İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

İş Mahkemesi Davası Nasıl Açılır? Görev, Yetki, Süreç ve Süreler

İş mahkemesi davası, önce zorunlu arabuluculuğa başvurup anlaşma sağlanamazsa, son tutanak tarihinden itibaren genellikle iki hafta içinde yetkili iş mahkemesine dava dilekçesi vererek açılır. İş Mahkemeleri (İş Mahkemeleri Kanunu, 7036 sayılı Kanun) kıdem ve ihbar tazminatı, ödenmeyen ücret ve fazla mesai, işe iade ve SGK uyuşmazlıkları gibi işçi-işveren davalarına bakan uzmanlık mahkemeleridir. Bu rehber; iş mahkemesinin hangi davalara baktığını, davayı öldürebilecek süreleri (özellikle bir aylık işe iade ve iki haftalık dava açma sürelerini), zorunlu arabuluculuğu, yetkili mahkemeyi, basit yargılama usulünü ve istinaf-temyiz şartlarını adım adım açıklar.

İş mahkemesi nedir, neye bakar?

İş mahkemeleri, işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklara bakan uzmanlık (özel görevli) ilk derece mahkemeleridir. Dayanağı 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'dur. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin alacağı, işe iade ve SGK uyuşmazlıkları gibi teknik ve sık tekrar eden konularda her gün bu davalara bakan hâkimlerin görev yapması amaçlanır.

İş mahkemesi bulunmayan yerlerde, bu davalara o yerdeki asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Yani küçük bir ilçede iş mahkemesi tabelası göremeseniz de, davanız yine iş mahkemesi sıfatıyla görülür.

Mevzuat: İş mahkemelerinin kuruluşu, görevi ve yargılama usulü 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (2017) ile düzenlenmiştir. Kanun'un 5. maddesi mahkemenin görev alanını sayar; 2. maddesi ise ayrı bir iş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesini görevlendirir.
İpucu: Bir uyuşmazlığın iş mahkemesinde mi yoksa başka bir mahkemede mi görüleceğini belirleyen şey, sözleşmenin adı değil, ilişkinin gerçek niteliğidir. Taraflar arasında bağımlılık, ücret ve işin işveren için görülmesi varsa, sözleşmeye "danışmanlık" denmiş olsa bile ilişki iş ilişkisi sayılabilir.

İş mahkemesi hangi davalara bakar?

7036 sayılı Kanun ve 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca iş mahkemeleri başlıca şu davalara bakar:

  • Bireysel işçilik alacakları — haksız fesih, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ödenmeyen ücret, fazla mesai, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil (UBGT) alacağı, prim ve ikramiyeler. Alacak hesaplarının nasıl yapıldığına dair iş hukuku avukatı desteği almak işin başında faydalıdır.
  • İşe iade davaları — iş güvencesi kapsamında, geçerli neden olmadan işten çıkarılan ve gerekli kıdeme sahip işçinin feshe itiraz ettiği davalar.
  • İş ilişkisinin/hizmet tespitinin belirlenmesi — fiilen var olan çalışmanın gerçekte bir iş sözleşmesi olduğunun tespiti talepleri.
  • SGK uyuşmazlıkları — hizmet tespiti, sigortalılık başlangıcı, emeklilik, malullük ve ölüm aylığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na karşı açılan davalar.
  • İŞKUR ile uyuşmazlıklar — Türkiye İş Kurumu'na ilişkin işlemler.
  • Toplu iş hukuku — sendika aidatı, toplu iş sözleşmesinden doğan haklar ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamındaki talepler.
  • İş ilişkisinden kaynaklanan kişilik hakkı ihlalleri — işyerinde mobbing, hakaret ve benzeri nedenlerle manevi tazminat talepleri.

Talebin hukuki niteliği, uygulanacak usul kurallarını ve süreleri doğrudan etkilediği için, davanın türünü en baştan doğru belirlemek önemlidir. İstifa veya fesih sonrası alacak talep edecekseniz, haklı nedenle fesihte dahi kıdem hakkının korunup korunmadığı dosyaya göre değişir. Sonuç, somut olaya ve güncel Yargıtay içtihadına göre şekillendiğinden, strateji belirlemeden önce dosyanızın bir avukatça incelenmesinde yarar vardır.

Süreler: dava açmak için ne kadar vaktiniz var?

İş davalarında iki ayrı süre işler ve bunlardan birini kaçırmak, hâkim dosyaya bakmadan davanızın reddine yol açabilir. Bu yüzden süreler, iş davasının en kritik konusudur.

Beş yıllık zamanaşımı süresi

İşçilik alacaklarının çoğu, muaccel olduğu (doğduğu) tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile kötüniyet ve eşit davranmama tazminatları bu kapsamdadır. Kıdem ve ihbar için süre kural olarak fesih tarihinde; yıllık izin ücreti için ise iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte başlar.

Mevzuat: Kıdem, ihbar, yıllık izin ve benzeri tazminatlardaki beş yıllık zamanaşımı, 7036 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen Ek Madde 3 ile düzenlenmiştir (25 Ekim 2017'den itibaren yürürlükte). Ücret ve bazı fazla mesai alacakları ise İş K. m.32 ve 6098 sayılı TBK m.147 uyarınca yine beş yıllık zamanaşımına tabidir.

Çok daha kısa, hak düşürücü süreler

Zamanaşımından bağımsız olarak, bazı taleplerde çok daha sıkı süreler vardır. En önemlileri, işe iadede arabulucuya başvurmak için tanınan bir aylık süre ile arabuluculuk anlaşmazlıkla sonuçlanınca dava açmak için tanınan iki haftalık süredir. Bunlar hak düşürücü sürelerdir: geçtiğinde hak tamamen sona erer, uzatılması veya ön koşullarla canlandırılması mümkün değildir.

Süreye dikkat: Bir feshe karşı dava açmak için elinizde beş yıl olduğunu varsaymayın. Beş yıllık süre para alacakları içindir; işe iade talebi ise fesih bildiriminden itibaren bir ay içinde harekete geçmeyi gerektirir. Pek çok güçlü dava, sırf beklendiği için kaybedilir.

Dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk

Türkiye'de birçok iş davasında arabuluculuk, dava açmanın ön şartıdır (dava şartı). Bu adımı atlamak küçük bir eksiklik değildir: mahkeme, işin esasına hiç girmeden davayı usulden (dava şartı yokluğundan) reddeder.

Önce arabuluculuk gereken talepler

  • Para ve tazminat alacakları (kıdem, ihbar, ödenmeyen ücret, fazla mesai, izin ücreti).
  • İşe iade (iş güvencesi) talepleri.
  • İş ilişkisinden doğan kişilik hakkı ihlali ve mobbing talepleri.

Arabuluculuktan muaf talepler

  • Tespit davaları (örneğin iş ilişkisinin/hizmetin varlığının tespiti).
  • İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara bağlı tespit, itiraz ve rücu davaları.
  • Kanunun ayrıca öngördüğü bazı sosyal güvenlik uyuşmazlıkları.
Mevzuat: Arabuluculuğun dava şartı olduğu 7036 sayılı Kanun m.3/1'de düzenlenmiştir; m.3/3 ise iş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi-manevi tazminat davalarını açıkça bu kapsamın dışında tutar.

Arabuluculuk hızlı işlemesi için tasarlanmıştır. Arabulucu, Adalet Bakanlığı arabuluculuk bürosu sistemi üzerinden görevlendirilir, ilk oturum genellikle birkaç hafta içinde yapılır ve süreç çoğunlukla üç-dört haftada tamamlanır. Taraflar anlaşırsa imzalanan anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır; karşı taraf ödemezse, dava açmaya gerek kalmadan doğrudan icraya konulabilir.

İnsanların en çok kaçırdığı süre: bir aylık işe iade başvurusu

Süreye dikkat: İşten çıkarıldıysanız ve işinize geri dönmek istiyorsanız, fesih bildiriminin size tebliğ edilmesinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmanız gerekir. Bu bir aylık süre hak düşürücüdür; kaçırırsanız, fesih ne kadar haksız olursa olsun işe iade hakkı tamamen sona erer. (İş Kanunu m.20, 7036 sayılı Kanun ile değişik.)

Arabuluculuk anlaşmazlıkla biterse, arabulucu son tutanağı düzenler ve bu tarihten itibaren genellikle iki hafta içinde dava açmanız gerekir. Dava dilekçesine son tutanağın aslını veya arabulucu onaylı bir örneğini eklemeniz şarttır; eklemezseniz mahkeme bir haftalık kesin süre verir, bu süre içinde de tamamlanmazsa dava usulden reddedilir. Tutanağı mutlaka saklayın.

İpucu: Vekâletname veren tarafların arabuluculuk oturumlarına bizzat katılması zorunlu değildir; vekâletnameli bir avukat sizi temsil edebilir. Bizzat katıldığınızda ve Türkçe bilmeyen taraf varsa tercüman bulundurulması mümkündür.

Hangi iş mahkemesi yetkili? (yetki kuralları)

Yetki, davayı hangi şehirde açacağınızı belirler. 7036 sayılı Kanun ve 6100 sayılı HMK uyarınca iş davası kural olarak şu mahkemelerde açılabilir:

  • Davalının (genellikle işverenin) dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi;
  • İşin yapıldığı yer ya da uyuşmazlık konusu işlemin yapıldığı yer mahkemesi;
  • Birden fazla davalı varsa, bunlardan herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi;
  • İş kazalarında, kazanın meydana geldiği yer veya davacının yerleşim yeri mahkemesi.
Mevzuat: İş davalarındaki yetki kuralları 7036 sayılı Kanun m.6'da düzenlenmiştir ve büyük ölçüde kesin yetki niteliğindedir. Sözleşmeye konulan bir yetki şartı, bu kuralları işçi aleyhine değiştiremez; yani işveren, sözleşmeye koyduğu bir madde ile işçiyi uzak ve zahmetli bir şehirde dava açmaya zorlayamaz.

İşe başlamadan önce iş sözleşmenizi bir sözleşme avukatı ile gözden geçirmenizde yarar vardır: yetki, uygulanacak hukuk ve fesih hükümleri, uyuşmazlıkların sessizce kazanıldığı ya da kaybedildiği yerlerdir.

Yurt dışı unsuru taşıyan durumlarda — örneğin işin bir kısmının yurt dışında görülmesi ya da yabancı bir işverenle çalışılması — hangi ülke mahkemesinin ve hangi hukukun uygulanacağı 5718 sayılı MÖHUK ile belirlenir. Kural olarak, hukuk seçimi yapılmış olsa bile işçi, işini mutaden yaptığı ülkenin emredici koruyucu kurallarından yoksun bırakılamaz; bu yer Türkiye ise, sözleşmede başka bir hukuk seçilmiş olsa dahi Türk iş hukuku korumaları genellikle uygulanır. Bu sorular dosyaya özgüdür ve olay bazında değerlendirilmelidir.

Yargılama nasıl işler? (basit yargılama usulü)

İş mahkemeleri, 6100 sayılı HMK'nın 316-322. maddelerindeki basit yargılama usulünü uygular. Yazılı yargılama usulüne kıyasla bu, şu anlama gelir:

  • Daha az dilekçe teatisi — kural olarak bir dava dilekçesi ve bir cevap dilekçesi vardır; ikinci cevap (cevaba cevap, ikinci cevap) hakkı bulunmaz;
  • Cevap ve delil sunma süreleri daha kısadır;
  • Daha yoğun ve hızlı sonuçlanmayı amaçlayan bir duruşma süreci işler.

İşçi için delil listesi

Şu belgeleri en baştan toplayın; iş davalarının çoğu bu delillerle belirlenir:

  • Yazılı iş sözleşmesi ve varsa ekleri/değişiklikleri;
  • SGK hizmet dökümü, sigortalı işe giriş tarihini, bildirilen ücreti ve primleri gösterir;
  • Maaş bordroları ve ücret ödemelerini gösteren banka hesap dökümleri;
  • Görev, çalışma saatleri, uyarılar ve fesihle ilgili yazışmalar (e-posta, mesaj, tutanak);
  • Tanıklık edebilecek çalışma arkadaşlarının isimleri.

Mahkemeler, kıdem, ihbar ve fazla mesai gibi tutarların hesaplanması için genellikle bilirkişi görevlendirir ve davacıdan bilirkişi ve diğer giderler için gider avansı yatırması istenir. Süreç boyunca kesin süreler işlediğinden, birini kaçırmak masraflı olabilir; bu nedenle dosyanın bir avukat tarafından takibi önemlidir.

Süreç ne kadar sürer?

Gerçekçi bir beklenti faydalıdır. Arabuluculuk genellikle üç-dört hafta sürer. İlk derecedeki iş davası çoğunlukla aylarca, özellikle bilirkişi raporu gerektiğinde çoğu zaman bir yıldan fazla sürebilir. Bölge Adliye Mahkemesi'ne (istinaf) ve mümkünse Yargıtay'a (temyiz) gidilmesi, her aşamada aylar ekleyebilir. Süreler, mahkemenin iş yüküne ve dosyanın karmaşıklığına göre değişir.

İşe iade: neyi geri alabilirsiniz?

Gerekli kıdeme sahipseniz ve geçerli bir neden olmadan işten çıkarıldıysanız, kazanılan bir işe iade davası size eski masanızı doğrudan geri vermez. Mahkeme, işvereni sizi tekrar işe başlatmaya davet eder; işveren reddedebilir, ancak bunun bir bedeli vardır.

  • İşe başlatmama tazminatı — işveren sizi işe geri almazsa, mahkemenin kıdeminize ve feshin koşullarına göre belirleyeceği, dört ile sekiz aylık brüt ücret tutarında bir tazminat öder.
  • Boşta geçen süre ücreti — fesih ile mahkeme kararı arasında, işe başlatılıp başlatılmadığınıza bakılmaksızın en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları kapsar.
Mevzuat: İş Kanunu m.21, işe başlatmama tazminatını 4-8 aylık ücret, boşta geçen süre ücretini ise en çok 4 ay olarak belirler. İşe iadenin gerçekleşmeyip iş ilişkisinin sona erdiği hâllerde ayrıca kıdem ve ihbar hakları da doğabilir.

İstinaf ve temyiz: kanun yolları ve parasal sınırlar

İş mahkemesi kararı çoğu zaman son söz değildir. İki ayrı kanun yolu vardır ve her birinin, her yıl Ocak ayında yeniden değerlenen ve davanın açıldığı tarihe göre uygulanan parasal sınırları bulunur.

Özellikİstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi)Temyiz (Yargıtay)
İncelediğiHem maddi olay hem hukukYalnızca hukuka uygunluk
SüreGerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftaİstinaf kararının tebliğinden itibaren iki hafta
Parasal sınır (2026'da açılan davalar)50.000 TL ve altındaki kararlar kesindirYalnızca 682.000 TL üzeri açıktır
Mevzuat: Kanun yolu sınırları 6100 sayılı HMK m.341 (istinaf) ve m.362 (temyiz) ile belirlenir ve her yıl yeniden değerlenir. 1 Ocak - 31 Aralık 2026 arasında açılan davalarda bu rakamlar sırasıyla 50.000 TL ve 682.000 TL'dir; 1.000 TL'nin altındaki kısımlar hesaba katılmaz.
Süreye dikkat: Manevi tazminat kararlarında parasal istinaf sınırı uygulanmaz; tutarı ne olursa olsun istinafa götürülebilir. Yani küçük bir mobbing veya kişilik hakkı tazminatı kendiliğinden kesinleşmez; düşük tutarın temyiz/istinaf edilemeyeceğini varsaymak hatalı olur.

Güncel rakamlar ve son reformların etkisi için kararınıza dayanmadan önce ilgili dönemin yeniden değerleme oranını ve süreleri mutlaka teyit edin. Bu sınırlar ve süreler her yıl değiştiği için, somut dosyanız bakımından güncel değerleri doğrulamak gerekir.

İşveren ödemiyorsa: iş mahkemesi kararının icrası

Davayı kazanmak ile parayı tahsil etmek aynı şey değildir. İşveren kesinleşmiş bir kararı veya arabuluculuk anlaşma belgesini görmezden gelirse, alacağınızı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) uyarınca İcra Dairesi aracılığıyla tahsil edersiniz. Hem mahkeme ilamı hem de imzalı arabuluculuk anlaşma belgesi ilam (ilam niteliğinde belge) sayıldığından, esası yeniden tartışmaya gerek kalmadan doğrudan ilamlı icraya geçebilir; işverenin banka hesaplarına, alacaklarına ve mallarına haciz koydurabilirsiniz.

İcra ve haciz sürecinin doğru yürütülmesi için alacak tahsili ve icra avukatı desteği almak, ödenmeyen işçilik alacaklarının hızlı tahsilini kolaylaştırır. Yurt dışında malvarlığı bulunan bir şirkete karşı tahsil ise daha karmaşıktır ve çoğu zaman Türk kararının ilgili ülkede tanınması ve tenfizini gerektirir.

İşçi ve işveren için iş mahkemesi sürecinde yapılması gerekenler

İş mahkemesi süreci, hem işçi hem işveren için doğru zamanlama ve doğru belge ile kazanılır. Sürecin başında şu adımlara dikkat etmek faydalıdır:

  • İşçi iseniz: Fesih bildirimini tebliğ tarihiyle birlikte saklayın; işe iade düşünüyorsanız bir aylık süreyi takvime işleyin; SGK hizmet dökümünüzü ve bordrolarınızı en baştan temin edin.
  • İşveren iseniz: Fesih gerekçesini yazılı ve belgeli oluşturun; savunma alma, tutanak ve uyarı yazılarını dosyalayın; geçerli/haklı neden ayrımını fesihten önce değerlendirin.
  • Her iki taraf için: Arabuluculuk aşamasını ciddiye alın; pek çok dosya bu aşamada makul bir tutarla çözülebilir ve uzun yargılama maliyetinden kaçınılır.

İster bir feshe itiraz ediyor, ister ödenmeyen kıdem ve ücretinizi takip ediyor, ister şirketinize açılan bir davada savunma yapıyor olun, pozisyonunuzun gizli bir ön değerlendirmesi için bir iş hukuku avukatına danışabilir ya da doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça sorulan sorular

İş mahkemesi davası nasıl açılır?

Çoğu işçilik alacağı ve işe iade davasında önce zorunlu arabuluculuğa başvurmanız gerekir. Arabuluculuk anlaşmazlıkla sonuçlanırsa, arabulucunun düzenlediği son tutanak tarihinden itibaren genellikle iki hafta içinde yetkili iş mahkemesine dava dilekçesi sunarak davayı açarsınız. Dilekçeye son tutanağın aslı veya arabulucu onaylı örneği eklenmelidir; aksi hâlde mahkeme kısa bir kesin süre sonunda davayı usulden reddeder.

İşe iade davası açmak için ne kadar sürem var?

İşten çıkarıldıktan sonra işinize dönmek istiyorsanız, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmanız gerekir. Bu bir aylık süre İş Kanunu m.20 uyarınca hak düşürücüdür: kaçırırsanız fesih ne kadar haksız olursa olsun işe iade hakkı tamamen sona erer. Arabuluculuk olumsuz biterse, son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açmalısınız.

Dava açmadan önce arabuluculuğa gitmek zorunda mıyım?

Para alacaklarının çoğu (kıdem, ihbar, ücret, fazla mesai, izin), işe iade ve işyerinden kaynaklanan kişilik hakkı/mobbing davalarında evet; arabuluculuk 7036 sayılı Kanun uyarınca dava şartıdır. Arabuluculuğu tamamlamadan dava açarsanız mahkeme davayı esasa girmeden usulden reddeder. Tespit davaları ile iş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davaları bu zorunluluktan muaftır.

Kıdem tazminatında zamanaşımı süresi kaç yıldır?

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti kural olarak İş Kanunu Ek Madde 3 uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabidir. Kıdem ve ihbarda süre genellikle fesih tarihinde başlar. Bazı ücret alacaklarında ve dosyaya özgü hak düşürücü sürelerde durum farklılaşabileceğinden, somut durumunuza ilişkin süreyi teyit etmek gerekir.

İş davası ne kadar sürer?

Arabuluculuk genellikle üç-dört hafta sürer. İlk derecedeki iş davası çoğu zaman aylarca, özellikle bilirkişi raporu gerektiğinde sıklıkla bir yıldan fazla sürebilir. İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) ve gerekiyorsa temyiz (Yargıtay) aşamaları her biri ek aylar ekleyebilir. Süreler mahkemenin iş yüküne ve dosyanın karmaşıklığına göre değişir.

İş davasını hangi şehirde açmalıyım?

Kural olarak davalının (genellikle işverenin) yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yer mahkemesinde açılır. İş kazalarında kazanın olduğu yer veya davacının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olabilir. Bu yetki kuralları büyük ölçüde kesindir; sözleşmeye konulan ve işçiyi farklı bir şehre yönlendiren aleyhe bir yetki şartı geçersizdir.

İş mahkemesi kararı temyiz edilebilir mi?

Evet, ancak her yıl değişen parasal sınırlara bağlı olarak. 2026'da açılan davalarda 50.000 TL ve altındaki kararlar kesindir; Yargıtay yolu kural olarak yalnızca 682.000 TL üzerine açıktır. Manevi tazminat kararları tutarına bakılmaksızın istinafa götürülebilir. Kanun yolu başvuruları, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır.

İşe iade davasını kazanırsam ne alırım?

Mahkeme işvereni sizi yeniden işe başlatmaya davet eder. İşveren işe başlatmazsa, İş Kanunu m.21 uyarınca dört ile sekiz aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatı öder. Ayrıca fesih ile karar arasında en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücreti, işe başlatılıp başlatılmadığınıza bakılmaksızın ödenir. İşe iade gerçekleşmezse kıdem ve ihbar hakları da doğabilir.

İşveren mahkeme kararına rağmen ödeme yapmazsa ne olur?

Kesinleşmiş mahkeme ilamı da imzalı arabuluculuk anlaşma belgesi de ilam niteliğindedir. İşveren ödemezse, esası yeniden tartışmaya gerek kalmadan İİK uyarınca ilamlı icra yoluna başvurabilir; işverenin banka hesapları, alacakları ve malvarlığı üzerine haciz koydurabilirsiniz. Sürecin doğru yürütülmesi için icra ve haciz aşamasında avukat desteği almak faydalıdır.

Bu konuda avukata mı ihtiyacınız var?Sürecin tamamını, açık ve sabit bir ücretle baştan sona yürütüyoruz.
Bir avukatla görüşün

İlgili yazılar

İşçinin Haklı Nedenle İş Sözleşmesini Feshetme Hakkı: Şartlar, Süre ve Kıdem TazminatıKıdem Tazminatı Tavanı 2026: Hesaplama, Tarih ve Süreİş Hukukunda 2026 Değişiklikleri: İşverenin Bilmesi Gerekenler
Başlayalım

Dilinizi konuşan bir Türk avukatla görüşün.

Ticari, kurumsal veya kişisel meselenizi bize iletin; gerçek bir Türk avukattan net, sabit ücretli bir yanıt alın — genellikle bir iş günü içinde.

★★★★★ 4.9 60 Google yorumu · Mondaq, Clutch ve Trustpilot'ta yer aldık
WhatsApp'tan yazın
Gerçek bir avukat yanıtlar — genelde gün içinde
WhatsAppE-postaRandevu alın