Deniz Ticareti Hukuku: Gemi Haczi, Yük Alacakları ve Sorumluluk
Deniz ticareti hukuku, Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Beşinci Kitabı "Deniz Ticareti" (m. 931-1400) ile düzenlenir; bu hükümler, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle (1999 Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Sözleşme, LLMC, çatma ve kurtarma kuralları) birlikte uygulanır. Bu rehber; donatan, taşıyan, çarterer, yük ilgilisi ve alacaklı konumundaki Türk birey ve şirketlere gemi sicili ve TUGS vergi avantajını, çarter sözleşmelerini, ihtiyati gemi haczini, yük (navlun) alacaklarını, çatma sorumluluğunu ve davanızın kaderini belirleyen kısa zamanaşımı sürelerini açıklar.
Deniz ticareti hukuku nedir ve hangi uyuşmazlıkları kapsar?
Deniz ticareti hukuku, gemilerin işletilmesinden, deniz yoluyla yük ve yolcu taşınmasından, çarter sözleşmelerinden, çatma, kurtarma ve müşterek avaryadan, gemi alacaklarından ve donatanın sorumluluğunu sınırlamasından doğan uyuşmazlıkları düzenleyen hukuk dalıdır. Türkiye'de temel kaynak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) Beşinci Kitabı'dır (m. 931-1400).
Türkiye, Avrupa ile Asya'yı birleştiren ve dünyanın en yoğun iki su yolunu (İstanbul ve Çanakkale Boğazları) kontrol eden bir konuma sahiptir. Bu nedenle bir geminiz, bir yükünüz ya da tahsil edemediğiniz bir navlun alacağınız varsa; bu varlığın veya hakkın hukuken nasıl korunacağını bilmek çoğu zaman ticari kararın kendisinden daha kritiktir.
Uygulamada en sık karşılaşılan tablo şudur: dünyanın öbür ucunda doğmuş bir alacak için bir İstanbul limanında gemi haczedilir; bir yük (hasar) alacağı bir yıllık zamanaşımı kaçırıldığı için kaybedilir; bir sigorta tazminatı ihbar süresi geçtiği için reddedilir. Doğru hukuki destek, hem TTK'yı hem de uluslararası sözleşmeleri birlikte gözeterek varlığı ve alacağı korur.
Bir işlem ya da uyuşmazlık değerlendiriyorsanız, ekibimiz konumunuzu sizinle birlikte gözden geçirebilir. Gizli bir ön görüşme ile başlayabilir veya ticaret hukuku hizmetlerimizi inceleyebilirsiniz.
Hangi kanun ve sözleşmeler uygulanır?
Türk deniz hukuku, Türkiye'nin onayladığı uluslararası sözleşmelerin üzerine oturan bir iç hukuk katmanından oluşur. Başlıca kaynaklar şunlardır:
- Türk Ticaret Kanunu (TTK, 6102 sayılı Kanun): Beşinci Kitap "Deniz Ticareti" (m. 931-1400), deniz ticaretine özgü temel düzenlemedir. Geminin eşya hukuku bakımından durumunu, mülkiyetini ve gemi sicilini, gemi alacaklarını (rehin/imtiyaz), deniz yoluyla eşya ve yolcu taşımasını, çarter sözleşmelerini, çatmayı, kurtarmayı, müşterek avaryayı ve sorumluluğun sınırlandırılmasını düzenler.
- Türk Borçlar Kanunu (TBK, 6098 sayılı Kanun): Gemi inşa, satış ve hizmet sözleşmelerinde TTK'nın sustuğu yerlerde genel sözleşme ve haksız fiil ilkelerini sağlar.
- Uluslararası sözleşmeler: Türkiye; SOLAS (denizde can güvenliği), MARPOL (kirliliğin önlenmesi), çatma kuralları, sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin LLMC 1976 (1996 Protokolü ile değişik), 1989 Kurtarma Sözleşmesi, kirlilik sorumluluğuna ilişkin CLC ve Bunker sözleşmeleri ile 1999 Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Sözleşme'ye taraftır. Bunların çoğu doğrudan TTK Beşinci Kitap'a yansıtılmıştır.
- Milletlerarası özel hukuk: Bir sözleşme ya da olayda yabancılık unsuru varsa, hangi hukukun uygulanacağını ve yabancı bir mahkeme kararı ya da hakem kararının Türkiye'de tanınıp tenfiz edilebileceğini 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) belirler.
Madde ve sözleşme atıfları genel niteliktedir. Somut olayda fiilen uygulanacak hükümler; bayrağa, sefer hattına ve olayın koşullarına göre değişir ve bir deniz hukuku avukatınca teyit edilmelidir.
Gemi sicili: Milli Gemi Sicili mi, TUGS mu?
Mülkiyet, gemi ipoteği ve gemi alacakları (imtiyazlar) doğru tescile bağlıdır. Bir donatanın iki temel seçeneği vardır ve bu seçimin vergi ve gemi adamı (mürettebat) bakımından somut sonuçları olur.
Milli Gemi Sicili, TTK uyarınca tutulan standart sicildir. Türk Uluslararası Gemi Sicili (TUGS) ise, kolay bayrak tercih edecek donatanları çekmek amacıyla 1999 yılında 4490 sayılı Kanun ile kurulmuştur. Öne çıkan üstünlüğü vergiseldir: bu Kanun uyarınca TUGS'a kayıtlı bir geminin işletilmesinden ve satışından elde edilen kazanç gelir ve kurumlar vergisinden, bu gemilerde çalışan gemi adamlarının ücretleri ise gelir vergisinden istisna tutulabilir.
| Özellik | Milli Gemi Sicili | Türk Uluslararası Gemi Sicili (TUGS) |
|---|---|---|
| Dayanak | TTK No. 6102 | 4490 sayılı Kanun (1999) |
| İşletme/satış kazancı vergisi | Olağan gelir/kurumlar vergisi | İşletme ve satış kazancında gelir/kurumlar vergisi istisnası |
| Gemi adamı ücretleri | Olağan vergilendirme | Kaptan, zabit ve tayfa için gelir vergisi istisnası |
| Mürettebat/bayrak kuralları | Daha katı uyrukluk kuralları | Daha esnek mürettebat rejimi |
| Tipik kullanıcı | Yurt içi kıyı ve kabotaj ticareti | Uluslararası ticaret yapan filolar |
Hangi sicili seçerseniz seçin, gemi ipoteği ve alacaklar aynı mantıkla işler. Tescilli gemi ipoteği alacaklıya teminat sağlar; ancak bazı gemi alacakları (gemi adamı ücretleri, kurtarma ücreti, bazı zarar alacakları) ipotekten önce gelebilir ve geminin el değiştirmesine rağmen üzerinde kalabilir.
Gemiyi sahiplenmek veya işletmek için Türkiye'de şirket kurulması ve geminin Türk veya holding yapısı üzerinden sahiplenilmesinin yapılandırılması konularında, TUGS uygunluğu ve nihai malik bildirimi dâhil danışmanlık veriyoruz.
Gemi inşa, alım ve satım sözleşmeleri nasıl kurulur?
Gemi inşa sözleşmeleri
Gemi inşası belge yoğun bir süreçtir ve aksadığında geri sarması yavaş ve maliyetlidir. Hukuki çalışma üç şey etrafında döner: teknik standartları ve klas kurallarını karşılayan, icra edilebilir bir inşa sözleşmesi; inşanın finansmanı, teminatı (gemi ipoteği dâhil) ve sigortası; teslim, spesifikasyon veya garanti uyuşmazlıkları için uyuşmazlık çözüm mekanizmaları. Bir tersanenin inşa ettiği geminin tesliminde gecikme yaşandığında, iyi kaleme alınmış cezai şart ve seçilen tahkim yeri zararı kimin taşıyacağını belirler. Ekibimiz çarter ve gemi inşa sözleşmelerinin hazırlanması ve incelenmesi işlerini yürütür.
Alım ve satım
Bir geminin alım veya satımı belirli bir sırayı izler:
- Durum tespiti (due diligence): Mülkiyetin, klas durumunun, takyidatların ve fiziksel durumun doğrulanması.
- Sözleşmenin kurulması: Çoğu zaman standart bir form (ör. Norwegian Saleform) üzerinden; teslim, hasarın geçişi ve mevzuata uygunluğu kapsayan bir anlaşma.
- Finansman ve tescil: Ödemenin yapılandırılması, mülkiyet değişikliğinin sicile tescili ve sınır ötesi gerekliliklerin yönetilmesi.
- Uyuşmazlık yönetimi: Geç teslim, ödememe veya garanti ihlali hâlinde sorunların çözülmesi.
Çarter sözleşmeleri: zaman, sefer ve çıplak gemi (bareboat)
Ticari deniz uyuşmazlıklarının çoğu çarter sözleşmelerinden doğar; bu nedenle ayrı bir başlığı hak ederler. Türk hukuku üç standart türü tanır ve her bir maddenin lafzı, bir sefer geciktiğinde ya da yük hasar gördüğünde kimin ödeyeceğini belirler.
- Zaman çarteri (time charter): Donatan, gemiyi ve mürettebatı bir süre için kiraya verir. Off-hire (kira durması) maddeleri, örneğin arıza hâlinde kiranın ne zaman duracağını belirler.
- Sefer çarteri (voyage charter): Gemi belirli bir sefer için kiralanır. Starya (laytime) ve sürastarya (demurrage) maddeleri, çartererin gecikme bedeli ödemeden önce yükleme ve boşaltma için sahip olduğu süreyi düzenler.
- Çıplak gemi (bareboat / demise) çarteri: Çarterer gemiyi mürettebatsız teslim alır ve süre boyunca fiilen donatan gibi işletir; bu durum sorumluluk ve bazı sicil işlemleri bakımından önem taşır.
Türkiye'deki çarter uyuşmazlıklarının çoğu sürastarya, off-hire ve konişmentoda tanımlanan yük etrafında döner. Birçok standart form İngiliz hukukunu ve Londra tahkimini seçer; bu hâlde dahi ortaya çıkan hakem kararı, rehberin ilerleyen bölümünde anlatılan yolla Türkiye'de tenfiz edilir. Müvekkillere çarter sözleşmelerinin hazırlanması ve müzakeresinde ve sonrasında doğan uyuşmazlıklarda destek oluyoruz.
Yük (navlun) alacakları ve konişmento: dikkat edilecekler
Deniz yoluyla eşya taşıması, sınır ötesi deniz davalarının en sık kaynağıdır. Türkiye sözleşme düzeyinde Lahey Kuralları'nı uygular; TTK'nın taşımaya ilişkin bölümü ise (genel olarak m. 1138-1245) iç hukukta Lahey-Visby tarzı bir rejimi yeniden üretir: taşıyanın sorumluluktan kurtulduğu hâllerin sayımı, koli/birim ya da ağırlık başına sorumluluk sınırı ve alacaklar için kısa bir hak düşürücü süre.
Yük alacağını koruyan pratik noktalar:
- Teslimde görünür hasarı tutanağa geçirin ve gecikmeksizin yazılı ihbarda bulunun; sessizlik ispat yükünü aleyhinize çevirebilir.
- Konişmentoyu, kaptan makbuzlarını (mate's receipt), ekspertiz raporlarını ve ticari faturayı tek bir dosyada saklayın.
- Doğru davalıyı erken belirleyin. Konişmentodaki akdi taşıyan her zaman sicildeki donatan değildir; yanlış tarafa dava açmak süreyi kaçırmanıza yol açabilir.
Tahsil edilemeyen navlun ve yük alacaklarında alacak tahsili ve icra takibi sürecini yürütüyoruz.
İhtiyati gemi haczi: gemi nasıl haczedilir, nasıl serbest bırakılır?
Ödenmemiş bir deniz alacağı için teminat almanın en hızlı yolu çoğu zaman bir gemiyi Türk limanında ihtiyaten haczettirmektir; çünkü alacak teminat altına alınmadan gemi limandan ayrılamaz. Bu, deniz hukuku uygulamasının en güçlü ve aynı zamanda en zamana duyarlı araçlarından biridir.
Türkiye, 1999 Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Uluslararası Sözleşme'ye katılmıştır; bu sözleşme Türkiye bakımından 11 Aralık 2019'da yürürlüğe girmiştir. İç hukukta haciz rejimi TTK Beşinci Kitap'ta yer alır. TTK m. 1352, haczi haklı kılan "deniz alacakları"nı sayar; bunlar arasında geminin işletilmesinden doğan zarar, kurtarma, çatma zararı, ödenmemiş çarter kirası veya navlun, gemi adamı ücretleri, gemi ipoteği ve kirlilik zararı yer alır. TTK m. 1353 uyarınca bir gemi, ancak böyle bir deniz alacağını teminat altına almak için ihtiyati haciz yoluyla haczedilebilir.
İhtiyati haciz nasıl işler?
- Deniz alacağını yaklaşık ispat edin: Görevli ve yetkili (genellikle Asliye Ticaret) mahkemesine, m. 1352'de sayılan bir alacağa ilişkin yaklaşık ispat (delil) ile başvurursunuz. Kesin ve nihai ispat aranmaz.
- Karşı teminat gösterin: Mahkeme, kural olarak haksız hacizden doğabilecek zararları karşılamak üzere haczi isteyen taraftan teminat ister. TTK bu teminat için bir tutar öngörür; güncel miktarı ve şeklini başvurudan önce avukatınızla teyit edin.
- Hızla infaz edin: Karar verildiğinde, geminin sefere çıkamaması için liman başkanlığı eliyle infaz edilir.
Haczi kaldırmak (geminin serbest bırakılması)
Hacizle karşılaşan donatan, geminin serbest bırakılması karşılığında genellikle teminat göstererek (çoğunlukla bir P&I kulübü teminat mektubu veya banka teminat mektubu) haczi kaldırır. Donatan ayrıca, alacak nitelik şartını taşımıyorsa, deliller yetersizse ya da usule uyulmamışsa haczin kendisine de itiraz edebilir.
Deniz alacaklarının tahsilinde ve gemi haczinde icra ve haciz işlemlerini; donatan ve kulüpler için haksız veya aşırı hacizlerin kaldırılmasında ise ticari uyuşmazlık sürecini yürütüyoruz.
Çatma, sorumluluğun sınırlandırılması ve kurtarma
Çatma (çarpışma), karaya oturma ve kirlilik olayları deniz hukukunun en zorlu sorularını doğurur. TTK'nın deniz kitabı, uluslararası çatma ve kurtarma kurallarıyla birlikte; kusurun, kurtarma ücretinin ve sorumluluğun sınırlandırılmasının nasıl değerlendirileceğini düzenler.
- Sorumluluğun belirlenmesi: Çatma kuralları çerçevesinde kusurun tespiti ve paylaştırılması; kimin, hangi tavana kadar sorumluluğunu sınırlandırabileceğinin saptanması.
- Sorumluluğun sınırlandırılması: Donatan, çarterer, gemi işleteni ve kurtaran; kural olarak sorumluluklarını, 1996 Protokolü ile değişik LLMC 1976 uyarınca tonaja dayalı bir tavanla sınırlandırabilir. Bu rejim TTK Beşinci Kitap'a aktarılmıştır (sınırlandırmaya ilişkin hükümler yaklaşık m. 1328 ve devamı). 1996 Protokolü, SDR (Özel Çekme Hakkı) cinsinden, 1976 rakamlarından daha yüksek sınırlar getirmiştir ve bu sınırlar sonradan da revize edilmiştir; her rakam, yürürlükteki güncel sürüme göre teyit edilmelidir.
- İdari soruşturmalar: Özellikle yoğun İstanbul Boğazı'ndaki olaylardan sonra Sahil Güvenlik ve liman başkanlığı incelemelerinin yönetilmesi.
- Kurtarma: 1989 Kurtarma Sözleşmesi çerçevesinde kurtarma ve enkaz kaldırma müzakereleri ve ücret üzerindeki uyuşmazlıkların çözümü.
Örneğin bir Boğaz çatmasından sonra avukat; delilleri toplar ve analiz eder, çatma kuralları uyarınca sorumluluğu belirler, uygunsa bir sınırlandırma fonu kurar ve alacakları çözmek için P&I kulüpleri ve idarelerle koordinasyonu sağlar.
Deniz sigortası ve zorunlu kirlilik teminatı
Deniz sigortası, denizdeki risk yönetiminin omurgasıdır. Türkiye'de TTK'nın (6102 sayılı Kanun) sigorta hükümleri ile sigorta sektörü mevzuatı (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu) birlikte uygulanır. Başlıca teminatlar; tekne ve makine (hull & machinery), koruma ve tazmin (P&I), yük ve kirlilik sorumluluğudur.
- Poliçe yorumu: Teminatın, şartların (warranty) ve istisnaların olaydan sonra değil, olaydan önce doğru okunması.
- Hasar yönetimi: Sigortacıya tam belge ile derhal ihbar, uzlaşma müzakeresi ve tahkim ya da mahkeme yoluyla uyuşmazlıkların takibi veya savunulması.
- Zorunlu kirlilik teminatı: Petrol kirliliği ve bunker (yakıt) dökülmeleri için CLC ve Bunker sözleşmeleri, donatanın sigorta yaptırmasını ve bu teminatı kanıtlayan bir sertifika (mavi kart / devlet sertifikası) bulundurmasını zorunlu kılar. Liman devleti denetimi ve Sahil Güvenlik bunları kontrol eder.
Sigortacı eksik ödeme yapar ya da reddederse; tahsil yolu tahkim, mahkeme veya üçüncü kişiye karşı halefiyet (rücu) davası olabilir. Bu da, zarara yol açan gemiye karşı sigorta uyuşmazlığı ve icra/haciz işlemlerini gerekli kılabilir.
Deniz uyuşmazlıkları hangi mahkemede görülür, yabancı kararlar nasıl tenfiz edilir?
Türkiye'de deniz uyuşmazlıkları, deniz işlerinin uzman forumu olarak hareket eden Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülür. Ülkenin ticaret ve denizcilik merkezi olarak İstanbul, önemli deniz davalarının ve gemi haczi taleplerinin büyük kısmına ev sahipliği yapar. Liman başkanlığı ve Sahil Güvenlik bir olayın idari ve güvenlik boyutunu ele alır; ancak hukuki (özel hukuk) sorumluluğa onlar değil mahkemeler karar verir.
Birçok uluslararası deniz sözleşmesi yabancı hukuku ve tahkimi (tipik olarak İngiliz hukuku ve Londra tahkimini) seçer. Bu seçim Türkiye'de geçerli sayılır ve ortaya çıkan karar burada şu yollarla tenfiz edilir:
- Hakem kararları, Türkiye'nin taraf olduğu 1958 New York Sözleşmesi uyarınca, MÖHUK (5718 sayılı Kanun) ile birlikte tanınır ve tenfiz edilir. Türkiye, sözleşmenin karşılıklılık (mütekabiliyet) çekincesini uyguladığından, taraf olmayan devletlerden gelen kararlar ek bir engelle karşılaşabilir; bu hususu sözleşme aşamasında avukatınızla kontrol edin.
- Yabancı mahkeme kararları, MÖHUK kapsamındaki tanıma ve tenfiz prosedürü ile icra edilebilir hâle getirilir.
Yabancı kararların icra edilebilir kılınmasında tanıma ve tenfiz davalarını yürütüyoruz. Üzerinde anlaşılabildiğinde tahkim ya da arabuluculuk, bir deniz uyuşmazlığını çoğu zaman mahkeme yargılamasından daha hızlı çözer.
Yat sahipleri ve kabotaj: dikkat edilecek kurallar
Türk sularında yat gezisi yapan veya yatını kiraya veren sahipler, çoğu zaman gözden kaçan ayrı bir kurallar bütünüyle karşılaşır. Tekrar eden konular şunlardır: kabotaj (Türk limanları arasında ticari taşıma kural olarak Türk bayraklı gemilere özgülenmiştir), yabancı bayraklı yatlar için gereken transit log (seyir defteri/giriş belgesi), yatı kışlamaya (lay-up) bırakırken gümrük formaliteleri ve ithal ile çarterin vergisel boyutu (KDV ve özel tüketim vergisi/ÖTV riski dâhil).
Bir yat, şartları taşıdığında TUGS'a da tescil edilebilir; bu da yukarıda anlatılan vergi avantajlarını getirir. Yat sahiplerine; tescil, bayrak kararı, gümrük uyumu ve çarter yapılandırması konularında, teknenin beklenmedik bir vergi ya da gümrük faturasıyla karşılaşmadan kullanılabilmesi ve gerektiğinde kiraya verilebilmesi için danışmanlık veriyoruz.
Denizcilik firmaları için pratik kontrol listesi
En sık yapılan ve en maliyetli hataları önleyen kısa bir liste:
- Sicili bilinçli seçin. Tescilden önce vergi, mürettebat ve bayrak bakımından Milli Gemi Sicili ile TUGS'u (4490 sayılı Kanun) karşılaştırın.
- Her alım veya finansmandan önce geminin hukuki durumunu, klasını ve takyidatlarını sicilden teyit edin.
- Her gemi inşa, satış, çarter ve yönetim sözleşmesini imzadan önce avukata inceletin; uygulanacak hukuk ve yetkili forum maddeleri dâhil.
- Süreleri takvime alın. Yük alacakları bir yıllık zamanaşımına (TTK m. 1188), çatma alacakları kısa zamanaşımı sürelerine tabidir; bunları kaçırmak alacağı sona erdirir.
- Her olaydan sonra sigortacıya tam belge ile derhal ihbarda bulunun; zorunlu kirlilik teminatının ve sertifikalarının yerinde olduğunu kontrol edin.
- Alacaklıysanız ihtiyati gemi haczinde hızlı davranın; geminiz haczedildiyse serbest bırakmak için teminatı hemen hazırlayın.
Somut bir konuyu görüşmek için gizli bir ön görüşme ile bize ulaşabilir veya deniz alacaklarının tahsili ve icra çalışmalarımızı inceleyebilirsiniz.
Sıkça sorulan sorular
Türkiye'de deniz ticareti uyuşmazlıklarına hangi kanun uygulanır?
Temel kaynak, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK, 6102 sayılı Kanun) Beşinci Kitabı "Deniz Ticareti"dir (m. 931-1400). Bunu, genel sözleşme ve haksız fiil soruları için Türk Borçlar Kanunu (TBK, 6098 sayılı Kanun); Türkiye'nin onayladığı uluslararası sözleşmeler (SOLAS, MARPOL, çatma kuralları, LLMC, 1989 Kurtarma Sözleşmesi, 1999 Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Sözleşme); ve sınır ötesi konular için Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK, 5718 sayılı Kanun) tamamlar.
Türkiye'de bir gemi nasıl haczedilir (ihtiyati gemi haczi)?
Görevli ve yetkili (genellikle Asliye Ticaret) mahkemesine, TTK m. 1352 ve 1353 uyarınca ihtiyati haciz için başvurursunuz; ödenmemiş kira/navlun, çatma zararı, kurtarma veya gemi adamı ücreti gibi sayılan bir deniz alacağını yaklaşık ispat etmeniz yeterlidir, kesin ispat aranmaz. Mahkeme kural olarak haczi isteyen taraftan karşı teminat ister. Karar verildiğinde, geminin sefere çıkamaması için liman başkanlığı eliyle infaz edilir. Türkiye, 11 Aralık 2019'dan beri yürürlükte olan 1999 Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Sözleşme ile bağlıdır. İşlemler çok hızlı ilerlediğinden delil ve teminatı gemi gelmeden hazır edin.
Deniz alacaklarında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Alacağın türüne göre değişir ve süreler kısadır. TTK'nın taşımaya ilişkin bölümü uyarınca yük (taşıma) alacakları bir yıllık zamanaşımına tabidir (m. 1188); süre, malların tesliminden veya teslim edilmesi gereken tarihten itibaren işler. Çatma ve birçok deniz alacağı da kısa zamanaşımı sürelerine, çoğunlukla bir ila iki yıla tabidir. Bu süreler hakkın kendisini sona erdirebileceğinden, uygulanacak süreyi belirleyip dolmasından çok önce harekete geçmelisiniz.
Geminin Türk bayrağına tescili vergi avantajı sağlar mı?
Evet, uygunluk şartlarına bağlı olarak. Bir gemi Milli Gemi Sicili'ne ya da 4490 sayılı Kanun ile kurulan Türk Uluslararası Gemi Sicili'ne (TUGS) tescil edilebilir. Uluslararası ticaret yapan filolar için genellikle TUGS daha avantajlıdır: TUGS'a kayıtlı bir geminin işletilmesinden ve satışından elde edilen kazanç gelir ve kurumlar vergisinden, bu gemilerdeki gemi adamı ücretleri ise gelir vergisinden istisna tutulabilir. Gemi çoğu zaman bir Türk veya holding şirketi üzerinden tutulur; yapıyı somut faaliyetinize göre bir avukata teyit ettirmek gerekir.
Çatmadan (çarpışma) sonra sorumluluk nasıl belirlenir?
Kusur, TTK'nın çatma hükümleri ve uygulanabilir uluslararası çatma kuralları çerçevesinde tespit edilip paylaştırılır. Donatan, çarterer, gemi işleteni ve kurtaran kural olarak sorumluluklarını, 1996 Protokolü ile değişik LLMC 1976 uyarınca tonaja dayalı bir tavanla sınırlandırabilir; bu rejim TTK Beşinci Kitap'a aktarılmıştır. Sahil Güvenlik ve liman başkanlığı, özellikle İstanbul Boğazı'ndaki olaylarda güvenlik boyutunu inceleyebilir; ancak özel hukuk sorumluluğuna Asliye Ticaret Mahkemeleri karar verir.
Uluslararası deniz tahkimi kararları Türkiye'de tenfiz edilebilir mi?
Kural olarak evet. Yabancı hakem kararları, Türkiye'nin taraf olduğu 1958 New York Sözleşmesi uyarınca MÖHUK (5718 sayılı Kanun) ile birlikte tanınır ve tenfiz edilir. Türkiye, sözleşmenin karşılıklılık (mütekabiliyet) çekincesini uyguladığından, taraf olmayan devletlerden gelen kararlar ek bir engelle karşılaşabilir. Yabancı mahkeme kararları ise MÖHUK kapsamındaki tanıma ve tenfiz prosedürü ile icra edilebilir hâle getirilir. Her olayda tenfiz, somut koşullara bağlıdır ve avukatça teyit edilmelidir.
Çarter sözleşmesinde sürastarya (demurrage) ve off-hire nedir?
Sürastarya, sefer çarterinde çartererin yükleme/boşaltma için tanınan starya (laytime) süresini aşması hâlinde donatana ödenen gecikme bedelidir. Off-hire ise zaman çarterinde, örneğin arıza gibi nedenlerle geminin tahsis amacına uygun kullanılamadığı dönemde kira yükümlülüğünün durmasını ifade eder. Türkiye'deki çarter uyuşmazlıklarının büyük kısmı bu iki kavram ile konişmentoda tanımlanan yük etrafında döner; bu nedenle ilgili maddelerin lafzı kritik önemdedir.
Gemi alacağı (imtiyaz) ile gemi ipoteği arasındaki fark nedir?
Gemi ipoteği, sicile tescil edilen ve alacaklıya teminat sağlayan iradi bir rehindir. Gemi alacakları (kanuni rehin/imtiyazlar) ise gemi adamı ücretleri, kurtarma ücreti ve bazı zarar alacakları gibi, kanunun belirli alacaklara tanıdığı önceliklerdir. Önemli farkı şudur: bazı gemi alacakları sıra bakımından ipotekten önce gelebilir ve gemi el değiştirse dahi üzerinde kalabilir. Bu nedenle her alım veya finansmandan önce sicil ve takyidat incelemesi yapılmalıdır.
Yabancı bayraklı bir yatı Türk sularında kiraya verebilir miyim?
Kural olarak kabotaj kısıtı nedeniyle Türk limanları arasında ticari taşıma Türk bayraklı gemilere özgülenmiştir; yabancı bayraklı yatların ticari çarteri sıkı koşullara tabidir ve transit log, gümrük ile KDV/ÖTV boyutuyla yakından ilgilidir. Bir yat, şartları taşıdığında TUGS'a tescil edilerek hem bayrak hem de vergi konumu netleştirilebilir. Beklenmedik bir vergi veya gümrük yükümlülüğüyle karşılaşmamak için tescil, bayrak ve çarter yapısının önceden planlanması önerilir.