Aile ve Boşanma Hukuku

Maddi ve Manevi Tazminat Davası Nasıl Açılır? Şartlar, Süre ve Belgeler

Maddi ve manevi tazminat davası, dava dilekçesinin yetkili ve görevli mahkemeye verilmesiyle açılır; çoğu uyuşmazlıkta önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekir. Maddi tazminat, paraya çevrilebilen somut zararı (tedavi gideri, araç hasarı, kazanç kaybı) karşılar; manevi tazminat ise acı, üzüntü ve kişilik haklarına saldırı gibi parayla ölçülemeyen zararın bir nebze giderilmesini amaçlar. Trafik kazası, malpraktis, iş kazası, sözleşmenin ihlali ya da kişilik haklarına saldırı gibi olaylar Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı TBK) uyarınca tazminat talebine yol açar. Bu rehber, davanın şartlarını, zamanaşımı sürelerini, görevli mahkemeyi ve tazminatın nasıl hesaplandığını adım adım açıklar.

Maddi ve Manevi Tazminat Nedir? Aralarındaki Fark

Bir kişi hukuka aykırı bir davranışıyla size zarar verdiğinde, Türk hukuku bu zararın yükünü zarara sebep olan kişiye yüklemenizi sağlar. Buna tazminat denir. Türk sorumluluk hukukunun amacı cezalandırmak değil, sizi zarardan önceki duruma getirmektir. Hukukumuz tazminatı iki ana türe ayırır.

Yasal dayanak: Temel kurallar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) yer alır; bu kanun hem haksız fiilden hem de sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluğu düzenler. Kişilik haklarının korunması ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na (TMK) da dayanır.

İki tazminat türünün karşılaştırması

 Maddi tazminatManevi tazminat
Neyi karşılarMalvarlığınızda veya gelirinizde ölçülebilir azalmayıAcı, üzüntü, elem, kişilik haklarına ve itibara saldırıyı
Tipik örneklerTedavi gideri, araç onarımı, cenaze masrafı, kazanç kaybı, yoksun kalınan kârBedensel acı, ruhsal sıkıntı, şeref ve haysiyete zarar
Nasıl belirlenirDelil ve bilirkişi raporuyla hesaplanırHâkimin hakkaniyete göre takdir ettiği "uygun bir miktar"
Dayanak maddeTBK m. 49-52 (sözleşmeler için m. 112 vd.)TBK m. 56 (bedensel zarar/ölüm); TBK m. 58 ve TMK m. 24-25 (kişilik hakları)

Tek bir olay, örneğin ağır bir kaza, her iki tazminata birden yol açabilir: tedavi giderleri ve gelir kaybı (maddi) ile çekilen acı ve üzüntü (manevi) aynı anda talep edilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her dava kendi özel koşullarına göre değerlendirilir. Durumunuza özel değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Tazminat Davasının Şartları: Dört Temel Unsur

Haksız fiilden doğan bir tazminat talebi, TBK uyarınca kural olarak dört unsura dayanır. Bu unsurlardan biri eksikse, talep çoğu zaman reddedilir.

  • Hukuka aykırı fiil. Bir hukuk kuralını ya da özen yükümlülüğünü ihlal eden davranış: kanuna aykırılık, sözleşmeye aykırılık, mutlak bir hakkın (mülkiyet, fikrî mülkiyet, kişilik hakları) ihlali ya da dürüstlük kuralına (TMK m. 2) aykırı davranış.
  • Zarar. İspatlanabilir bir zarar yoksa tazminat da yoktur. Bu, yukarıda anlatılan maddi veya manevi zarardır.
  • Uygun illiyet (nedensellik) bağı. Hukuka aykırı fiilin zarara fiilen yol açtığını göstermeniz gerekir. Mücbir sebep veya zarar görenin ağır kusuru gibi araya giren bir sebep bu bağı zayıflatabilir ya da kesebilir.
  • Kusur. Çoğu olayda zarar verenin kusurlu olması aranır. Kusur; kasttan, ağır ihmalden hafif ihmale kadar uzanır. Kusurun derecesi, özellikle manevi tazminatta hükmedilecek miktarı güçlü biçimde etkiler.

Kusursuz (kusura dayanmayan) sorumluluk

Bazı hâllerde kusur aranmaz. Tehlikeli bir faaliyeti, örneğin motorlu bir aracı işleten kişi tehlike sorumluluğu taşır; bu nedenle aracı kullanmasa bile kayıtlı araç işleteni sorumlu olabilir. İşveren ise çalışanının iş sırasında verdiği zarardan adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında sorumlu tutulur.

Zarar görenin eski hâline getirilmesi

Maddi tazminatta temel ilke, zarar göreni zarardan önceki durumuna getirmektir. Mahkeme fiilî zararı, yoksun kalınan kârı (örneğin gelecekteki kazanç kaybı) ve dolaylı zararları değerlendirir. Haksız biçimde ölen bir kişinin yakınları için destekten yoksun kalma tazminatı da bu kapsamda talep edilebilir.

Hangi Durumlarda Tazminat Davası Açılır?

Yukarıdaki temel ilkeler her olayda geçerlidir; ancak her senaryonun kendine özgü kuralı, görevli mahkemesi ve süresi vardır. Aşağıdaki tablo yön gösterir, somut olayınıza ilişkin danışmanlığın yerini tutmaz.

OlayKime dava açılırGörevli mahkemeZorunlu arabuluculuk?
Trafik kazasıSürücü, araç işleteni, ZMSS (trafik) sigortacısıAsliye hukuk (sigortacıya karşı asliye ticaret)Sigortacıya karşı para alacağında evet
Özel hastane malpraktisiHastane / hekimTüketici mahkemesiÇoğu tüketici uyuşmazlığında evet
Kamu hastanesi malpraktisiİdareİdare mahkemesi (tam yargı davası)Hayır (idari yargı usulü)
Sözleşmeye aykırılık (tacirler)Karşı tarafAsliye ticaret mahkemesiTicari para alacağında evet
İş kazasıİşverenİş mahkemesiEvet (işçi-işveren alacakları)

Trafik kazaları

Sorumluluk genellikle bir üçgen oluşturur: kusurlu sürücü (kusura dayalı sorumlu), araç işleteni (tehlike sorumluluğuyla kusursuz sorumlu) ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS, trafik sigortası) kapsamında sigortacı. Bu alanı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) düzenler ve dilerseniz bunların herhangi birine ya da hepsine birden dava açabilirsiniz. Sık gözden kaçan iki hak vardır: onarılan aracın ikinci el değerindeki kalıcı düşüş için araç değer kaybı ve kusurlu olarak ölen sürücünün desteğinden yoksun kalan yakınlarının, kendi trafik sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilmesi. İkinci hak, yakınların talebinin mirasçı sıfatıyla değil, kendi şahsi hakları olmasından kaynaklanır. trafik kazası ve sigorta uyuşmazlıkları bu nedenle ayrı bir uzmanlık ister.

İş kazaları ve meslek hastalığı

İşverenin özen yükümlülüğü çok yüksektir; olay gerçekten kaçınılmaz değilse sorumluluk neredeyse mutlaktır. SGK ilk ödemeleri yapar; açılacak dava ise yalnızca SGK ödemelerinin peşin değeri düşüldükten sonra kalan farkı (bakiye) talep eder. Bu işçilik alacakları için dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk gerekir. Süreci iş kazası ve malpraktis davaları başlığı altında ayrıntılı yürütüyoruz.

Tıbbi malpraktis (hatalı tedavi)

Temel soru, zararın kaçınılmaz bir komplikasyon mu yoksa önlenebilir bir hata mı olduğudur. Sorumluluk; yetersiz aydınlatılmış onam, teşhis veya tedavi hatası ya da organizasyon kusurundan doğabilir. Yargı yolu olaya göre keskin biçimde değişir: özel hastaneye karşı malpraktis davası özel hukuk davasıdır (genellikle tüketici mahkemesinde), kamu hastanesindeki malpraktis ise "hizmet kusuru" olarak idareye karşı idare mahkemesinde tam yargı davasıyla takip edilir.

Sözleşmeye aykırılık

Sözleşmesel tazminatta olumlu (müspet) zarar ile olumsuz (menfi) zarar ayrımı yapılır; olumlu zarar yoksun kalınan kârı da içerir ve sizi sözleşme ifa edilseydi bulunacağınız duruma getirir. Cezai şart zararı ispat etmeden talep edilebilir; ancak hâkim fahiş (aşırı) bir cezai şartı indirebilir. Tacirler arasındaki sözleşme uyuşmazlıklarını 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) düzenler ve bu davalarda da dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk gerekir. Sözleşme süreçleri için sözleşme hukuku ve ticaret hukuku hizmetlerimize bakabilirsiniz.

Hakaret ve kişilik haklarına saldırı

Türk hukuku şeref, haysiyet ve itibarı, sosyal medya dahil her türlü hukuka aykırı saldırıya karşı korur. Davacının matufiyet (yöneltilmişlik) şartını sağlaması gerekir: ifade, sıradan bir okuyucunun kimden bahsedildiğini anlayabileceği açıklıkta davacıyı işaret etmelidir. Şikâyet hakkının kötüye kullanılması, örneğin bilerek asılsız ihbarda bulunmak, başlı başına haksız fiil oluşturabilir.

Yasal dayanak: Şerefe veya kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat TBK m. 58'e (ve TMK m. 24-25'e) dayanır; bu, TBK m. 56'daki bedensel zarar ve ölüm kaynaklı manevi tazminattan farklı bir hukuki temeldir. Dilekçeye doğru maddeyi yazmak önemlidir.

Tazminat Mahkemece Nasıl Hesaplanır?

Zararın hesaplanması, objektif hesap ile hâkimin takdir yetkisini bir araya getirir.

Maddi tazminatın hesabı

Karmaşık bedensel zarar veya ölüm davalarında mahkeme bir hesap bilirkişisi (aktüer) görevlendirir. Bilirkişi; ücret belgeleri, kusur oranı, resmî yaşam tablosu (örneğin TRH 2010 tablosu) ve yasal iskonto oranını kullanarak zararı hesaplar. Bedensel zarar tazminatı katmanlı kurulur: tedavi giderleri, geçici iş göremezlik (iyileşme döneminde kaybedilen kazanç) ve sürekli iş göremezlik (emekliliğe kadar gelecekteki kazanç kaybının maluliyet oranıyla çarpılıp peşin değere indirgenmesi). Ölüm hâlinde yakınlar, ölenin kendi tüketim payı düşüldükten sonra destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze masraflarını talep eder.

Manevi tazminatın takdiri

TBK m. 56, hâkime bedensel zarar veya ölüm hâlinde "uygun bir miktar" manevi tazminata hükmetme yetkisi verir; kişilik hakları davalarında dayanak TBK m. 58'dir. Sabit bir formül yoktur. Hâkim; fiilin ağırlığını, kusurun derecesini, zararın niteliği ile yoğunluğunu, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu ve olay tarihini tartar. Hükmedilen miktar, zarar görenin sebepsiz zenginleşmesine yol açmadan, gerçek bir tatmin ve caydırıcılık sağlamalıdır.

İpucu: Türk hukukunda manevi tazminat miktarları hakkaniyetle sınırlıdır; bazı ülkelerdeki çok yüksek "acı ve ızdırap" rakamlarına benzemez. Manevi tazminatı, asıl mali sonuç olarak değil, zararın anlamlı biçimde tanınması olarak görmek daha doğrudur; asıl mali değer çoğu zaman hesaplanan maddi zararda toplanır. Hiçbir avukat size kesin bir rakam vaat edemez; miktarı yalnızca mahkeme belirler.

Aile hukuku notu. Maddi ve manevi tazminat boşanmada da gündeme gelir. TMK m. 174 uyarınca, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen eş maddi tazminat (174/1), kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş ise manevi tazminat (174/2) talep edebilir; her ikisi de kusurlu eşten istenir. Ayrıntı için boşanma ve aile hukuku hizmetimize bakınız.

Tazminat Davasında Zamanaşımı Süresi Ne Kadar?

Zamanaşımı süreleri

Süreler kesindir; kaçırırsanız dava açma hakkı kural olarak büsbütün kaybolur. TBK m. 72 uyarınca genel haksız fiil alacağı için iki yıllık süre, zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten işlemeye başlar; her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıllık üst sınır (zamanaşımı) vardır ve bunlardan hangisi önce dolarsa o geçerlidir. Önemli bir kurtarıcı kural: fiil aynı zamanda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında suç oluşturuyor ve ceza zamanaşımı daha uzunsa, bu daha uzun ceza zamanaşımı hukuk davasına da uygulanır. Zamanaşımı; dava açılması, icra takibi başlatılması ya da borçlunun borcu ikrar etmesi veya kısmi ödeme yapmasıyla kesilebilir ve belirli hâllerde durabilir.

Süreye dikkat: TBK m. 72'deki iki yıllık haksız fiil süresi hızla dolabilir. Hem zararı hem de sorumlu kişiyi öğrendiğiniz tarihi not edin ve erkenden hukuki destek alın; daha uzun ceza zamanaşımı, geç kalmış her hukuk davasını kurtarmaz.

Müteselsil (zincirleme) sorumluluk

TBK m. 61-62 uyarınca, iki veya daha fazla kişi aynı bölünemez zarara birlikte yol açtığında, her biri zarar görene karşı zararın tamamından sorumludur. Tazminatın yüzde yüzünü içlerinden herhangi birinden tahsil edebilirsiniz; ödeme yapan o kişi, kusur paylaşımı için diğerlerine rücu hakkıyla başvurur. Bu, kusuru paylaştırma yükünü masum zarar görenin üzerinden kaldırır.

Hakkaniyet indirimleri

Mahkemenin tazminatın kapsamı üzerinde geniş takdir yetkisi vardır. TBK m. 51 uyarınca hâkim, tazminatın kapsamını olayın koşullarına ve kusurun ağırlığına göre belirler ve kusur hafifse tazminatı azaltabilir. TBK m. 52 uyarınca tazminat; zarar görenin birlikte kusuru, bilinen bir riski göze alması ya da diğer hakkaniyet sebepleriyle indirilebilir; zarar görenin zararı azaltma külfeti de burada değerlendirilir. Karşılıksız (hatır için) yapılan bir yolculuk (hatır taşıması) bu indirimi haklı kılabilecek klasik bir örnektir.

Dava Açmadan Önce Zorunlu Arabuluculuk Gerekir mi?

Giderek genişleyen bir uyuşmazlık listesi için dava açmadan önce arabuluculuk artık bir dava şartıdır: bu adım atlanarak açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir.

Yasal dayanak: Zorunlu arabuluculuk, başlangıçtaki ticari ve işçi-işveren temelinin çok ötesine geçmiştir. 2026 itibarıyla pek çok tüketici uyuşmazlığını, belirli kira, komşuluk hukuku ve ortaklığın giderilmesi davalarını ve diğer bazı para/tazminat alacaklarını da kapsar. Özel hastane malpraktis davaları çoğunlukla tüketici mahkemesinde görüldüğünden, arabuluculuk bu davalara da sıkça uygulanır.

Süreç, zamanaşımı süreniz açısından önemlidir. Başvuru yapıldıktan sonra arabuluculuk birkaç hafta içinde sonuçlanır; taraflar anlaşamazsa arabulucu anlaşmama yönünde son tutanağı düzenler. Bu tutanağı dava dilekçenize eklersiniz. Kritik nokta şudur: arabuluculuk sürdüğü sürece zamanaşımı işlemez (durur); yani iyi niyetli bir arabuluculuk, dava açmak için kalan sürenizi yemez. Dava şartı olmayan hâllerde (örneğin sıradan bir haksız fiil davasında) arabuluculuk yine gönüllü olarak kullanılabilir ve hızlı, icra edilebilir bir anlaşma sağlayabilir.

Tazminat Davası Nasıl Açılır? Belgeler ve Aşamalar

Dava öncesi: delillerin toplanması

Delilleri korumak için hızlı davranın: olay yerini fotoğraflayın, Trafik Kazası Tespit Tutanağı gibi resmî raporları temin edin, tanıkları belirleyin ve her tıbbi belgeyi, faturayı ve gelir kaybı kanıtını saklayın. Noterden çekilecek bir ihtarname, karşı tarafı temerrüde düşürerek faizi başlatabilir ve ciddiyetinizi gösterir.

Gerekli belgeler (genel liste)

  • Kimlik ve varsa vekâletname
  • Olayı kanıtlayan belgeler (kaza tutanağı, fatura, sözleşme, ekran görüntüsü)
  • Tedavi ve maluliyet raporları, hastane kayıtları
  • Gelir/kazanç belgeleri (bordro, vergi kaydı)
  • Tanık listesi ve diğer deliller
  • Zorunlu hâllerde arabuluculuk son tutanağı

Davanın açılması ve yürüyüşü

Yargılama 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) çerçevesinde yürür. Dava, dava dilekçesi ve onun netice-i talep (sonuç istemi) kısmıyla başlar. Hâkim talep ettiğinizden fazlasına hükmedemez; ancak usul, bilirkişi raporu gerçek zararı ortaya koyduğunda talebinizi bir kez artırmanıza imkân veren ıslah yolunu tanır. Dava daha sonra dilekçeler aşaması, ön inceleme duruşması ve tahkikat aşaması (tanık, bilirkişi raporu, keşif) boyunca ilerler. Kararlar önce Bölge Adliye Mahkemesi'ne (istinaf), ardından Yargıtay'a (temyiz) taşınabilir.

Önce malvarlığını güvenceye almak

Her davacının en büyük korkusu, hesabını boşaltmış bir davalıya karşı kâğıt üzerinde kazanmaktır. Türk hukuku buna para alacakları için ihtiyati haciz, diğer haklar için ihtiyati tedbir ile yanıt verir. Yeterli yaklaşık ispat ve genellikle teminat karşılığında mahkeme, davalının malvarlığını karardan önce dondurabilir; böylece icra edilecek bir şey kalır. Bu talebi erken gündeme getirmek çoğu zaman belirleyicidir.

Yargılama giderleri ve adli yardım

Başvurma harcı, talep edilen tutar üzerinden nispi harç ve bir gider avansı ödemeniz beklenir. Harç ve giderleri karşılayamayacak durumda olanlar adli yardım talep edebilir.

İcra ve faiz

Karar kesinleşip kesinleşme şerhi düşüldükten sonra, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) uyarınca ilamlı icra ile takibe geçersiniz. İcra dairesi malvarlığını araştırabilir, banka hesaplarına ve mallara haciz koyabilir, maaşa haciz uygulayabilir. Süreci icra ve alacak tahsili başlığı altında yürütüyoruz.

Yasal dayanak: İİK m. 83 uyarınca maaş haczi, net maaşın en fazla dörtte biri (1/4) ile sınırlıdır. Bu oran, öncelikli olan nafaka borçlarında daha yüksektir.

Temerrüt faizi kural olarak haksız fiillerde olay tarihinden, sözleşmelerde temerrüt tarihinden işler; manevi tazminata faiz başlangıcı ise sıkça uyuşmazlık konusudur. Birçok Yargıtay kararı, faizi dava tarihi yerine haksız fiil tarihinden işletir. Avukatınız bu hakkı korumak için faiz talebini dilekçede özenle düzenler.

Tazminat Kazanırsam Vergi Öder miyim?

Gerçek bir maddi veya manevi zararın karşılığı olarak ödenen tazminat, kural olarak Türkiye'de gelir sayılmaz ve gelir vergisine tabi tutulmaz. Gelir İdaresi'nin yerleşik uygulaması; mahkeme kararıyla ödenen manevi tazminatın ücret geliri olmadığı ve gelir vergisi kesintisine (stopaj) tabi olmadığı, gerçek zarar karşılığı ödenen tazminatın da veraset ve intikal vergisine konu karşılıksız bir intikal sayılmadığı yönündedir.

İpucu: Vergisel sonuç, ödemenin niteliğine göre değişebilir. Örneğin bir gelir kaybının yerine geçen bazı ödemeler farklı değerlendirilebilir. Bu nedenle tazminatınızın vergisel durumunu kendi olayınız özelinde teyit ettirmeniz yerinde olur. Bu konularda vergi ve idare hukuku tarafında da destek veriyoruz.

Tazminat hangi para biriminde ödenir?

Mahkeme kararları kural olarak Türk lirası (TL) üzerinden ifade edilir ve ödenir. Ancak zararınız döviz cinsindense (örneğin euro üzerinden bir sözleşme veya yurt dışında ödenen onarım faturaları), mahkemeden tazminata o döviz üzerinden veya o dövize endeksli hükmetmesini isteyebilirsiniz; bu, olay ile ödeme arasındaki dönemde TL'nin değer kaybına karşı sizi korur. Bu talebin dava açılırken bilinçli olarak ileri sürülmesi gerekir.

Sıkça sorulan sorular

Maddi ve manevi tazminat davası nasıl açılır?

Dava, dava dilekçesinin görevli ve yetkili mahkemeye verilmesiyle açılır. Zorunlu arabuluculuğa tabi uyuşmazlıklarda (ticari, işçilik, birçok tüketici alacağı) önce arabulucuya başvurup anlaşmama tutanağını dilekçeye eklemeniz gerekir. Dilekçede netice-i talep kısmında istediğiniz tutarı belirtirsiniz; bilirkişi raporu zararı tam ortaya koyunca ıslah yoluyla bir kez artırabilirsiniz.

Tazminat davası açmanın şartları nelerdir?

Haksız fiilden doğan tazminat kural olarak dört unsura dayanır: hukuka aykırı fiil, zarar, uygun illiyet (nedensellik) bağı ve kusur. Bunlardan biri eksikse talep çoğunlukla reddedilir. Trafik kazası gibi bazı hâllerde araç işleteninin tehlike sorumluluğu nedeniyle kusur aranmaz.

Tazminat davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?

TBK m. 72 uyarınca genel haksız fiil alacağında süre, zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıldır; hangisi önce dolarsa o geçerlidir. Fiil aynı zamanda daha uzun ceza zamanaşımı olan bir suç oluşturuyorsa, bu daha uzun süre uygulanabilir. Süreler kesin olduğundan gecikmeden hukuki destek almak önemlidir.

Tazminat davasında hangi mahkeme görevlidir?

Görevli mahkeme olaya göre değişir: trafik kazasında genellikle asliye hukuk (sigortacıya karşı asliye ticaret), iş kazasında iş mahkemesi, özel hastane malpraktisinde tüketici mahkemesi, kamu hastanesi malpraktisinde idare mahkemesi (tam yargı davası), tacirler arası sözleşme uyuşmazlığında asliye ticaret mahkemesi görevlidir.

Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?

Sabit bir formül yoktur. Hâkim, TBK m. 56 (bedensel zarar/ölüm) veya m. 58 (kişilik hakları) uyarınca; fiilin ağırlığını, kusurun derecesini, acının yoğunluğu ile süresini, tarafların durumunu ve olay tarihini tartarak uygun bir miktar takdir eder. Zarar görenin sebepsiz zenginleşmesine yol açılmaz. Türk hukukunda bu miktarlar hakkaniyetle sınırlıdır.

Davalının malvarlığı yoksa ne yapabilirim?

İki araç yardımcı olur. Karardan önce, davalının malvarlığını dondurmak için ihtiyati haciz (para alacaklarında) veya ihtiyati tedbir (diğer haklarda) talep edebilirsiniz. Karardan sonra icra dairesi malvarlığını araştırabilir, hesaplara haciz koyabilir ve İİK m. 83 uyarınca net maaşın en fazla dörtte birine maaş haczi uygulayabilir. Davalının ödeme gücünü ve varsa sigortasını dava öncesi değerlendirmek stratejinin önemli bir parçasıdır.

Tazminat davası açmadan önce arabuluculuk zorunlu mu?

Çoğu zaman evet. Dava açmadan önce arabuluculuk; ticari, işçilik ve birçok tüketici uyuşmazlığı ile belirli kira ve ortaklığın giderilmesi davalarında dava şartıdır ve arabulucunun anlaşmama tutanağını dilekçenize eklemeniz gerekir. Sıradan haksız fiil davalarında ise gönüllüdür ama yine hızlı bir anlaşma sağlayabilir. Arabuluculuk sürdüğü sürece zamanaşımı durur.

Tazminat olarak aldığım para vergiye tabi mi?

Kural olarak hayır. Gerçek bir maddi veya manevi zararın karşılığı olarak ödenen tazminat Türkiye'de gelir sayılmaz; Gelir İdaresi uygulamasına göre mahkeme kararıyla ödenen manevi tazminat ne ücret geliridir ne de veraset ve intikal vergisine konu karşılıksız bir intikaldir. Ancak vergisel sonuç ödemenin niteliğine göre değişebileceğinden, kendi olayınız için teyit ettirmeniz yerinde olur.

Tazminat hangi para biriminde ödenir; dövizle alabilir miyim?

Kararlar kural olarak Türk lirası üzerinden verilir ve ödenir. Ancak zararınız döviz cinsindense, mahkemeden tazminata o döviz üzerinden veya o dövize endeksli hükmetmesini isteyebilirsiniz; bu, TL'nin değer kaybına karşı koruma sağlar. Bu talebin dava açılırken açıkça ileri sürülmesi gerekir.

Bu konuda avukata mı ihtiyacınız var?Sürecin tamamını, açık ve sabit bir ücretle baştan sona yürütüyoruz.
Bir avukatla görüşün

İlgili yazılar

Boşanmada Velayet, Nafaka ve Mal Paylaşımı Nasıl Belirlenir?Boşanmada Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Ayrımı: Hangi Mallar Paylaşılır?Terk Nedeniyle Boşanma Davası: Şartları, İhtar Usulü ve Süreç
Başlayalım

Dilinizi konuşan bir Türk avukatla görüşün.

Ticari, kurumsal veya kişisel meselenizi bize iletin; gerçek bir Türk avukattan net, sabit ücretli bir yanıt alın — genellikle bir iş günü içinde.

★★★★★ 4.9 60 Google yorumu · Mondaq, Clutch ve Trustpilot'ta yer aldık
WhatsApp'tan yazın
Gerçek bir avukat yanıtlar — genelde gün içinde
WhatsAppE-postaRandevu alın