 257)
Başlayalım

Dilinizi konuşan bir Türk avukatla görüşün.

Ticari, kurumsal veya kişisel meselenizi bize iletin; gerçek bir Türk avukattan net, sabit ücretli bir yanıt alın — genellikle bir iş günü içinde.

★★★★★ 4.9 60 Google yorumu · Mondaq, Clutch ve Trustpilot'ta yer aldık
WhatsApp'tan yazın
Gerçek bir avukat yanıtlar — genelde gün içinde
WhatsAppE-postaRandevu alın