Gayrimenkul ve Kira Hukuku

Kira Uyuşmazlığında Arabuluculuk Zorunlu mu? Tahliye, Kira Tespiti ve Süreç

Evet. 1 Eylül 2023'ten itibaren tahliye, kira tespiti, kira alacağı ve depozito gibi kira uyuşmazlıklarının büyük kısmında mahkemeye gitmeden önce arabuluculuğa başvurmak zorunludur; arabuluculuk artık bir dava şartıdır. Bu rehberde kira uyuşmazlığının hangi yolla çözüleceğini, dayandığı kanun maddelerini (TBK 6098, HMK 6100, İİK 2004), zorunlu arabuluculuğun nasıl işlediğini, kira artış sınırını, depozito tavanını ve tahliye sebeplerini adım adım açıklıyoruz.

Kira uyuşmazlıkları Türkiye'de hangi kanunlara tabidir?

Konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin uyuşmazlıkların temelinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) bulunur. Kira sözleşmesinin esaslı hükümleri TBK'nın 299 ila 356. maddelerinde düzenlenmiştir. Yargılama usulü 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca yürür; tahliye ve kira alacağının fiilen tahsili ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) üzerinden gerçekleşir.

Türk kira hukukunun en belirleyici özelliği, kiracıyı koruyucu nitelikte olmasıdır. TBK'nın pek çok hükmü kiracı aleyhine sözleşmeyle değiştirilemez; kiracıyı kanunun izin verdiğinden daha ağır bir yükümlülük altına sokan kayıtlar kural olarak geçersiz sayılır. Bu nedenle ev sahibi yalnızca sözleşmede yazana güvenemez; çoğu zaman kanun sözleşmenin önüne geçer. Sözleşmeyi baştan doğru kurmanın önemi de buradan gelir; ihtilafların büyük kısmı hatalı düzenlenmiş bir sözleşmeden doğar.

İpucu: Kira ilişkisinden doğan bir sorunda haklarınızı korumak için sözleşmenin ve ödeme belgelerinin düzenli tutulması belirleyicidir. Profesyonel destek için kira ve tahliye avukatı ekibimizden bilgi alabilirsiniz.

Kira davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların büyük bölümünde arabuluculuk, dava şartı hâline gelmiştir (dava şartı arabuluculuk). Bu düzenleme, 7445 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK)'na eklenmiştir. Doğrudan dava açamazsınız; önce arabuluculuğa başvurmanız gerekir. Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, mahkeme tarafından dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Hangi uyuşmazlıklarda önce arabuluculuk şarttır?

  • Kiracının tahliyesine (tahliye davası) ve sözleşmenin sona ermesinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin talepler.
  • Kira bedelinin tespiti (kira tespit davası) ve kira artışına ilişkin uyuşmazlıklar.
  • Ödenmeyen kira ve buna bağlı alacak talepleri.
  • Depozitonun (güvence bedelinin) iadesi ve taraflar arasındaki diğer parasal talepler.

Hangi yolda önce arabuluculuk gerekmez?

Bu ayrım pek çok ev sahibini yanıltır. Tahliyeyi bir dava yerine icra takibi yoluyla yürütürseniz, takip aşamasında dava şartı arabuluculuk aranmaz. İki yaygın icra yolu, kira borcunun ödenmemesine dayalı ilamsız icra yoluyla tahliye (İİK m. 269 vd.) ile yazılı tahliye taahhütnamesine dayalı tahliyedir. Bu yollar icra takibi ve alacak tahsili kapsamında icra dairesi nezdinde yürütülür. Kiracı takibe itiraz eder ve uyuşmazlık davaya dönüşürse, o aşamada arabuluculuk şartı yeniden devreye girebilir.

Zorunlu arabuluculuk süreci nasıl işler?

Taraflardan biri, yetkili adliyedeki arabuluculuk bürosuna başvurur. Bir arabulucu görevlendirilir ve genellikle birkaç hafta içinde oturum günü verilir. Süreç gizlidir ve dava sürecine göre çok daha hızlıdır. Taraflar anlaşırsa, imzalanan arabuluculuk anlaşma belgesi ilam (mahkeme kararı) niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icraya konulabilir.

Anlaşma sağlanamazsa arabulucu, anlaşmaya varılamadığını gösteren son tutanağı düzenler. Dava dilekçesine bu son tutanağın eklenmesi gerekir; aksi hâlde dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.

Masrafa dikkat: Geçerli bir mazereti olmaksızın ilk arabuluculuk oturumuna katılmayan taraf, davada haklı çıksa dahi arabuluculuğun ve yargılamanın masraflarından sorumlu tutulabilir; ilk oturuma katılmamanın yargılama gideri yönünden sonuçları ağır olabilir. Bir arabuluculuk davetini asla görmezden gelmeyin.

Kira uyuşmazlığı "tahkim" ile çözülür mü?

Halk arasında kira uyuşmazlıklarının çözümü çoğu zaman yanlış biçimde "tahkim" olarak anılır. Türk hukukunda bu doğru değildir. Tahkim, HMK ve milletlerarası nitelikteki uyuşmazlıklar bakımından 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu çerçevesinde, tarafların uyuşmazlığı mahkeme yerine bir hakemin çözmesi konusunda anlaştığı özel bir yöntemdir. Konut kiralarında bu yol kural olarak kullanılamaz; kiracı aleyhine konulan tahkim şartları çoğunlukla geçersizdir. Çünkü HMK m. 408, taşınmaz üzerindeki ayni haklara ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği işlere ilişkin uyuşmazlıkları tahkime elverişsiz kabul eder; ayrıca TBK'nın kiracıyı koruyan hükümleri emredici niteliktedir.

Kira uyuşmazlıklarında fiilen uygulanan yöntem zorunlu arabuluculuk ve ardından hukuk mahkemeleridir, tahkim değil. Tahkim, ancak yüksek bedelli ve nitelikli tarafların açıkça anlaştığı ticari kira sözleşmelerinde sınırlı bir rol oynayabilir. Bireysel kiracı ve ev sahipleri için gerçekçi yol, arabuluculuk ve ardından Sulh Hukuk Mahkemesidir. HMK m. 4 uyarınca kira ilişkisinden doğan davalarda görevli mahkeme, miktar veya değere bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesidir.

Arabuluculuk, Sulh Hukuk Mahkemesi ve tahkim bir bakışta

ÖzellikArabuluculukSulh Hukuk MahkemesiTahkim
Kim karar verirTaraflar (arabulucu kolaylaştırır)HâkimHakem(ler)
Zorunlu ilk adım mı?Evet, çoğu kira davasındaArabuluculuk sonuçsuz kalıncaHayır
Tipik süreHaftalarAylar, bazen bir yılı aşkınDeğişken
Konut kirasında kullanılır mı?EvetEvetKural olarak hayır
Sonucun icra kabiliyetiAnlaşma ilam niteliğindedirEvet, icra dairesi yoluylaSınırlı; kirada nadiren geçerli

Kira artışı en fazla ne kadar olabilir? (Kira tespit davası)

TBK m. 344 uyarınca, yenilenen konut ve çatılı işyeri kiralarında yıllık kira artışı, tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemez. Bu orandan fazlasını öngören sözleşme kaydı, kanuni sınıra indirilerek uygulanır.

Enflasyonun yüksek seyrettiği dönemde geçici bir tavan da uygulanmıştır. TBK Geçici Madde 1 ile konut kiralarında artış, 11 Haziran 2022'den itibaren %25 ile sınırlanmış ve kapsanan dönem 1 Temmuz 2024 tarihine kadar uzatılmıştır. 2 Temmuz 2024 ve sonrasındaki dönemler için artış, yeniden TBK m. 344'teki TÜFE kuralına tabidir.

Kapsama dikkat: %25'lik tavan yalnızca konut kiralarına uygulanmıştır. Çatılı işyeri (ticari) kiraları hiçbir zaman bu %25 sınırına tabi olmamış, daima TBK m. 344'teki TÜFE kuralına bağlı kalmıştır. İşyeri kiracısı bu %25 oranına güvenemezdi.

TÜFE sınırı pratikte nasıl hesaplanır?

Diyelim ki kira bedeliniz 20.000 TL ve yenileme tarihinizdeki ilgili on iki aylık TÜFE ortalaması %60. Yasal azami artış %60 olduğundan kira en çok 32.000 TL'ye çıkabilir. Sözleşmede TÜFE ortalamasından yüksek sabit bir oran yazıyorsa yalnızca TÜFE oranı uygulanır; daha düşük bir oran yazıyorsa kararlaştırılan düşük oran geçerli olur. Bir artışı kabul etmeden önce, ait olduğu ayın resmî TÜFE oranını mutlaka kontrol edin.

Taraflardan her biri, mahkemenin hakkaniyete uygun bir kira bedeli belirlemesi için kira tespit davası açabilir. Bu dava genellikle sözleşmenin beş yıldan uzun sürmesi ya da koşulların esaslı biçimde değişmesi hâlinde gündeme gelir; mahkeme kirayı güncel emsal kira düzeyleri ve hakkaniyet ışığında belirler. Süreç hakkında ayrıntı için kira tespiti ve tahliye hizmetimize bakabilirsiniz.

Depozito en fazla ne kadar olabilir? Kira döviz ile ödenebilir mi?

Depozito tavanı ve bloke hesap kuralı

Ev sahipleri kimi zaman yüksek depozito talep eder; kanun bunu sınırlar. TBK m. 342 uyarınca, konut ve çatılı işyeri kirasında alınacak güvence bedeli (depozito) üç aylık kira bedelini aşamaz. Güvence bedeli para veya kıymetli evrak ise, kiracı bunu kiraya verenin onayı olmaksızın çekemeyeceği bir vadeli tasarruf hesabına yatırır; banka, güvenceyi yalnızca her iki tarafın rızası, kesinleşmiş bir mahkeme kararı veya icra takibinin kesinleşmesi üzerine ödeyebilir.

Kanun: TBK m. 342, depozitoyu üç aylık kira ile sınırlar ve para olarak verilen güvencenin, ancak iki tarafın rızası ya da mahkeme/icra kararı ile çözülebilen bloke bir banka hesabında tutulmasını şart koşar. Nakit depozitoyu doğrudan cebine koyan ev sahibi kanuna aykırı davranmış olur.

Kira USD veya EUR cinsinden ödenebilir mi?

Türkiye'de yerleşik kişiler arasındaki birçok sözleşmede bedel ve ödemelerin döviz cinsinden kararlaştırılması sınırlandırılmıştır. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar (1567 sayılı Kanun'a dayanır) uyarınca, Türkiye'de yerleşik kişiler arasındaki konut kira ödemeleri kural olarak Türk lirası cinsinden yapılır; birçok işyeri kirası da aynı kısıtlamaya tabidir. Dövizli bir kira kararlaştırmanın mümkün olup olmadığı, tarafların yerleşiklik durumuna ve kiranın türüne bağlıdır. Bu nedenle, sözleşmeyi imzalamadan önce bu noktayı netleştirmek gerekir.

İpucu: Kira bedeli kira sözleşmesinin merkezindedir. Hem artış oranı hem de para birimi yönünden ileride çıkacak bir ihtilafı önlemek için, sözleşme imzalanmadan önce kira ve depozito hükümlerinin doğru kurulması gerekir. Sözleşme hukuku ekibimiz bu hükümlerin denetimini yapabilir.

Tahliye sebepleri nelerdir ve tahliye nasıl yapılır?

Türkiye'de tahliye sıkı kurallara bağlıdır; ev sahibi kiracıdan keyfî olarak çıkmasını isteyemez. Her tahliye sebebinin kendi kanuni dayanağı ve kendi süreleri vardır.

  • Malikin veya yakınlarının gerçek konut ya da işyeri ihtiyacı — TBK m. 350-351. İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir; tahliye yeniden kiralama yasağına (üç yıl) tabidir ve ihtiyaç gerçek değilse ev sahibi tazminatla karşılaşabilir.
  • Bir kira yılı içinde haklı iki yazılı ihtar — TBK m. 352/2. Ev sahibi, bir kira yılı içinde kira borcunun ödenmemesi nedeniyle iki haklı yazılı ihtarda bulunmuşsa tahliye davası açabilir.
  • Kiracının yazılı tahliye taahhüdü (tahliye taahhütnamesi) — TBK m. 352/1. Kira ilişkisi kurulduktan sonra verilen yazılı ve belirli tarihli taahhütle ev sahibi, belirtilen tarihte tahliye sağlayabilir; bu, icra dairesi yoluyla uygulanabilir.
  • On yıllık uzama süresi sonunda fesih — TBK m. 347/1. On yıllık uzama süresinden sonra ev sahibi, izleyen her uzama yılının sonunda en az üç ay önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi sebep göstermeksizin sona erdirebilir.
Süreye dikkat: İki haklı ihtar sebebinde, ihtarlar ödenmeyen ya da geç ödenen kiraya ilişkin olmalı ve bir kira yılı içinde verilmelidir; tahliye davasının ise izleyen kira yılının bitiminden itibaren bir ay içinde açılması gerekir. Bu bir aylık süre kaçırılırsa o yıl bakımından dava hakkı düşebilir.

Tahliye taahhütnamesi: ayrıntılar

Tahliye taahhütnamesi güçlü ama hata yapmaya açık bir araçtır. Geçerli olması için yazılı olması, kiracı tarafından imzalanması ve kira ilişkisi başladıktan sonra verilmesi gerekir (sözleşmeyle aynı anda alınan taahhüt, özgür iradeyle verilmediği gerekçesiyle sıkça tartışma konusu olur). Belirtilen tarih geldiğinde kiracı çıkmazsa, ev sahibi icra takibi başlatabilir; kiracı belgeye itiraz ederse uyuşmazlık mahkemeye taşınabilir. Taahhüde dayanmadan önce belgeyi bir kira avukatına kontrol ettirmekte yarar vardır.

Yargılama, icra ve kendiliğinden hak alma yasağı

Arabuluculuk uyuşmazlığı çözmezse, dava taşınmazın bulunduğu yerdeki yetkili Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür. Aleyhine karar verilen taraf, Bölge Adliye Mahkemesine (İstinaf) ve sınırlı hâllerde Yargıtaya (temyiz) başvurabilir. Gayrimenkul hukuku ekibimiz, kira uyuşmazlıklarında taraflara mahkeme ve icra aşamalarında vekâlet edebilir.

Tahliye kararı kendiliğinden infaz edilmez. Lehine karar verilen taraf, tahliyenin fiilen gerçekleştirilmesi için İİK uyarınca icra dairesine başvurmalıdır. Süre dosyaya göre değişir; kanunun izin verdiği hâllerde, istinaf/temyiz incelemesi sırasında icranın geri bırakılması (tehir-i icra) mümkündür. İİK m. 36, icranın geri bırakılmasını düzenler. Her karardan sonra otomatik olarak işleyen sabit bir süre yoktur; gerçek takvim, icra dosyasına ve verilen tehir-i icra kararına bağlıdır.

Kendiliğinden tahliye yasaktır: Kiracıyı çıkarmak için kilidi değiştiren, eşyalarını taşıyan veya elektrik/su gibi hizmetleri kesen ev sahibi, hukuki sorumlulukla karşılaşır ve eylem 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında suç oluşturabilir. Her zaman arabuluculuk, mahkeme ve icra yolunu izleyin.

Kısa süreli ve eşyalı kiralamalar (turizm amaçlı)

Konutunu kısa süreli olarak (turistik amaçlı) kiraya verenler için 7464 sayılı Kanun 2024'ten beri yürürlüktedir. Konutun yüz günden kısa süreli olarak turizm amaçlı kiraya verilmesi kural olarak Kültür ve Turizm Bakanlığından izin belgesi alınmasını gerektirir; izinsiz kısa süreli kiralama idari para cezalarına yol açabilir. Bir konutu kısa konaklamalar için ilana çıkarmadan önce izin durumunu kontrol edin.

Kira uyuşmazlığında pratik öneriler

  • Yazılı sözleşme ve ödeme belgesi tutun. Kirayı, açıklamasını net yazarak banka havalesiyle ödeyin; böylece neyin ne zaman ödendiğini ispatlayabilirsiniz.
  • Taşınmazın durumunu belgeleyin. Giriş anında çekilen fotoğraflar ve düzenlenecek bir demirbaş listesi, depozito ihtilaflarında sizi korur.
  • Sürelere dikkat edin. Kira artışına itiraz, ödeme/icra emrine itiraz ve kanuni sürelerde dava açma; hepsi süreye bağlıdır. Bir süreyi kaçırmak hak kaybına yol açabilir.
  • Arabuluculuk davetlerini görmezden gelmeyin. Oturuma katılmamak, masrafların üzerinize kalmasına ve sonraki aşamada konumunuzun zayıflamasına yol açabilir.
  • Erken hukuki destek alın. Vekâletname ile bir avukat, arabuluculuk, mahkeme ve icra aşamalarını sizin adınıza yürütebilir.

Bir kira ihtilafıyla karşı karşıyaysanız, arabuluculukta, mahkemede ve icra dairesinde size vekâlet edebiliriz. Durumunuzun değerlendirilmesi için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilir, daha geniş bilgi için gayrimenkul hukuku hizmetlerimizi inceleyebilirsiniz.

Sıkça sorulan sorular

Kira davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. 1 Eylül 2023'ten itibaren tahliye, kira tespiti ve kira alacağı dâhil kira uyuşmazlıklarının büyük kısmında arabuluculuk dava şartıdır. Bu kural, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nu (HUAK) değiştiren 7445 sayılı Kanun ile getirilmiştir. Arabuluculuk son tutanağı eklenmeden açılan dava, mahkemece usulden reddedilir. Tahliyenin dava yerine icra takibi yoluyla yürütüldüğü hâllerde ise takip aşamasında dava şartı arabuluculuk aranmaz.

Kira artışı yılda en fazla ne kadar olabilir?

Yenilenen kiralarda artış, TBK m. 344 uyarınca on iki aylık ortalamalara göre TÜFE değişim oranını geçemez. Konut kiralarında 1 Temmuz 2024 tarihine kadar geçici %25 tavan uygulanmış; 2 Temmuz 2024 ve sonrası için yeniden TÜFE kuralı geçerli olmuştur. %25 sınırı hiçbir zaman işyeri kiralarına uygulanmamıştır. Fazla talep edilen artışa karşı kira tespit davası açılabilir.

Depozito en fazla ne kadar olabilir?

TBK m. 342 uyarınca konut ve çatılı işyeri kirasında depozito üç aylık kira bedelini aşamaz. Para olarak verilmişse, iki tarafın rızası ya da mahkeme/icra kararı olmadan çözülemeyen bloke (vadeli tasarruf) bir banka hesabında tutulması gerekir. Bu nedenle ev sahibi nakit depozitoyu hukuken doğrudan elinde tutamaz.

Kira döviz (USD/EUR) cinsinden ödenebilir mi?

Çoğu hâlde hayır. 32 Sayılı Karar uyarınca Türkiye'de yerleşik kişiler arasındaki birçok sözleşmede bedel ve ödemeler Türk lirası cinsinden yapılır; yerleşikler arasındaki konut kiraları kural olarak TL ile ödenir. Dövizli kiranın mümkün olup olmadığı tarafların yerleşiklik durumuna ve kira türüne bağlıdır; bu nedenle imzadan önce netleştirin.

Tahliye taahhütnamesi geçerli ve uygulanabilir mi?

TBK m. 352/1'deki koşulları taşıyorsa evet. Taahhüdün yazılı olması, kiracı tarafından imzalanması ve kira ilişkisi başladıktan sonra verilmesi gerekir. Belirtilen tarih geçtiğinde ev sahibi taahhüdü icra dairesi yoluyla uygulayabilir. Sözleşmenin imzasıyla aynı anda alınan taahhüt ise daha kolay tartışma konusu yapılır.

Tahliye davası ne kadar sürer?

Sabit bir süre yoktur. İtirazlı bir tahliye davası aylar sürebilir ve istinaf/temyiz edilebilir; yazılı sözleşmeye veya tahliye taahhüdüne dayalı icra yolu daha hızlı olabilir. Karardan sonra tahliye, icra dairesince yapılır ve istinaf/temyiz sırasında icranın geri bırakılması (tehir-i icra) hâlinde gecikebilir. Süre dosyaya göre değişir; kesin bir süre garanti edilemez.

Kira uyuşmazlığı tahkim ile çözülür mü?

Kural olarak hayır. Yaygın kullanıma rağmen konut ve işyeri kira uyuşmazlıkları, özel tahkimle değil, zorunlu arabuluculuk ve ardından Sulh Hukuk Mahkemesi yoluyla çözülür. Kiracı aleyhine konulan tahkim şartları, HMK m. 408 ve TBK'nın kiracıyı koruyan emredici hükümleri nedeniyle çoğunlukla geçersizdir.

Kira davalarında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?

HMK m. 4 uyarınca kira ilişkisinden doğan davalarda görevli mahkeme, miktar veya değere bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetki bakımından kural olarak taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Dava açılmadan önce ise dava şartı arabuluculuk aşamasının tamamlanmış olması gerekir.

Ev sahibi kilidi değiştirip eşyaları çıkarabilir mi?

Hayır. Kiracıyı çıkarmak için kilidi değiştirmek, eşyaları taşımak veya elektrik/su kesmek hukuka aykırıdır; ev sahibinin hukuki sorumluluğunu doğurur ve TCK kapsamında suç oluşturabilir. Tahliye yalnızca arabuluculuk, mahkeme ve icra dairesi yoluyla yapılır.

Bu konuda avukata mı ihtiyacınız var?Sürecin tamamını, açık ve sabit bir ücretle baştan sona yürütüyoruz.
Bir avukatla görüşün

İlgili yazılar

Konutun Geç Teslimi Halinde Kira Kaybı ve Tazminat Nasıl İstenir?10 Yıllık Kiracı Nasıl Tahliye Edilir? 10 Yıllık Uzama Süresi KuralıKira Ödemeyen Kiracı Nasıl Tahliye Edilir? İhtar, İcra ve Tahliye Davası
Başlayalım

Dilinizi konuşan bir Türk avukatla görüşün.

Ticari, kurumsal veya kişisel meselenizi bize iletin; gerçek bir Türk avukattan net, sabit ücretli bir yanıt alın — genellikle bir iş günü içinde.

★★★★★ 4.9 60 Google yorumu · Mondaq, Clutch ve Trustpilot'ta yer aldık
WhatsApp'tan yazın
Gerçek bir avukat yanıtlar — genelde gün içinde
WhatsAppE-postaRandevu alın