Yurt Dışı Bağlantılı Miras Davası: Hangi Mahkeme Yetkili, Hangi Hukuk Uygulanır?
Yurt dışında vefat eden ya da yabancı uyruklu bir yakınınızın Türkiye'deki malları için miras davası, kural olarak murisin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde; Türkiye'de yerleşim yeri yoksa malların bulunduğu yer mahkemesinde açılır (MÖHUK 5718 m. 43). Bu yazıda yabancılık unsuru taşıyan bir mirasta hangi mahkemenin yetkili olduğunu, hangi ülke hukukunun uygulanacağını ve yurt dışındaki mirasçının veraset ilamını (mirasçılık belgesini) nasıl çıkaracağını açıklıyoruz.
Kısa cevap: yabancılık unsuru olan mirasta yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk
Mirasbırakan yurt dışında öldüyse, yabancı uyrukluysa ya da terekede yurt dışında mal varsa miras bir "yabancılık unsuru" taşır. Bu durumda üç soru her şeyi belirler: hangi mahkeme yetkilidir, hangi ülkenin hukuku uygulanır ve malları kendi adınıza geçirmek için ne yapmanız gerekir. Türk hukuku üçüne de cevap verir.
Tek cümleyle: terekede Türkiye'deki mallar için yetkili olan Türk mahkemesidir; mirasçının kim olduğu ve payların ne kadar olduğu çoğu zaman murisin vatandaşı olduğu ülkenin hukukuna göre belirlenir; fakat Türkiye'deki bir taşınmaz söz konusu olduğunda hem yetki hem uygulanacak hukuk Türk hukukundadır. Yurt dışı bağlantılı bir terekeyi yönetiyorsanız, dava açmadan önce miras hukuku alanında çalışan avukatlarımız doğru mahkemeyi teyit edebilir.
"Milletlerarası yetki" ne demek? Yetki ile uygulanacak hukuk farkı
Milletlerarası yetki tek bir soruya cevap verir: yabancılık unsuru taşıyan bir miras uyuşmazlığını Türk mahkemeleri görmeye yetkili midir? Bu, hangi hukukun uygulanacağı sorusundan ayrı bir sorudur ve hâkim mirasçıların kim olduğuna, kimin ne alacağına bakmadan önce karara bağlanır.
Yabancılık unsuru, miras birden fazla ülkeye temas ettiği anda doğar. En sık karşılaşılan haller:
- Mirasbırakan yabancı uyrukluydu ya da ölümünde yurt dışında yaşıyordu.
- Terekede birden fazla ülkede mal var.
- Mirasçılar farklı vatandaşlıklara sahip ya da farklı ülkelerde yaşıyor.
Bu hâllerde Türk mahkemelerinin yetkisi iki ana kaynaktan doğar: MÖHUK (5718 sayılı Kanun) ve varsa uygulanabilir bir milletlerarası sözleşme. MÖHUK iç hukuka yollama yaptığında, yer (yetki) kurallarını veren metin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'dur (HMK 6100). Türk Medeni Kanunu (TMK 4721) da merkezdedir; ancak o, yetkiyi değil, mirasın maddi kurallarını (kimin mirasçı olduğunu, saklı payların ne olduğunu) düzenler.
MÖHUK 43. madde: mirasta özel yetki kuralı
Temel taş MÖHUK 43. maddesidir. Bu madde, miras davasının nerede görüleceğine dair iki kademeli bir kural koyar:
Mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde görülür. Ölenin Türkiye'de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Uygulamada:
- Birinci kademe: Murisin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesi asıl yetkili mahkemedir.
- İkinci kademe: Murisin Türkiye'de yerleşim yeri yoksa yetki, terekedeki Türk mallarının bulunduğu yer mahkemesine geçer.
43. madde hem çekişmeli davaları hem de mirasçılık belgesi (veraset ilamı) verilmesi gibi çekişmesiz işleri kapsar. Türkiye'deki taşınmazlar bakımından bu yetki münhasır kabul edilir; sonuçlarını aşağıda ele alıyoruz. Uygulamadaki asıl sürtüşme genellikle maddi olgularda yaşanır: "son yerleşim yeri" neresidir ve yurt dışındaki mallar nasıl değerlendirilir.
MÖHUK 40. madde ve istisnai durum
MÖHUK 40. maddesi, yabancılık unsuru taşıyan her dava için genel kuraldır. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer (yetki) kurallarına göre belirler; uygulamada bu HMK 6100'dür. Konuyu düzenleyen özel bir kural yoksa devreye girer.
40. ve 43. madde nasıl birlikte uygulanır?
- 43. madde miras için özel kuraldır ve uygulanabildiği her hâlde önceliklidir.
- 40. madde, gerçek istisnai durumda boşluğu doldurur: murisin ne Türkiye'de yerleşim yeri ne de açıkça yeri belli bir Türk malı bulunmadığı hâl. Bu durumda Türk mahkemesi, dava görüp göremeyeceğine HMK'nın genel yetki kurallarına bakarak karar verir; terekenin geneli için bir Türk mahkemesi yetkili olmayabilir. Buna karşılık Türkiye'deki bir taşınmaz söz konusuysa, o taşınmaz bakımından yine yalnızca Türk mahkemesi işlem yapabilir.
Mirasa hangi ülkenin hukuku uygulanır? (Yetkiyle aynı şey değil)
Yetki ile uygulanacak hukuk farklı sorulardır; mirasçılar çoğu zaman ikisini birbirine karıştırır. MÖHUK 20/1. maddesine göre miras, ölenin millî hukukuna tâbidir; ancak Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. 20/2. madde bir incelik daha ekler: mirasın açılmasına, iktisabına ve taksimine, terekenin bulunduğu ülke hukuku uygulanır.
Bu ayrım önemlidir; çünkü Türk mahkemeleri Türkiye'deki taşınmazları münhasır yetki konusu sayar. İki sonuç doğar:
| Mal türü | O mal hakkındaki yabancı mahkeme kararı |
|---|---|
| Türkiye'deki taşınmaz (daire, arsa) | Tanınmaz ve tenfiz edilmez — Türk mahkemelerinin münhasır yetkisindedir |
| Taşınır mallar (banka hesabı, hisse, araç) | MÖHUK şartları karşılanırsa tanınabilir |
Yani Türkiye'deki daireniz hakkında yabancı bir mahkeme kararı burada tanınmaz; bunun için Türkiye'de ayrı bir yargılama gerekir. Türk banka hesabınız hakkındaki yabancı bir karar ise 54. madde şartlarını taşıyorsa tanınabilir.
Veraset ilamı (mirasçılık belgesi): yabancılık unsuru varsa neden notere değil mahkemeye gidilir?
Veraset ilamı (mirasçılık belgesi), mirasçıları ve paylarını gösteren belgedir. Türkiye'deki herhangi bir malın devredilebilmesi için önce bu belge gerekir. Tamamen iç hukuka tâbi (yabancılık unsuru olmayan) mirasta belgeyi noter de verebilir. Ancak yabancılık unsuru varsa — örneğin mirasçılardan biri yabancı ya da çifte vatandaşsa, ya da muris yabancı uyrukluysa — noter işlem yapamaz; belge Sulh Hukuk Mahkemesinden alınır.
Yurt dışındaki mirasçının hazırlaması gereken belgeler
Yurt dışındaki mirasçı genellikle önce belge listesini merak eder. Tipik bir yabancılık unsurlu dosyada mahkeme şunları bekler:
- Ölüm belgesi: apostilli (Lahey Sözleşmesi'ne taraf olmayan ülkeler için konsolosluk onaylı/tasdikli) ve yeminli tercüman tarafından çevrilmiş.
- Mirasçıların kimliğini ve murisle akrabalık bağını gösteren belgeler: yine apostilli ve tercümeli.
- Yurt dışından düzenlenmiş vekâletname: apostilli ve tercümeli; böylece Türkiye'ye gelmeden bir avukat sizin adınıza işlem yapabilir.
- Varsa yabancı vasiyetname: tasdik ve tercümesiyle birlikte.
Somut örnek: Münih'te vefat eden bir kişinin İstanbul'daki dairesi
Somut bir tereke düşünelim. Bir kişi Münih'te yaşadı, orada vefat etti ve geride şunları bıraktı: İstanbul'da bir daire, bir Türk banka hesabı ve Almanya'da mal varlığı. Mirasçılar, ikisi de Almanya'da yaşayan iki çocuğu. Türk hukuku bunu mal mal nasıl çözer, bakalım.
- Hangi mahkeme? Murisin Türkiye'de son yerleşim yeri yok; bu yüzden 43. maddenin ikinci kademesi uygulanır: malların bulunduğu yer Türk mahkemesi — burada İstanbul — Türk terekesi için yetkilidir.
- İstanbul'daki daire. Türk hukukuna tâbidir (MÖHUK m. 20/1) ve Türk mahkemelerinin münhasır yetkisindedir. Almanya'dan alınan bir mirasçılık belgesi (Erbschein) tek başına Türkiye'deki tapuyu devretmeye yetmez; mirasçıların Türk veraset ilamına ve Türkiye'de bir yargılamaya ihtiyacı vardır.
- Türk banka hesabı (taşınır). Taşınırlara mirasta kimin mirasçı olduğu murisin millî hukukuna (Alman hukukuna) göre belirlenir; ancak bankanın parayı serbest bırakması için mirasçıların yine Türk veraset ilamı alması gerekir.
- Almanya'daki mallar. Türk yargı yetkisi dışındadır; AB kuralları çerçevesinde Almanya'da işlem görür.
Pratik sonuç: iki ayrı yargılama — biri Alman terekesi için Almanya'da, biri Türkiye'deki daire ve banka hesabı için Türkiye'de — ve Türk veraset ilamı İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesinden alınır. Sonuçlar somut belge ve olgulara göre değişir; bu yüzden adım atmadan önce dosyayı bir avukata inceletin.
Saklı pay: Türk hukukunda vasiyet serbestisi daha dardır
Pek çok mirasçı, bir vasiyetnamenin Türkiye'deki taşınmaz üzerinde son sözü söylemediğini görünce şaşırır. Türk hukuku yakın aile için bir saklı pay korur — altsoy (çocuklar), sağ kalan eş ve bazı hâllerde ana baba. Türkiye'deki taşınmazlar Türk hukukuna tâbi olduğundan (MÖHUK m. 20/1), murisin vatandaşı olduğu ülke tam mirastan çıkarmaya (disinheritance) izin verse bile saklı pay kuralları Türkiye'deki daireye uygulanabilir.
Bir vasiyet ya da sağlararası kazandırma saklı paya tecavüz ederse, korunan mirasçı tenkis davasıyla bunu geri alabilir. Mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapılan muvazaalı devirler söz konusuysa muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası gündeme gelir. Tereke bir şirket payı içeriyorsa, şirketler hukuku tarafıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bu uyuşmazlıklarda miras davası avukatımızdan destek alabilirsiniz.
Kaçırılmaması gereken süreler: ret ve veraset vergisi
Yurt dışı bağlantılı terekeler katı süreler taşır ve bunları kaçırmak pahalıya mal olabilir. İki tanesi öne çıkar.
Veraset ilamı alındıktan sonra malların hâlâ devredilmesi gerekir: daire için Tapu Müdürlüğünde tapu devri, hesap için bankaya serbest bırakma talebi. Türkiye'deki taşınmaz devirleriyle ilgili olarak gayrimenkul hukuku ekibimiz mirasçılar adına tapu adımını yürütebilir.
Türkiye ile AB Miras Tüzüğü (650/2012) karşılaştırması
AB ülkelerindeki mirasçılar çoğu zaman tek bir mahkemenin tüm terekeyi çözmesini bekler. Türkiye farklı işler.
| AB Miras Tüzüğü (650/2012) | Türkiye (MÖHUK 5718) | |
|---|---|---|
| Temel bağlama noktası | Murisin ölümdeki mutad meskeni | Murisin Türkiye'deki son yerleşim yeri, yoksa malların bulunduğu yer (m. 43) |
| Tüm tereke için tek mahkeme? | Kural olarak evet | Hayır — Türk taşınmazları üzerinde münhasır yetki |
| 650/2012 ile bağlı mı? | AB üye devletleri (Danimarka/İrlanda hariç) | Hayır — Türkiye AB dışı üçüncü devlet |
Türkiye 650/2012 sayılı Tüzükle bağlı olmadığından, AB ile Türkiye'ye yayılan bir tereke genellikle iki ayrı yargılama gerektirir — biri AB kısmı için, biri Türkiye'deki mallar için.
Yurt dışı bağlantılı mirasta atılması gereken adımlar
- Yerleşim yerini ve malları tespit edin. Murisin Türkiye'de son yerleşim yeri olup olmadığını belirleyin; her malın bulunduğu yeri ve taşınır mı taşınmaz mı olduğunu listeleyin.
- Yetkili mahkemeyi ve uygulanacak hukuku teyit edin. 43. maddenin uygulanıp uygulanmadığını ve terekenin her parçasına hangi hukukun uygulanacağını kontrol edin — kural olarak murisin millî hukuku, Türk taşınmazları için Türk hukuku.
- Varsa yabancı kararı planlayın. Halihazırda bir yabancı mahkeme devredeyse, kararı MÖHUK 54. madde karşısında değerlendirin ve Türkiye'deki taşınmaz için ayrı bir Türk yargılaması hazırlayın.
- Türk veraset ilamını alın. Yabancılık unsurlu terekelerde bu belge, apostilli ve tercümeli belgelerle Sulh Hukuk Mahkemesinden alınır.
- Malları devredin. Daire için tapu devrini, hesap için banka serbest bırakmasını tamamlayın — yukarıdaki ret ve vergi sürelerini karşıladıktan sonra.
Her tereke kendi olgularına göre değerlendirilir ve adım atılmadan önce belgelerinizin bir avukatça incelenmesi gerekir. Yurt dışı bağlantılı bir terekeyi görüşmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça sorulan sorular
Yabancı uyruklu birinin veya yurt dışında ölen kişinin mirası için hangi mahkeme yetkili?
MÖHUK 43. maddesi uyarınca, murisin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Murisin Türkiye'de yerleşim yeri yoksa, Türkiye'deki terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesi yetkili olur. Bu kural hem çekişmeli davalar hem de veraset ilamı gibi çekişmesiz işler için geçerlidir.
Yabancılık unsuru taşıyan mirasa hangi ülkenin hukuku uygulanır?
MÖHUK 20. maddesindeki genel kural, mirasa murisin millî hukukunun (vatandaşı olduğu ülkenin hukukunun) uygulanmasıdır. Temel istisna, Türkiye'de bulunan taşınmazlardır: bunlara her zaman Türk hukuku uygulanır ve Türk mahkemeleri bu taşınmazları münhasır yetkilerinde sayar.
Yabancı mahkemenin verdiği miras kararı Türkiye'de geçerli olur mu?
Mal türüne göre değişir. Türkiye'deki bir taşınmaz hakkındaki yabancı karar tanınmaz; çünkü Türk mahkemeleri Türkiye'deki taşınmazlar üzerinde münhasır yetkilidir (MÖHUK m. 54/b). Taşınır mallar (banka hesabı, hisse gibi) hakkındaki bir karar ise MÖHUK 54. maddedeki şartları — karşılıklılık, savunma hakkı, kamu düzenine uygunluk — taşıyorsa tanınabilir.
Yurt dışındaki mirasçı veraset ilamını noterden alabilir mi?
Hayır. Yabancılık unsuru bulunan hâllerde veraset ilamı (mirasçılık belgesi) noterden değil, Sulh Hukuk Mahkemesinden alınır. Türk noterleri yabancılık unsuru taşıyan dosyalarda bu belgeyi düzenleyemez.
Yurt dışındaki mirasçı belgelerini apostille ve tercüme ettirmek zorunda mı?
Evet. Ölüm belgesi, akrabalık belgeleri, varsa vasiyetname ve vekâletname gibi yabancı belgelerin, mahkeme bunlara dayanmadan önce apostilli (Lahey Sözleşmesi'ne taraf olmayan ülkeler için konsolosluk tasdikli) ve yeminli tercüman tarafından çevrilmiş olması gerekir. Bu adımlar sürecin en yavaş kısmı olduğundan erken başlayın.
Türkiye'de mirası reddetmenin veya kabul etmenin süresi var mı?
Mirası reddetmek (mirasın reddi) isteyen mirasçının kural olarak üç ayı vardır (TMK m. 605-606); bu bir hak düşürücü süredir, durmaz ve yeniden başlamaz. Yasal mirasçılarda süre, ölümü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten işler. Ayrıca Veraset ve İntikal Vergisi beyannamesi 7338 sayılı Kanun uyarınca verilir; ölüm ve mirasçılar Türkiye'deyse genel olarak dört ay, yabancılık unsuru varsa daha uzun süre içinde. Kesin tarihlerinizi bir avukata veya mali müşavire teyit ettirin.
Türkiye'deki daire için Almanya'dan alınan mirasçılık belgesi (Erbschein) yeterli mi?
Hayır. Türkiye'deki taşınmaz Türk mahkemelerinin münhasır yetkisindedir; yabancı bir mirasçılık belgesi tek başına tapuyu devretmeye yetmez. Daireyi mirasçılar adına geçirmek için Sulh Hukuk Mahkemesinden alınmış bir Türk veraset ilamı ve Türkiye'de yürütülecek bir işlem gerekir.
Türkiye ile AB Miras Tüzüğü arasındaki fark nedir?
AB Miras Tüzüğü (650/2012) yetkiyi murisin mutad meskenine bağlar ve tek bir mahkemenin tüm terekeyi çözmesine imkân tanır. Türkiye bu Tüzükle bağlı değildir; yetkiyi Türkiye'deki son yerleşim yerine ya da malların bulunduğu yere bağlar ve Türk taşınmazları üzerinde münhasır yetki iddia eder. Bu nedenle AB ile Türkiye'ye yayılan bir tereke genellikle iki ayrı yargılama gerektirir.
Türkiye'de yaşamayan, yurt dışındaki mirasçı davayı Türkiye'ye gelmeden yürütebilir mi?
Evet. Yurt dışından düzenlenmiş, apostilli ve yeminli tercümeli bir vekâletname dosyada bulunduğunda; veraset ilamının alınması, tapu devri ve banka hesabının serbest bırakılması gibi adımların büyük kısmı Türkiye'ye gelmeden bir avukat aracılığıyla tamamlanabilir.