Türk Hapis Cezanızı Kendi Ülkenizde Çekmek İçin Nakil
Evet, Türkiye'de mahkûm edilmiş bir yabancı uyruklu bazen cezasının geri kalanını kendi ülkesinde çekmek üzere ülkesine nakledilebilir. Buna hükümlünün nakli denir ve bu, Avrupa Konseyi Hükümlülerin Nakline Dair Sözleşme (1983) ile Türkiye'nin 6706 sayılı Kanununa dayanır. Nakil, cezayı iptal etmez veya kısaltmaz; kişinin kendi ülkesi yalnızca geriye kalan kısmı devralır. Nakil kendiliğinden gerçekleşmez ve dürüst hiçbir avukat bunu vaat edemez, çünkü hem Türkiye hem de kişinin kendi ülkesi rıza göstermeli ve birçok koşul karşılanmalıdır. Bu rehber, bir naklin nasıl işlediğini ve bir ailenin gerçekçi olarak neler bekleyebileceğini sade bir dille açıklar.
Hükümlü nakli aslında ne demektir — ve ne demek değildir?
Nakil, Türkiye'de mahkûm edilmiş bir kişinin cezasının kalan kısmını kendi ülkesinde tamamlamasını sağlar. Cezanın nerede çekildiğini değiştirir, cezanın var olup olmadığını değil. Mahkûmiyet yerinde kalır; kalan süreyi kişinin kendi ülkesi devralır.
Aileler çoğu zaman naklin bir çıkış yolu olduğunu umar. Naklin ne olmadığını net biçimde anlamak önemlidir:
- Cezayı azaltmaz ya da ortadan kaldırmaz.
- Bir af, bir kanun yoluna başvuru ya da kişinin masum olduğuna dair bir tespit değildir.
- Sınır dışı etme ile aynı şey değildir. Sınır dışı, bir yabancıyı Türkiye'den çıkarır; nakil ise devam eden bir cezayı, orada çekilmek üzere başka bir ülkeye taşır.
Nakilden sonra, cezanın kalan kısmını kişinin kendi ülkesi kendi yasalarına göre uygular. Bu, cezanın geri kalanının nasıl çekileceğinin ve koşullu salıverme ya da erken tahliye gibi kuralların Türkiye'de değil, kişinin kendi ülkesinde belirleneceği anlamına gelir.
Bu sayfa, Türk cezaevlerinde tutulan yabancı uyrukluların aileleri için hazırladığımız daha geniş kaynağımızın bir parçasıdır; burada ziyaretler, telefon görüşmeleri ve ceza süreci hakkında ilgili rehberleri bulabilirsiniz.
Yakınınızın dosyası şu an hangi aşamada?
Türkiye'den nakil için yasal dayanak nedir?
Bir cezanın Türkiye dışına nakledilmesine iki temel hukuki kaynak izin verir. Türkiye bunlardan ilkine taraftır, ikincisi ise kendi ulusal mevzuatıdır.
Sözleşme birçok ülkeyi kapsar, ancak hepsini değil. 6706 sayılı Kanunun önemi burada ortaya çıkar: bu Kanun, Türkiye'nin Sözleşmeye taraf olmayan devletlerle de olayına göre işbirliği yapmasına imkân tanır. Dolayısıyla ülkeniz 1983 Sözleşmesini imzalamamış olsa bile, bir nakil kendiliğinden imkânsız değildir; bu, iki hükümetin işbirliği yapıp yapmayacağına bağlıdır.
6706 sayılı Kanun uyarınca, bu talepleri Adalet Bakanlığı merkezî makam olarak ele alır ve Türk tarafındaki kararı Adalet Bakanı verir.
Kimler nakledilebilir? Genel koşullar
Nakil için değerlendirmeye alınmak üzere, bir dosyanın genellikle birkaç koşulu aynı anda karşılaması gerekir. Bunlardan yalnızca birinin eksik olması bile nakli durdurabilir. Genellikle geçerli olan koşullar şunlardır.
| Koşul | Uygulamada ne anlama gelir |
|---|---|
| Kesinleşmiş bir mahkûmiyet | Hüküm kesinleşmiş olmalıdır — tüm kanun yolları tüketilmiş ya da başvuru süresi geçmiş olmalıdır. Hâlâ yargılanan ya da tutuklu olarak tutulan bir kişi uygun değildir. |
| Çifte suçluluk | Fiil, hem Türkiye'de hem de kişinin kendi ülkesinde suç oluşturmalıdır. |
| Hükümlünün rızası | Hükümlü genellikle nakle rıza göstermelidir; sınırlı durumlarda yasal bir temsilci onun adına hareket edebilir. |
| Her iki devletin rızası | Hem Türkiye hem de kişinin kendi ülkesi rıza göstermelidir. İkisinden biri reddedebilir. |
| Asgari kalan ceza süresi | Talep yapıldığında, çekilecek cezadan geriye genellikle asgari bir sürenin kalması gerekir. Çok az süre kalmışsa, nakil değerli ya da mümkün olmayabilir. |
Bu koşullar iç içe geçtiğinden, bir avukat bunları genellikle en başta birlikte kontrol eder; böylece aile, aylarca bekledikten sonra temel bir gerekliliğin hiç karşılanmadığını öğrenmek zorunda kalmaz.
Yakınımın davası henüz bitmedi — yine de nakledilebilir mi?
Hayır. Nakil için kesinleşmiş bir mahkûmiyet gerekir; bu nedenle hâlâ yargılanan ya da yargılama öncesinde tutulan bir yakın henüz nakledilemez. Türk uygulamasında, kesin hükümden önce tutulan kişi bir tutuklu (tutuklu) sayılır — mahkûm edilmemiş, dava sürerken tutulan kişi.
Ancak dava tümüyle karara bağlandığında ve mahkûmiyet kesinleştiğinde bir nakil talebi ilerleyebilir. Dava hâlâ açıksa, odak genellikle naklin kendisi değil, savunmanın kendisi ve kişinin cezaevindeki günlük hakları üzerindedir.
Eğer bu daha erken aşamadaysanız, Türkiye'de tutuklanan yabancılar için ceza süreci hakkındaki rehberimiz, tutuklamadan kesin hükme kadar olan adımları ve bir nakil talebinin nihayetinde nereye oturabileceğini açıklar.
Naklin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine kim karar verir?
Tek bir makam tek başına karar vermez. Nakil, ancak her iki ülke de rıza gösterirse gerçekleşir — Türkiye ve kişinin kendi ülkesi. İkisinden biri hayır derse, nakil ilerlemez.
Türk tarafında, talebi alan ve işleyen merkezî makam Adalet Bakanlığıdır ve kararı Adalet Bakanı verir. Kişinin kendi ülkesi de, kişiyi kabul etmeyi ve cezanın kalan kısmını kendi sistemi altında uygulamayı ayrıca kabul etmelidir.
| Kimin rızası gerekir | Rolü |
|---|---|
| Hükümlü | Genellikle nakledilmeye rıza göstermelidir. |
| Türkiye | Adalet Bakanlığı talebi ele alır; Adalet Bakanı karar verir. |
| Kişinin kendi ülkesi | Kişiyi kabul etmeli ve kalan cezayı devralmayı kabul etmelidir. |
Bu nedenle kimse size nakil vaat edemez. Bir avukat güçlü ve doğru bir talep hazırlayıp bunu usulünce takip edebilir, ancak nihai yanıt herhangi bir hukuk bürosunda değil, iki hükümetin elindedir.
Nakil, yakınımın hapis süresini kısaltır.
Nakil, cezanın nerede çekileceğini değiştirir; cezanın varlığını değil. Mahkûmiyet yerinde kalır, kalan süreyi hükümlünün ülkesi devralır ve bu süreyi kendi hukukuna göre uygular. Yani koşullu salıverme ya da erken tahliye gibi kurallar Türkiye'de değil, o ülkede belirlenir.
Nakil ile sınır dışı etme aslında aynı şeydir.
İkisi farklıdır. Sınır dışı etme, bir yabancıyı Türkiye'den çıkarır; nakil ise devam eden bir cezayı, orada çekilmek üzere başka bir ülkeye taşır ve genellikle iki hükümet arasında aylarca süren yazışmayı gerektirir. Sınır dışı etme ile yeniden giriş yasağı, birçok yabancı hükümlünün cezasının sonunda ayrıca karşılaştığı bambaşka bir konudur.
Ülkemiz 1983 Sözleşmesine taraf değilse nakil imkânsızdır.
Zorunlu olarak değil. Türkiye'nin 6706 sayılı Kanunu, Sözleşmeye taraf olmayan devletlerle de olayına göre karar verilerek işbirliği yapılmasına imkân tanır. Belirleyici olan, iki hükümetin yakınınızın somut dosyasında işbirliğine yanaşıp yanaşmayacağıdır.
Ülkesine dönüp dönemeyeceğine, onu mahkûm eden mahkeme karar verir.
Türk tarafında talebi alan ve işleyen merkezî makam Adalet Bakanlığı'dır; kararı ise Adalet Bakanı verir. Hükümlünün ülkesi de kişiyi kabul etmeyi ve cezanın kalanını uygulamayı ayrıca kabul etmelidir. İki devletten biri reddedebilir; kimsenin dürüstçe nakil vaat edememesinin nedeni budur.
Nakil başvurusu nasıl başlatılır?
Bir nakil talebi iki ülkeden herhangi biri tarafından başlatılabilir ve hükümlü resmen değerlendirilmeyi isteyebilir. Uygulamada süreç genellikle, hükümlü nakledilme isteğini dile getirdiğinde ve bu talep her iki taraftaki makamlara ulaştığında başlar.
Tipik bir yol şöyle görünür:
- Hükümlü, cezasının geri kalanını kendi ülkesinde çekmek istediğini yazılı olarak beyan eder.
- Talep ve destekleyici belgeler (vatandaşlık kanıtı, mahkûmiyete ve kalan cezaya ilişkin ayrıntılar, ülkedeki adres) toplanır.
- Konu, Türkiye'de Adalet Bakanlığının ve kişinin kendi ülkesindeki muadil makamın önüne getirilir.
- Her iki devlet de koşulların karşılanıp karşılanmadığını ve rıza gösterip göstermeyeceklerini inceler.
Kişinin kendi ülkesinin konsolosluğu ya da büyükelçiliği burada çoğu zaman pratik bir rol oynar ve yabancı bir tutuklunun konsolosluğuyla iletişime geçme hakkı vardır. Türkiye'de bir tutuklunun avukat ve konsolosluk hakları hakkındaki rehberimiz, konsolosluğunuza nasıl ulaşacağınızı ve konsolosluğun hangi yardımı verip veremeyeceğini açıklar.
Nakil ne kadar sürer ve bunu kimse garanti edebilir mi?
Uzun sürebileceğine hazırlıklı olun. Bir nakil genellikle iki hükümet arasında aylarca süren yazışmaları içerir ve onaylanacağına dair hiçbir garanti yoktur. Size hızlı ya da kesin bir sonuç vaat eden herkes, size karşı dürüst davranmıyordur.
Zamanlama, hiçbir avukatın kontrol edemeyeceği şeylere bağlıdır: her Bakanlığın ne kadar hızlı çalıştığı, belgelerin tam olup olmadığı, iki devletin sorunsuz işbirliği yapıp yapmadığı ve cezadan geriye ne kadar kaldığı. Belgeleri eksik olan ya da yanıt vermekte yavaş olan bir ülkenin söz konusu olduğu dosyalar daha da uzun sürebilir.
Bekleme süresi uzun olabileceğinden, aileler bu arada çoğu zaman bağlantıda kalmaya odaklanır — ziyaretler, mektuplar, telefon görüşmeleri ve kantin ihtiyaçları için para — ki bunlar hükümlü aileleri için hazırladığımız diğer rehberlerde ele alınmaktadır.
Bir nakil talebi hangi gerekçelerle reddedilebilir?
Bir talep her iki devlet tarafından da reddedilebilir ve ret, nadir değil, gerçek bir olasılıktır. Yukarıdaki koşullar birer süzgeç işlevi görür ve bir ülke kendi gerekçeleriyle de talebi geri çevirebilir.
Yaygın ret gerekçeleri arasında şunlar yer alır:
- Koşulların karşılanmaması — örneğin mahkûmiyetin henüz kesinleşmemiş olması, çifte suçluluğun bulunmaması ya da kişinin rıza göstermemiş olması.
- Naklin kişinin topluma yeniden kazandırılmasına katkı sağlamayacak olması — örneğin kendi ülkesiyle bağlarının zayıf olması.
- Millî güvenlik ya da kamu düzeni endişeleri.
- İki devletten birinin, hakkı olduğu üzere, basitçe rıza göstermemesi.
Bir ret her zaman son değildir. Bazen koşullar değiştiğinde talep daha sonra yenilenebilir — örneğin bir mahkûmiyet kesinleştiğinde ya da cezanın daha fazlası çekildiğinde. Bir avukat, yeni bir talebin gerçekçi bir dayanağı olup olmadığı konusunda görüş verebilir.
Şimdi ne yapabilirsiniz ve bir avukat nasıl yardımcı olabilir?
Yakınınızın kendi davasının olgularıyla başlayın, çünkü her şeyi bunlar belirler: Mahkûmiyet kesinleşti mi? Hangi suç ve bu, kendi ülkesinde de suç oluşturur mu? Cezadan geriye ne kadar kaldı? Bu yanıtlar, bir naklin şu an itibarıyla mümkün olup olmadığını size söyler.
Bir Türkiye barosuna kayıtlı bir avukat dosyayı inceleyebilir, koşulları dürüstçe kontrol edebilir, talebi hazırlayıp sunabilir ve bunu Adalet Bakanlığı ile kişinin kendi ülkesinin makamları nezdinde takip edebilir. Bu, yabancı uyruklular için ceza savunması alanındaki daha geniş çalışmamızın bir parçasıdır.
Tahliyede ne olacağını önceden düşünmek de yararlıdır. Nakil, cezayı kişinin ülkesine taşır, ancak birçok yabancı hükümlü ayrıca, Türkiye'ye daha sonra dönüp dönemeyeceklerini etkileyen bir sınır dışı kararı ve yeniden giriş yasağıyla karşılaşır. Hapis cezasından sonra sınır dışı etme ve giriş yasağı hakkındaki rehberimiz ve sınır dışı ve giriş yasağı hizmetimiz bu adımları açıklar.
Bu makale, Türk hukuku hakkında genel bilgi niteliğindedir ve hukuki tavsiye değildir; kendi özel durumunuza ilişkin tavsiye için nitelikli bir avukata danışın.
Nakil taleplerinin Türkiye içinde nasıl ele alınacağını düzenler, Adalet Bakanlığı'nı merkezî makam olarak belirler ve 1983 Sözleşmesine taraf olmayan devletlerle işbirliğine imkân tanır.
Üye devletlerin bir hükümlüyü vatandaşı olduğu ülkeye nakletmesine olanak tanıyan andlaşmadır; Türkiye taraftır, ancak Sözleşme her ülkeyi kapsamaz.
Avukatla görüşmeden önce neleri toparlamalısınız?
Her şey yakınınızın kendi dosyasının olgularına bağlıdır. Bunlar elinizdeyken ilk değerlendirme tahmin yürütmek yerine hızlı ve dürüst olabilir.
Sıkça sorulan sorular
Nakil, yakınımın hapis süresini azaltır mı?
Hayır. Nakil, cezanın çekildiği ülkeyi değiştirir, cezanın süresini değil. Mahkûmiyet yerinde kalır ve kalan süreyi kişinin kendi ülkesi devralır. Bu geri kalanın nasıl çekileceği — koşullu salıverme kuralları dâhil — daha sonra kişinin kendi ülkesinin kendi hukukuna göre belirlenir.
Yargılama sürerken yakınım nakledilebilir mi?
Hayır. Nakil için kesinleşmiş bir mahkûmiyet gerekir; bu nedenle hâlâ yargılanan ya da tutuklu olarak tutulan bir kişi uygun değildir. Ancak hüküm kesinleştiğinde bir nakil talebi ilerleyebilir. O aşamaya kadar odak genellikle savunmanın kendisi üzerindedir.
Yakınımın nakle rıza göstermesi gerekir mi?
Genellikle evet. Hükümlü normalde nakledilmeye rıza göstermek zorundadır ve yalnızca sınırlı durumlarda yasal bir temsilci onun adına hareket edebilir. Bunun yanı sıra, hem Türkiye hem de kişinin kendi ülkesi de rıza göstermelidir. Bunlardan herhangi biri hayır derse, nakil gerçekleşmez.
Türkiye'den hükümlü nakli ne kadar sürer?
Genellikle aylarca sürer, çünkü iki hükümetin belge alışverişinde bulunması ve ikisinin de rıza göstermesi gerekir. Sabit bir süre yoktur ve belgeler eksik olduğunda ya da bir ülke yanıt vermekte yavaş olduğunda gecikmeler yaygındır. Kimse dürüstçe bir nakli ya da belirli bir tarihi garanti edemez.
Ülkem 1983 Sözleşmesini imzalamadıysa ne olur?
Bir nakil yine de mümkün olabilir. Türkiye'nin 6706 sayılı Kanunu, Avrupa Konseyi Sözleşmesine taraf olmayan devletlerle olayına göre işbirliği yapılmasına imkân tanır. Gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, iki hükümetin o belirli olayda işbirliği yapmayı kabul edip etmeyeceğine bağlıdır.
Nakil talebi reddedilirse ne olur?
Devletlerden herhangi birinin reddi, o belirli talebi sona erdirir, ancak bu her zaman kalıcı değildir. Bazen koşullar değiştiğinde — örneğin bir mahkûmiyet kesinleştiğinde ya da cezanın daha fazlası çekildiğinde — daha sonra yeni bir talep yapılabilir. Bir avukat, yenilenen bir talebin gerçekçi bir dayanağı olup olmadığını size söyleyebilir.