Anonim Şirkette Avukat Bulundurma Zorunluluğu: Sınır, Şartlar ve Ceza
Esas sermayesi belirli bir sınırın üzerine çıkan anonim şirketler, sürekli olarak sözleşmeli bir avukat bulundurmak ya da kadrolu avukat çalıştırmak zorundadır; bu yükümlülük 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 35/3'ten kaynaklanır ve yerine getirilmediği her ay için idari para cezası doğar. Sınır, anonim şirket asgari esas sermayesinin beş katıdır. 2024'ten itibaren A.Ş. asgari sermayesi 250.000 TL'ye yükseldiğinden, avukat bulundurma sınırı 1.250.000 TL esas sermayedir. Bu yazıda hangi şirketlerin kapsama girdiğini, cezanın nasıl işlediğini ve uyum için yapılması gerekenleri anlatıyoruz.
Anonim şirket avukat bulundurmak zorunda mı?
Eğer şirketiniz bir anonim şirket (A.Ş.) ise ve esas sermayesi kanunda öngörülen sınıra ulaşmışsa, evet: sürekli olarak bir avukatla çalışmak yasal bir zorunluluktur. Bu zorunluluk, şirketin herhangi bir davası veya uyuşmazlığı olup olmadığından bağımsızdır; şirket, sınırın üzerinde kaldığı sürece sürekli devam eder.
Yükümlülüğün kaynağı, çoğu kişinin sandığının aksine Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı TTK) değil, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesinin üçüncü fıkrasıdır. Maddeye göre, esas sermayesi belirli bir tutarın üzerindeki anonim şirketler ile üye sayısı yüzü aşan yapı kooperatifleri, ya kadrolu bir avukat çalıştırmak ya da sözleşmeli bir avukatla sürekli hukuki danışmanlık ilişkisi kurmak zorundadır.
Önemli ayrım şudur: bu, kuruluşta bir kez yapılıp unutulan bir işlem değildir. Şirket sınırın üzerinde kaldığı her gün için süren, ayakta duran bir yükümlülüktür. Bu nedenle sözleşmenin tek seferlik değil, sürekli nitelikte olması gerekir.
Hangi şirketler kapsamda? Sermaye sınırı nedir?
Zorunluluk yalnızca anonim şirket (A.Ş.) türü için geçerlidir. Limited şirketler (Ltd. Şti.), ne kadar büyürse büyüsün bu kapsama girmez. Kanun ayrıca üye sayısı 100 ve üzerindeki yapı kooperatiflerini de kapsar; ancak bu, olağan şirketler hukuku pratiğinin dışında kalan ayrı bir başlıktır.
Anonim şirketler bakımından tetikleyici eşik, A.Ş. kurmak için gereken asgari esas sermayenin bir katına bağlanmıştır. Yükümlülük, şirketin esas sermayesi anonim şirket asgari sermayesinin beş katına ulaştığında doğar.
- 1 Ocak 2024'ten itibaren anonim şirket kurmak için gereken asgari esas sermaye 250.000 TL'ye yükseltilmiştir (önceki tutar 50.000 TL idi; artış Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılmıştır).
- Bu tutarın beş katı, avukat bulundurma sınırını 1.250.000 TL esas sermayeye taşır.
Yani 250.000 TL asgari sermaye ile yeni kurulmuş küçük bir A.Ş. kapsam dışındadır. Buna karşılık, sermayesini 1.250.000 TL'nin üzerine çıkarmış ya da bu tutarla kurulmuş daha büyük bir şirket kapsam içindedir.
| Şirket türü | m. 35/3 kapsamında mı? |
|---|---|
| Esas sermayesi 1.250.000 TL'nin altındaki A.Ş. | Hayır |
| Esas sermayesi 1.250.000 TL ve üzerindeki A.Ş. | Evet — avukat zorunlu |
| Limited şirket (Ltd. Şti.), her büyüklükte | Hayır |
| Üyesi 100 ve üzeri yapı kooperatifi | Evet — avukat zorunlu |
Hem asgari sermaye hem de sınır Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlendiğinden ve geçmişte değiştiğinden, ilgili tarihte yürürlükte olan rakamı her zaman teyit etmek gerekir. Şirketinizin tam durumunu bir avukatla birlikte değerlendirmek için şirketler hukuku danışmanlığı alabilirsiniz.
İki farklı sınırı karıştırmayın: sermaye tamamlama vs. avukat sınırı
Aynı 2024 düzenlemesi, çoğu şirket sahibinin avukat zorunluluğu ile karıştırdığı ikinci ve ayrı bir konu doğurdu. Her ikisi de A.Ş. sermayesiyle ilgili olduğundan, bunları net biçimde ayırmak gerekir.
- 250.000 TL'ye sermaye tamamlama: 2024 öncesinde kurulmuş ve sermayesi yeni asgari tutarın altında kalan anonim şirketler, sermayelerini bu yeni asgari tutara yükseltmek zorundadır. Aksi halde, öngörülen geçiş süresi sonunda münfesih (kendiliğinden sona ermiş) sayılma riski doğar.
- 1.250.000 TL'de avukat sınırı: Bu, m. 35/3 kapsamındaki sürekli avukat bulundurma yükümlülüğünü tetikleyen, çok daha yüksek ve ayrı bir çizgidir.
Kadrolu avukat mı, sözleşmeli avukat mı?
Kapsamdaki bir şirket, m. 35/3'teki yükümlülüğü iki yoldan biriyle yerine getirebilir ve tercih şirkete aittir:
- Kadrolu avukat: Bir baroya kayıtlı avukat, şirkette maaşlı (SGK'lı) çalışan olarak istihdam edilir. Hukuki iş yükü düzenli ve yoğun olan büyük yapılara uygundur.
- Sözleşmeli avukat: Şirket, dışarıdan bir avukat veya hukuk bürosuyla sürekli hukuki danışmanlık sözleşmesi imzalar. Esnekliği nedeniyle en yaygın tercih edilen yoldur.
Hangi yol seçilirse seçilsin, ilişkinin sürekli olması şarttır. Tek bir dava veya işlem için verilen vekâlet bu yükümlülüğü karşılamaz. Sözleşme gerçek bir süreklilik arz etmeli ve usulüne uygun biçimde belgelenmelidir; böylece şirket, durumu sorgulandığında uyumunu kanıtlayabilir. Sürekli danışmanlık aynı zamanda büyüyen bir şirketin ihtiyaç duyduğu güncel hukuki işleri de kapsar: sözleşme inceleme ve hazırlama, iş hukuku süreçleri ve ticari uyuşmazlık yönetimi gibi.
Avukatın Türkiye barosuna kayıtlı olması şart mı?
Evet. Yükümlülüğü karşılayan avukatın, Türkiye'de bir baroya kayıtlı (levhaya yazılı) avukat olması gerekir. Şirketin hukuk müşaviri konumundaki ancak baroya kayıtlı olmayan bir kişi ya da yalnızca hukuk eğitimi almış bir çalışan, m. 35/3'teki yükümlülüğü tek başına karşılamaz.
Bu, hukuk departmanı bulunan şirketlerde sık görülen bir karışıklıktır. İç hukuk biriminizde çalışanlar elbette süreçlere katkı sunabilir; ancak Türk mevzuatındaki zorunluluğu ortadan kaldıran sürekli ilişkinin, baroya kayıtlı bir avukatla — kadrolu ya da sözleşmeli olarak — kurulması gerekir. Yabancı sermayeli bir A.Ş. de bu kuralın istisnası değildir; pay sahiplerinin Türk ya da yabancı olması yükümlülüğü değiştirmez.
Avukat bulundurmayan şirkete kesilen ceza ne kadar?
Avukatlık Kanunu m. 35/3 uyarınca yaptırım, şirketin avukat bulundurma yükümlülüğünü yerine getirmediği her ay için ayrı ayrı uygulanan idari para cezasıdır. Kanun, her bir ay için cezayı, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için belirlenen asgari ücretin iki aylık brüt tutarı üzerinden hesaplar (bu tutar bugün genel asgari ücrete karşılık gelmektedir).
Bu cezayı hızla maliyetli kılan iki özellik vardır:
- Tekrarlanır niteliktedir: yükümlülüğe uyulmayan süre uzadıkça, biriken sorumluluk da büyür.
- Asgari ücrete endekslidir: asgari ücret her artırıldığında ceza tutarı da kendiliğinden yükselir.
Bir sürekli danışmanlık sözleşmesinin maliyetiyle kıyaslandığında, ceza yolu çoğu şirket için çok daha pahalıdır ve karşılığında hiçbir hizmet sağlamaz. Sermaye artırımıyla sınırı aşan şirketlerin, bir tebligat beklemeden sözleşmeyi hızla yapması yerinde olur.
Yükümlülüğü kim denetler, durum nasıl ortaya çıkar?
Uyum, baro ve Cumhuriyet savcılığı üzerinden takip edilir. Sözleşmeli veya kadrolu bir avukatla çalışıldığında, ilişki bağlı bulunulan baroya bildirilir; baro, hangi şirketlerin sürekli avukatı bulunduğunu kayıt altında tutar.
Kapsamdaki bir şirketin avukatının bulunmadığı tespit edildiğinde, durum ilgili mercilere iletilir ve uyulmayan her ay için idari para cezası uygulanır. Uygulamada, sözleşmeyi baroya bildirmek hem yükümlülüğü yerine getirmenin hem de uyumu kanıtlamanın yoludur; bu nedenle belgeleri güncel tutmak önemlidir.
Sermaye artırımından sonra şirket ne zaman kapsama girer?
Yükümlülük şirketin esas sermayesine bağlandığından, en sık görülen tetikleyici bir sermaye artırımıdır. Tescil edilmiş sermayeniz 1.250.000 TL'ye ulaştığı anda şirket m. 35/3 kapsamına girer ve bir avukatla çalışmaya başlamış olması gerekir.
Cezayı, yalnızca bir denetim sonrası başlayan bir şey gibi görmemek gerekir. En temiz yöntem, sözleşmeyi sermaye artırımı tescil edilmeden önce imzalamak ve mümkünse baroya bildirmektir; tescilden sonra değil. Yeni bir ortak girişi, alacağın sermayeye dönüştürülmesi ya da başka bir asgari sınırı tutturma amacıyla bir artırım planlıyorsanız, sözleşmeyi aynı iş akışının içine yerleştirin ki arada boşluk kalmasın.
Yabancı sermayeli anonim şirketler için durum
Yabancı sermayeli bir anonim şirket de yükümlülük bakımından Türk sermayeli bir A.Ş. ile tamamen aynı koşullara tabidir. Pay sahiplerinin kimliği, kuralın uygulanıp uygulanmayacağı bakımından hiçbir fark yaratmaz. Önemli noktalar şunlardır:
- Şirket türü: Yükümlülük A.Ş. türüne bağlıdır, Ltd. Şti.'ye değil. Pay devri esnekliği ve sermaye piyasası imkânları nedeniyle A.Ş. tercih ediliyorsa, sınırın üzerinde kalınacaksa sürekli danışmanlık maliyetini de bütçeye eklemek gerekir.
- Sermaye planlaması: Bir sermaye artırımı sizi fark etmeden 1.250.000 TL çizgisinin üzerine taşıyabilir. Sermayeyi her değiştirdiğinizde sınırı gözden geçirin.
- Ek fayda: Salt uyumun ötesinde, sürekli danışmanlık; sözleşmeler, iş hukuku, idari başvurular ve alacak tahsili ve icra gibi kapsamdaki bir A.Ş.'nin düzenli olarak karşılaştığı işlerde kesintisiz erişim sağlar.
A.Ş.'nizin m. 35/3 kapsamında olup olmadığını değerlendirmek ve uyumlu bir danışmanlık sözleşmesi kurmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Uyum için pratik kontrol listesi
- Şirketinizin anonim şirket (A.Ş.) olduğunu doğrulayın; kural limited şirketlere uygulanmaz.
- Tescilli esas sermayenizi yürürlükteki sınırla karşılaştırın (Haziran 2026 itibarıyla 1.250.000 TL).
- Sınıra ulaşmış veya aşmışsanız, baroya kayıtlı bir avukatla çalışın — kadrolu ya da yazılı, sürekli danışmanlık sözleşmesiyle.
- Sözleşmeyi bağlı bulunulan baroya bildirin ve belgeleri saklayın.
- Her sermaye artırımından sonra sınırı ve sözleşmeyi yeniden kontrol edin; bütçeleme yaparken asgari ücrete endeksli güncel ceza tutarını teyit edin.
Sıkça sorulan sorular
Türkiye'deki bütün şirketler avukat bulundurmak zorunda mı?
Hayır. Avukatlık Kanunu m. 35/3'teki zorunluluk yalnızca esas sermayesi sınıra ulaşan anonim şirketler (Haziran 2026 itibarıyla 1.250.000 TL) ile üye sayısı 100 ve üzeri yapı kooperatiflerini kapsar. Limited şirketler ve sınırın altındaki anonim şirketler bu yükümlülüğe tabi değildir.
Kadrolu avukat çalıştırmak yerine dışarıdan bir hukuk bürosuyla çalışabilir miyim?
Evet. Kapsamdaki bir şirket, isterse kadrolu bir avukat istihdam ederek, isterse dışarıdan bir avukat veya hukuk bürosuyla sürekli danışmanlık sözleşmesi (sözleşmeli avukat) imzalayarak yükümlülüğü yerine getirebilir. Tek bir dava için verilen vekâlet bu yükümlülüğü karşılamaz; sözleşmenin sürekli nitelikte olması gerekir.
Anonim şirketim avukat bulundurmazsa cezası nedir?
Yükümlülüğe uyulmayan her ay için, asgari ücretin iki aylık brüt tutarına denk gelen bir idari para cezası uygulanır. Ceza her ay tekrarlandığı ve asgari ücrete endeksli olduğu için, süre uzadıkça sorumluluk hızla büyür. Asgari ücret düzenli olarak güncellendiğinden, bütçeleme yaparken yürürlükteki tutarı teyit edin.
Şirketin baroya kayıtlı olmayan hukuk müşaviri bu zorunluluğu karşılar mı?
Hayır. Yükümlülüğü karşılayan avukatın Türkiye'de bir baroya kayıtlı (levhaya yazılı) olması gerekir. Baroya kayıtlı olmayan bir hukuk müşaviri ya da yalnızca hukuk eğitimi almış bir çalışan, m. 35/3'teki yükümlülüğü tek başına karşılamaz; ancak baroya kayıtlı avukatın yanında süreçlere katkı sunabilir.
Bu kural yabancı sermayeli şirketlere de uygulanır mı?
Evet. Türkiye'de kurulmuş bir anonim şirket, pay sahiplerinin Türk ya da yabancı olmasından bağımsız olarak m. 35/3 kapsamındadır. Sınırın üzerindeki yabancı sermayeli şirketler de tıpkı Türk sermayeli şirketler gibi avukat bulundurmak zorundadır.
Sınır neden bazen 250.000 TL olarak söyleniyor?
250.000 TL, bir anonim şirket kurmak için gereken asgari esas sermayedir; avukat bulundurma sınırı değildir. Avukat zorunluluğu sınırı, bu asgari tutarın beş katıdır. Asgari sermaye 1 Ocak 2024'te 250.000 TL'ye yükseldiğinden, avukat bulundurma sınırı da 1.250.000 TL'ye taşınmıştır. Rakamlar Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilebildiği için güncel tutarları her zaman teyit edin.
Sermayemi 250.000 TL'ye tamamlarsam avukat bulundurmak zorunda kalır mıyım?
Hayır. Sermayeyi 250.000 TL'lik yeni asgari tutara tamamlamak sizi avukat bulundurma zorunluluğuna sokmaz. Bu zorunluluk yalnızca esas sermaye 1.250.000 TL'ye ulaştığında başlar. İki sınır birbirinden bağımsızdır ve birbirinin beş katıdır.
Sözleşmeli avukat zorunluluğu ne zaman başlar; sermaye artırımının tescili mi esastır?
Yükümlülük şirketin esas sermayesine bağlıdır ve sermaye 1.250.000 TL'ye ulaştığı andan itibaren doğar. En güvenli yöntem, sözleşmeyi sermaye artırımı tescil edilmeden önce imzalamak ve baroya bildirmektir. Aksi halde, şirketin sınırın üzerinde olup avukatının bulunmadığı her ay için ceza işlemeye başlar.